Karadeniz petrollerinden iki haber

Karadeniz petrollerinden iki haber.10106
  • Giriş : 28.12.2008 / 12:25:00

TPAO, Karadeniz petrolünü yakın takibe alan ABD'li Chevron şirketi ile Ocak ayı içerisinde masaya oturacak. Öte yandan Kastamonu Daday'da da petrol yatakları olduğunu iddia edildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Karadeniz'in derin deniz alanlarında petrol ve doğal gaz aramalarında bulunmak için ABD'li Exxon Mobil şirketi ile anlaşma imzalayan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Karadeniz'e ilgisi olan yine ABD'li Chevron şirketi ile Ocak ayı içerisinde görüşecek.

A.A muhabirinin edindiği bilgiye göre, Karadeniz'de petrol arama çalışmaları için bir çok şirketten teklif alan TPAO, Karadeniz'de petrol aramak için yeşil ışık yakan Chevron şirketi ile yaptığı yazışmaların ardından masaya oturacak.

Aralık ayının bayram tatiline ve ABD'de de Christmas tatiline denk gelmesi nedeniyle görüşme tarihini Ocak ayı olarak belirleyen TPAO, gelinen noktada ABD'li şirket ile anlaşmanın yollarını arayacak.

Chevron ile anlaşmaya sıcak bakan TPAO, görüşmelerin olumlu geçmesi ve anlaşmaya varılması durumunda, Karadeniz'de petrol arama çalışmalarındaki yabancı ortaklarına yeni bir ABD firmasını ekleyecek.

TPAO, kara sahalarına kıyasla denizde petrol arama faaliyetlerinin maliyetli olması nedeniyle, bu konuda hem risk paylaşımını hem teknoloji transferini sağlamak hem de maliyetleri düşürmek için ortaklı aramalara ağırlık veriyor.

Karadeniz'de petrol arama çalışmaları kapsamında daha önce Brezilyalı Petrobras şirketi ile çalışmalar yapan TPAO, en son Kasım ayında ABD'li Exxon Mobil ile petrol arama konusunda ''Ortak İşletme Anlaşması'' imzalamıştı.

Exxon Mobil gibi dünyada kendini kanıtlamış ve sektörün dev şirketlerinden biriyle yaptığı anlaşma TPAO'nun bir anlamda elini güçlendirirken, diğer önemli şirketler için de hem Karadeniz'de önemli bir petrol potansiyeli olduğunun göstergesi, hem de güven anlamında bir tercih sebebi oluşturuyor.

-IRAK İÇİN JAPON FİRMALARLA GÖRÜŞMELER DEVAM EDİYOR-

Öte yandan TPAO'nun Irak'ta yapılacak petrol ve doğal gaz arama ihalelerine dönük Japon şirketlerle konsorsiyuma dönük görüşmeleri devam ediyor.

TPAO Genel Müdür Yardımcısı Yurdal Öztaş, TPAO'nun ülke içi yanı sıra yurt dışı arama çalışmalarına da ağırlık verdiğini belirtirken, bu kapsamda Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Libya gibi komşu ülkelerde de arama çalışmalarına hız verdiğini söyledi.

Irak'ın da TPAO'nun petrol arama faaliyetlerinde öncelikleri arasında olduğunu bildiren Öztaş, Irak'ta petrol aramanın bazı şartları bulunduğunu, TPAO'nun da yeterlilik almış 35 şirketten biri olduğunu ifade etti.

Bu kapsamda Irak'taki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ve kurulacak büyük konsorsiyumlar içerisinde yer almak istediklerini anlatan Öztaş, bu amaçla Japon şirketlerle görüşmek üzere Japonya'ya gittiklerini kaydetti.

Japon şirketleri Japex, İnpex ve Mitsubishi ile görüşmelerde bulunduklarını ifade eden Öztaş, bu firmaların temsilcilerinin de Türkiye'ye geldiğini ve TPAO'nun özellikle Güneydoğudaki faaliyetlerinden çok etkilendiğini söyledi.

Irak'ta Japonlarla çalışmaktan memnuniyet duyacaklarını belirten Öztaş, ''tabii bu yeni katılımcılara kapalıyız demek değil, nasıl Libya'da Hintlilerle işbirliği yapıyorsak, Irak'ta petrol ararken bir Hintli şirketle de çalışmaktan da mutluluk duyarız'' dedi.

-PETROL FİYATLARINDAKİ ŞOK DÜŞÜŞLER-

Küresel krizle birlikte düşen petrol fiyatlarını da değerlendiren Yurdal Öztaş, petrolü destekleyen yan enerji kaynakları bulunduğunu, petrol fiyatlarının 60 doların altına inmesi durumunda bu kaynakların ekonomikliğini kaybettiğini söyledi.

Ancak petrolün kendi başına ekonomikliğini kaybetmeyeceğine işaret eden Öztaş, ''petrol fiyatları 30 doların çok altına inmediği zaman aramacılık cazibesini kaybetmez ama çok dramatik bir şekilde aşağı inerse aramacılık, hem risk açısından hem de yatırım bakımından cazibesini kaybeder'' diye konuştu.

Petrolde tüketicilerin 140 dolarlık fiyatlara da alıştığına işaret eden Öztaş, petrol fiyatlarındaki şok düşüş ile dolardaki değer kaybının petrol aramacılık sektörünü olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Öztaş şöyle devam etti:

''Ani şekilde böyle bir şok olmaması için petrol fiyatlarının, aramacılığı da sürdürülebilir şekilde devam etmesini sağlayacak seviyede tutulmasında, hem aramayı desteklemek, hem yatırımları finanse etmek, hem de aracı ve tüketicileri mutlu etme noktasında faydası var.''

Öztaş, bu arada karadaki üretim sahalarında kuyu açma maliyetinin ortalama 7-10 milyon dolara, denizlerde ise 60-150 milyon dolara mal olduğunu söyledi.

DADAY'DA PETROL REZERVİ OLDUĞU İDDİASI

Kastamonu'nun Daday ilçesinde petrol yatakları olduğunu iddia eden vatandaşlar, 1958 yılında açılan petrol kuyularında modern teknolojiyle tekrar araştırma yapılmasını istedi.

Bir süre önce Manisa'nın Alaşehir ilçesine 3 kilometre uzaklıktaki ''Sarıkız-2'' kuyusunda 31-37 gravite arasında yaklaşık 10 milyon varil, Diyarbakır'ın Bismil ilçesinin Tepe beldesinde Arpatepe-2 kuyusunda 2 bin 450 metrede 41.9 gravite petrol bulunması, ilçelerinde 1958 yılında petrol araştırması yapılan Dadaylıları tekrar umutlandırdı.

Daday İl Genel Meclisi Üyesi Hikmet Helvacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Alipaşa köyünde 1958 yılında açılan petrol kuyularında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının (TPAO) tekrar araştırma yapması için geçen yıl il genel meclisine önerge verdiğini belirterek, önergenin ardından bölgeye gelen TPAO yetkililerinin yüzeysel inceleme yaptığını öne sürdü.

Girişimlerinin bundan sonra da devam edeceğini kaydeden Helvacı, ''Gelecek yılın başında il genel meclisine önerge, Kastamonu Valiliğine dilekçe vererek petrol araştırmalarının Daday'da tekrar yapılmasını isteyeceğim. 1958 yılında yapılan araştırmalar o zamanın teknolojisiyle yapıldığı için sonuç alınamaması normal olabilir. Bu topraklarda petrol olduğuna inanıyoruz. Günümüzün petrol arama yöntem ve teknolojisiyle araştırma yapılırsa petrol bulunabilir'' dedi.

Alipaşa köylülerinden Nurettin Satıoğlu da köylerinde petrol araştırması yapanların kendilerine ''Petrol denizi üzerinde yaşıyorsunuz'' dediğini belirterek, ''Araştırmayı yapanlar daha sonra açtıkları kuyulara beton döktü. Söylenenler bizim için umut olmuştu. Kapatılan kuyuların açılmasını istiyoruz'' diye konuştu.

Kozmik bilim, bio enerji, sağlıklı yaşam konularında uluslararası çalışmaları bulunan Prof. Dr. Ahmet Maranki ise 3-4 yıl önce Karadeniz Bölgesi'nde zengin petrol yatakları olduğunu söylediğini anımsatarak, o zaman yetkililerce yalanlanan bu tezinin Akçakoca ve Sinop açıklarında bulunan zengin petrol yataklarıyla kanıtlandığını ifade etti.

Karadeniz'in büyük bir kısmı olmak üzere Azdavay-Daday-Hanönü-Kargı şeridinde zengin petrol yatakları olduğunu savunan Prof. Dr. Maranki, Kastamonu'da açılan 11 kuyu ile Anadolu'da açılan yüzlerce kuyuda tekrar araştırma yapılması gerektiğini kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*