Karanlık toplantı, komik yalanlama (HABER YORUM)

Karanlık toplantı, komik yalanlama (HABER YORUM).10124
  • Giriş : 20.06.2007 / 21:24:00

Zeyno Baran'ın yazılı açıklamasını okuyunca gözlerime inanamadım.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çünkü Türkiye'nin, İsrail'e yakınlığıyla bilinen sağcı düşünce kuruluşu Hudson Institute'un düzenlediği tuhaf toplantının organizatöründen beklediği açıklama bu değildi.

Hatta ortaya çıkan gerçekler ışığında, Baran'ın bu toplantıya ilişkin bir açıklama yapmasına bile gerek yoktu.

Herkesin merakla izlediği bu olayı manşetlerine taşıyan gazeteler, en küçük şüpheye yer bırakmayacak şekilde bu toplantının mahiyetini ortaya koymuştu. Bütün yayınlar bir kenara konsa bile, haberleriyle Washington'daki en muteber Türk gazetecileri olduklarını ispatlayan Zaman temsilcisi Ali H. Aslan ile Milliyet temsilcisi Yasemin Çongar'ın haberleri, şüpheleri gidermek için yeterliydi.

Hadise, Washington'daki temaslarının ardından bir basın toplantısı düzenleyen Egemen Bağış'a, bu toplantıyla ilgili duyumlar üzerine yöneltilen bir soruyla ortaya çıktı. Bu gazeteci Hasan Mesut Hazar'dı. Aslında sorunun sahibi, AK Parti heyetinin temaslarını değerlendirdiği 15 Haziran Cuma günkü yazısında (Türkiye Gazetesi) bu toplantıdan söz etmişti. Hazar şöyle diyordu: "Washington'da İslamiyet'e savaş açmış, özelde sırf AK Parti ve Türkiye'nin karalanması için propaganda yürüten etkili kuruluşlar da bulunuyor. Mesela bunlardan birisinde hafta içinde bir toplantı yapıldı. Toplantıda bazı Türklerin de katkıda bulunduğu ilginç bir senaryo tartışıldı. Kapalı kapılar ardında üzerinde fikir jimnastiği yapılan senaryo şöyleydi: Türkiye'de bir yüksek mahkeme başkanına suikast yapılıyor. Bunun sonucunda ne gibi gelişmeler olur? Darbe ihtimali nedir? Seçimler ertelenir mi?" Egemen Bağış, toplantıyı ve konuşulan senaryoları 'iğrenç' diye niteledi.

Bunca bilgi, bir köşe yazısında duyum olarak yayınlanabilirdi. Ama haber olması için bağımsız kaynaklarca doğrulanması lazımdı. Nitekim temsilcimiz Ali H. Aslan kendi kaynaklarından toplantıyı doğrulatınca, 16 Haziran Cumartesi günü haber Zaman'da manşet oldu. Pazartesi günü kaleme aldığı 'Oyun ve Sorular' başlıklı yazısından, Yasemin Çongar'ın da en az iki kaynaktan doğrulattıktan sonra olayı haberleştirdiği anlaşılıyor.

Gazeteciler sadece konuşulanları değil, toplantıya katılanları da öğrendi. Buna göre, toplantıya Genelkurmay bünyesindeki Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezi'nin (SAREM) Başkanı Tuğgeneral Süha Tanyeri ile Türkiye'nin Washington'daki savunma ataşesi Tuğgeneral Bertan Nogaylaroğlu dahil askerî yetkililer katılmıştı. Ayrıca, ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlığı görevlileri, Türkiye ve K. Irak konusunda uzman ABD'li analizciler ve daha ilginci Mehmetçiğin başına çuval geçirme olayında rol aldığı iddiasıyla manşetlere çıkan Kuzey Irak'taki Kürt yönetiminin Washington Temsilcisi Kubad Talabani'nin de orada olduğu anlaşılıyordu.

Böylesi karanlık senaryoların baz alındığı toplantının deşifre olmasından rahatsız olanların yapacağı ilk iş, kuşkusuz yalanlama yoluna gitmek olacaktı. Gizlilik esasıyla yapılan toplantıya katılan konuşmacılar resmen bir açıklama yapmayacaklarına göre, daha somut bir belge gerekiyordu. Hangi senaryoların konuşulacağını açıkça anlatan davetiye metninin ortaya çıkması, yalanlama ihtimalini imkânsız hale getirdi. Davetiyenin ayrıntıları pazar günü Milliyet ve Zaman'daydı. Ayrıca Baran'ın davetlilere gönderdiği e-mail, SAREM yetkililerinin Hudson'a tesadüfen uğramadığını gösteriyordu. Üstelik bazı Amerikalı katılımcılar sırf SAREM katıldığı için ilgi duymuştu.

Bu arada bu toplantının, Genelkurmay'ın Hudson ile ilk teması olmadığını da not etmek gerekiyor. 2006'da Genelkurmay 2. Başkanı Ergin Saygun bu kuruma konuk olmuş ve burada bir konuşma yapmıştı.

Dolayısıyla kamuoyunda böyle bir toplantının yapıldığıyla ilgili şüphe kalmadığı için, başta karanlık senaryoda adı kurbanlar arasında geçen Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Tuğcu olmak üzere herkes, böyle bir toplantıya neden üst düzey TSK mensuplarının katıldığını merak ediyordu. Türk askerine çuval geçirilmesinde rol alanlarla Türk komutanlar nasıl aynı masayı paylaşıyordu? Kuzey Irak'taki PKK'lı teröristlerin Türkiye'ye teslim edilmesinden, şu aşamada AK Parti'ye yarayacağı için kim rahatsızlık duyuyordu?

Türkiye bu sorulara cevap beklerken, Zeyno Baran'ın, davetiye metninde açıkça yazıldığı ve katılımcılarca da teyit edildiği halde, "Basına yansıyan senaryolar toplantıda kesinlikle tartışılmamıştır. İfade edildiği biçimde Türkiye'nin iç politikasını ilgilendiren hiçbir konu konuşulmamıştır. Anayasa Mahkemesi Başkanı'na suikast konusu kesinlikle gündeme gelmemiştir." şeklindeki sözlerinin bir değeri var mı?

Gerçi son dönemde moda oldu: Çirkin senaryoların müellifleri değil, bunları deşifre edenler suçlanıyor. Daha ortada fol yok yumurta yokken darbe ihtimalinin yüzde 50 olduğunu Newsweek gibi bir dergide yazarak Türkiye'nin imajını zedeleyen birinin, düzenlediği bu tuhaf toplantıyı deşifre edenleri "Türk milletine ait kurumları yıpratmakla" suçlaması, açıkçası insanı güldürüyor.

ABDULHAMİT BİLİCİ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious