Karayalçın, CHP'yi istifaya davet etti

  • Giriş : 22.12.2006 / 00:00:00

SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, "CHP'nin sine-i millete dönmesi şart. Aksi halde seçim olmaz. CHP'yi istifaya davet ediyorum." dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Murat Karayalçın, Salihli Ticaret ve Sanayi Odasının düzenlediği "Türkiye'nin Sorunları" konulu oturuma konuşmacı olarak katılmak üzere Salihli'ye geldi. Karayalçın, ilk olarak SHP ilçe binasında partililerle tanışıp bir açıklama yaptı. Karayalçın burada yaptığı konuşmada, "Sine-i millet olmadan seçim olmaz. CHP'lileri istifaya davet ediyorum. İstifa ederlerse erken seçim olur. Etmezlerse erken seçim olmaz. SHP olarak Cumhurbaşkanı'nı halkın seçmesini istiyoruz. Bu iki şıktan birisini gerçekleştirmelerini istiyoruz." diye konuştu.

Karayalçın'ın ikinci durağı Salihli Ziraat Odası oldu. Karayalçın, burada yaptığı konuşmada ise, "Hükümetimizin büyük olumsuzlukları var, tarım için de birlik olmak şart. Cumhurbaşkanlığı için değil şu anda insanlar tarımdan kopuyor. Türkiye şimdi tarımda en büyük göçünü yaşıyor. Bunu ancak birlikte durdurabiliriz. Fakat şu ana kadar birlikteliği sağlayamadık. SHP olarak tarım kurultayı yaptık. Bu kurultay doğrultusunda tarım programı yaparak çalışmalara başladık. Ziraat odaları ilk adımını Manisa mitingi ile ikinci adımını da Ordu da fındık mitingiyle gerçekleştirdi." şeklinde konuştu.

SHP lideri daha sonra TARİŞ oldu. Tariş yöneticileri, devletin üzüm ve pamuk alımlarında destekleme yapmadığını, bunun sebebinin ise AB olduğunu savundular. Bu sözler üzerine Karayalçın, "Pamuk ve üzüm ihracatının AB ile hiçbir ilgisi yok İMF ile ilgilidir. Tariş Türkiye'ye 200-250 milyon dolar gelir getiren bir kurum. Devlet, Tariş'e en az 100-150 milyon dolar destek yapması lazımdır" dedi.

Murat Karayalçın, en son STSO'da "Türkiye'nin Sorunları" konulu panelde konuştu. Karayalçın, "Manisa'lı işadamlarımızın basın aracılığı ile izlediğim atılımlarından gurur duydum. Kalkınma sürecinde bu atılımların yüksek olması ülkemiz açısından sevindiricidir. Her kalkınma girişiminden de ders çıkartmalıyız. AB'nin son toplantısında Türkiye'ye haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Kıbrıs sorununu çıkarırsanız Türkiye açısından herhangi bir sorunun olmadığını göreceksiniz. 35 başlıktan 1 tanesi ele alınıyor. Bu başlık 31. başlıktır. Bu başlıkta dış siyaset, savunma, güvenlik politikaları yer alıyor. Bunlar taranmış ve yüzde 98'sinin uyumlu olduğu görülmüş, yüzde 2'sinin ise uyumsuz olduğu görülmüştür. Bu iki uyumsuzluktan birisi Kıbrıs, diğeri Ermeni sorunudur. Türkiye AB ilişkileri Türkiye'nin bir bütünlüğünü önermektedir. Türkiye'nin gündeminde ne kadar konu varsa AB ile ilgilidir. İki konuyu birlikte tartışamayız. Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği ilişkileri mutlaka geliştirilmelidir. İş adamlarımızın vize sorunları çözülmeli, tırların AB ülkelerinde bir kotaya tabi olmadan giriş çıkış yapmaları sağlanmalıdır." diye konuştu.

"2007'DE 2 ÖNEMLİ SEÇİM VAR"

2007 yılında 2 önemli seçimin olduğuna işaret eden SHP lideri Karayalçın, "Biri Cumhurbaşkanlığı, diğeri ise genel seçimler. Cumhurbaşkanlığı seçimi geciktirilemez. 11. Cumhurbaşkanımız, 16 Mayıs tarihinde göreve başlayacaktır. Bunun içinde 16 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi süreci başlatılmalıdır. Genel seçim tarihi de ertelenemez. Öne alınır. Bir partinin genel başkanı 21 Mart tarihinde seçim yapılabilir diyor. O zaman seçim tarihi süreci de 21 Aralık'da başlatılmalıydı." şeklinde konuştu.

Sine-i millet olmadan erken seçimin olamayacağına vurgu yapan Karayalçın, "Sine-i millet olmasın erken seçim olsun demek de yanlıştır. AKP erken seçim kararını alması için CHP'nin milletvekilleri istifa etmek zorundadır. Eğer CHP'li vekiller şimdi istifa ederlerse AKP Cumhurbaşkanını tek başına seçemez. Yeni Cumhurbaşkanı herkesin Cumhurbaşkanı olduğuna göre halk seçmelidir. Bu da 2 turlu bir seçim olmalıdır. Yeni Cumhurbaşkanını yüzde 21 oyla mı seçelim, yoksa yüzde 51 oyla seçelim tartışması gündeme gelecek. Bana göre ikincisi olmalı. Bu meclis yaşlandı. Recep Tayip Erdoğan Cumhurbaşkanı olmamalıdır. Abdüllatif Şener veya Mehmet Aydın olmalıdır. Eğer meclis yaşlanmışsa bu ikisinin de önemi yoktur. Bu nedenle Cumhurbaşkanını halk seçmelidir. Sine-i millet sözünü destekledik ve olmadığı görülüyor. Şimdi tek sorun Anayasanı'nın 102. maddesinin değiştirilmesi. Bunun için de kanun teklifi verilmelidir. Tüm bunlar olmazsa bunun vebali AKP ve muhalefetindir." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious