Karayolları arazisinin nazım imar planı değişikliği durduruldu

Karayolları arazisinin nazım imar planı değişikliği durduruldu.12501
  • Giriş : 02.05.2008 / 12:23:00

Danıştay, Karayolları arazisinin nazım imar planı değişikliğini oy birliğiyle durdurdu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, TMMOB İnşaat
Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, Şehir Plancılar Odası, İstanbul, Beşiktaş İlçesi,
Ortaköy, 30 ada, 157 sayılı parsele ilişkin 27 Aralık 2006’da Özelleştirme Yüksek Kurulu’nca (ÖYK) onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliğinin iptaline ve yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi istemiyle Danıştayda dava açmıştı.

Davayla ilgili ilk kararı veren Danıştay 6. Dairesi, oy birliğiyle söz konusu işlemin yürütmesini durdurdu. Dairenin kararında, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun 1. maddesinde, bu Kanunun amacının; İstanbul BoğaziçiAlanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemek olduğunun belirtildiği, Kanun’un "Tanımlar" başlıklı maddesinde,
"Boğaziçi Alanı"nın tanımının yapıldığı kaydedildi.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun "Tanımlar" başlıklı maddesinde de "Yapı" tanımının yapıldığı anımsatılan kararda, konutun, "yapı tanımının kapsamına girdiği gibi, kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan binaların" da yapı kapsamına girdiği belirtildi.

Dairenin daha önce verdiği kararlarda, "ATM korunağının" ve "LPG dolum tankı tesisinin" de yapı niteliğinde olduğuna karar verildiği anımsatılan kararda, "yapı" ifadesinin, içine konutu da alan çok genel bir tanımlamayı içerdiği belirtildi.

KANUNLA GETİRİLEN SINIRLAMA

"Boğaziçi Alanında ve Etkilenme Bölgesi"nde kalan bir taşınmaz üzerinde ancak "taban alanı kat sayısı yüzde 15 ve 5 katı geçmemek şartı ile konut yapılabileceğinin" Boğaziçi Kanunu ile kurala bağlandığı belirtilen kararda, "Boğaziçi Kanunu’nun bu maddesinde yer alan sınırlamanın, sadece konut yapımı için geçerli olduğunu, dava konusu plan değişikliğinde belirtilen nitelikte yapılacak yapılar için kanunda bir sınırlama öngörülmediğini kabul etmek, Kanun’un açık hükmü karşısında mümkün değildir" denildi.

Kararda, dava konusu plan değişikliği ile burada yapılacak yapılardaki
maksimum yüksekliğin tescilli idari blok binasından uzaklık ile bağlantılı olarak bu binanın 1.5 ile 2 misli yüksekliğini aşmayacağı, planlama alanındaki toplam inşaat alanının yüzde 15’inin ticaret, yüzde 10’unun yönetim, yüzde 10’unun sosyo-kültürel tesis, yüzde 35’inin rezidans ve yüzde 30’unun turizm kongre merkezi kullanımına ayrıldığı ifade edildi. 6. Daire kararında, "Bu itibarla, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nda belirtilen nitelikte, yoğunlukta ve yükseklikte bir yapılaşma öngörülmemiş olması nedeniyle dava konusu plan değişikliğinde kanuna uygunluk bulunmamaktadır" denildi.

Dava konusu imar planı değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun bulunup bulunmadığının incelenmesi amacıyla yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı kaydedilen kararda, bilirkişi raporunda özetle, "dava konusu plan değişikliği ile alanda öngörülen gelişmenin, çevredeki diğer parsellerde de görüldüğü üzere, parçacı biçimde, birbirleriyle bütünleşmeyen ve bu nedenle nitelikli kentsel mekanlar (ve kent merkezi alanları) yaratamayan bir plan yaklaşımıyla ele alınmış olmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından olumlu bulunmadığı"nın belirtildiği aktarıldı.

"KAMU YARARINA UYGUNLUK YOK"

Kararda, uyuşmazlık konusu plan değişikliği ile dava konusu taşınmaz üzerinde öngörülen yapılaşma koşullarının Boğaziçi Kanunu’nun "Etkilenme Bölgesi"nde izin verdiği yapılaşma koşullarının oldukça üzerinde olduğu belirtilerek, şöyle denildi: "Boğaziçi etkilenme bölgesinin, metropoliten kentsel gelişmeden, Boğaziçi alanına geçiş bölgesi olarak sayılan Ortaköy vadisinin,
metropoliten kentsel alan ile buluştuğu taç noktasındaki tampon bölgede yer alan, Boğaziçi alanına ait özellikleri taşıması ve vadi yeşil alanlar bütünselliğinin ve coğrafi ve doğal yapı sürekliliğinin korunması gereken bir alanda, belirtilen nitelikte ve yoğunlukta yapılaşma koşulları öngörülmesinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına da uygunluk bulunmamaktadır."

İstanbul Beşiktaş Ortaköy’de bulunan 30 ada, 157 parsel nolu 96 bin 505,33 metre kare yüz ölçümlü taşınmazın satış yönetimiyle özelleştirilmesine ilişkin 7 Mart 2007 tarihinde yapılan ihale sonucunda, "Zorlu Gayrimenkul Geliştirme ve Yatırım A.Ş" 800 milyon dolar bedelle en yüksek teklifi vermişti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious