Karikatür krizini başlatan gazete Hitler hayranı

  • Giriş : 06.03.2006 / 00:00:00

Hz. Muhammed’e (sas) hakaret içeren karikatürler sebebiyle İslam dünyası ile Batı arasında krize yol açan Danimarka gazetesi, uzun yıllar faşizm yanlısı yayınlar yapmış.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


1930’lu yıllarda, Avrupa’yı kana bulayan Alman diktatör Hitler ve Mussolini’nin İtalya’daki faşist yönetimini öven gazete, bu sebeple Danimarkalılar tarafından ‘Jyllands Pesten’ yani ‘veba’ olarak adlandırılmış. Gazete, 1938’de Hitler yönetiminin Yahudilere ait işyerlerini yağmalamasını, mezarları tahrip etmesini ve 26 bin kişiyi gözaltına almasını, “Almanların Yahudilerden kurtulmasına hak verilmeli” başlığıyla desteklemiş.

Danimarka gazetesi, demokrasi aleyhindeki yayınlarından dolayı özür dilemek için birkaç yıl önce özel bir ilave çıkarmış. Jyllands Posten, İslam dünyası ile Batı arasında krize yol açan karikatürleri savunurken, ‘ifade ve basın özgürlüğü’ gerekçesini kullanmıştı. Gazete, siyasî ve ekonomik baskılar üzerine dolaylı olarak özür dilemişti. Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen de gazeteye destek vermişti.

Zaman muhabirinin yaptığı araştırmaya göre, 1871’de yayına başlayan Jyllands Posten, ‘muhafazakar sağcı’ olarak tanımlanıyor. Gazete, ‘Politik bağımsız gazete’ sloganına rağmen, geçmişte önce Mussolini sonra Hitler yanlısı yayınlarıyla ön plana çıkmış. 5 Mart 1933’teki Almanya seçim sonuçlarını, “Hitler’in zaferi” başlığıyla okuyucularına duyuran gazete, Hitler’in anayasayı ilga etmesine de destek vermiş. 9 Mart 1933’te şu yorum yayınlanmış: “Kimse boşuna gözyaşı dökmesin. Parlamenter demokrasinin kötüye kullanılmasından bıkan seçmenler, demokratik prensiplere sırt dönerek Hitler tarafına geçmiştir. Hitler’le beraber parlamentarizmle mücadele edecektir.”

Hitler hayranlığında sınır tanımayan Jyllands Posten, “Diktatörlüğün Avrupa’nın avantajına” olduğunu dahi savunmuş: “Hitler Almanya’yı tekrar ayağa kaldırdı. Diktatörlük Avrupa için avantajdır. Komünizm dışarı edilmiş, sosyal demokratlar susturulmuştur. Diktatörlükte tek dezavantaj savaş ihtimalinin olmasıdır.” Gazete, 17 Mayıs 1933’teki bir yorumunda da “Danimarkalılar, İtalyan ve Almanları örnek almalıdır. Demokrasi rahat zamanlarda uygulanacak bir tarzdır. Ancak kriz döneminde bir lükstür. Şimdi demir yumruğa ihtiyaç vardır. Danimarka halkı Mussolini’yi örnek alarak politikacıları kapı önüne koyacaktır.” ifadeleriyle faşist diktatörlüğün Danimarka’ya gelmesini istemiş.

Gazete, 4 Haziran 1933’teki “Demokrasi, parti yönetimine dönüşmüştür. Seçmenin çoğunluğu diktatörlüğü istemektedir. Tek çıkış yolu diktatörlüktür.” şeklindeki yorumuyla demokrasi karşıtlığını zirveye taşımış. 1 Mayıs 1933’te ise Almanya’da sendika liderlerinin hapsedilip, mallarına el konulmasını da sevinçle karşılayan gazete, “Sorun artık çözüldü. Yahudiler toplum dışına itildi, sendikalar Nazi saflarına zorla katıldı, komünistler ve sosyalizm kırıldı.” ifadelerini kullanmış. Gazete, Nazilerin ‘Yahudi sorunu’nu çözmede ‘kendi yöntemlerini kullanmasını’ da “kabul edilebilir” bulmuş. Kopenhag Üniversitesi’nden Christian Lammers’in ‘Danimarka’da Antisemitizm’ adlı kitabına göre, Yahudileri hedef alan ‘kristal gece’ olaylarından sonra “Almanya’nın Yahudilerden bağını koparmasına insan hak verebilir. Bunu gerçekleştirirken, şartlarını ortaya koyarken, doğru ve düzgün davranmalıdır.” diye yazmış. Hz. Muhammed’e hakâret içeren karikatürler önce Eylül ayında Jyllands Posten tarafından sonra da Avrupa’daki bazı gazetelerde yayınlanmıştı. Karikatürler İslam dünyasında tepkiyle karşılanmış ve düzenlenen protesto gösterileri kimi yerlerde şiddete dönüşmüştü. Gazete ve Danimarka yönetimi tepkiler üzerine geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious