Kariyerimde kışı yaşıyorum, yazla bitireceğim

Kariyerimde kışı yaşıyorum, yazla bitireceğim.7923
  • Giriş : 17.11.2006 / 00:00:00

Süper Lig'de ilk defa derbi heyecanı yaşayacak olan Arthur Zico, Sarı-Lacivertli kulübün 100. yılı nedeniyle hedeflerinin büyük olduğunu; ancak bunun, üzerinde herhangi bir baskı oluşturmadığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Spor kamuoyunun son günlerde en çok konuştuğu isimlerinden biri olan Zico, F.Bahçe'deki hedeflerini ve iç dünyasını Zaman'a anlattı. Sarı-Lacivertli takımı uzun yıllar çalıştırmak istediğini kaydeden Brezilyalı çalıştırıcı, teknik direktörlük kariyerini adeta iklimlere benzettiğini belirterek, şu an kış mevsimini yaşadığını; ancak sezonu yazla bitireceğini ifade etti.

Beşiktaş derbisini dönüm noktası olarak görüyor musunuz?

Derbi maçlarda her iki takımın da ne durumda olduğu çok önemli değildir. Medyanın oluşturduğu ortam nedeniyle futbolcular sahaya istekli çıkar. Biz de kendi evimizde oynayacağımız bu üst düzey maça Beşiktaş'ı yenmek için çıkacağız.

Tümer'e eski takımına karşı forma verecek misiniz?

Aldığım bilgilere göre Tümer son iki yılda Fenerbahçe'ye büyük sıkıntılar yaşatmış bir futbolcu. Ben inanıyorum ki Tümer aynı sıkıntıları Beşiktaş'a da yaşatacaktır.

Peki 100. yıl nedeniyle üzerinizde bir baskı var mı?

Fenerbahçe gibi büyük kulüpler her zaman baskı altındadır. Fenerbahçe'ye gelen futbolcu olsun, teknik adam olsun imzayı attıktan sonra bir baskı altında çalışacaklarını bilirler. Ancak 100. yıl üzerimizde ekstra bir baskı oluşturmuyor. Zaten ben bu tür baskılara alışığım. 30 milyon taraftarı olan Flamengo'da oynarken aynı baskıları yaşadım. İtalya'da oynadım. Son olarak Japonya Milli Takımı'nda görev aldım.

F.Bahçe'nin futbolcu kapasitesine ve becerilerine baktığınızda oynaması gereken oyun sistemi ve gücü bu mu? Yavaş oynadığınızı kabul ediyor musunuz?

Topu kaybettiğimiz zaman savunma yapmamız gerekiyor. Bu sıkıntıyı aşmaya çalışıyoruz. Artık rakip ataklarda kontra için adam bulundurmuyoruz. Toplu halde kalemizi savunuyoruz. Yavaş oynadığımız yolundaki eleştirilere de katılmıyorum. Bizim oyuncularımız teknik ağırlığı fazla isimler. Onlar pas yapmayı, kafalarını kaldırıp garanti oynamayı düşünen futbolcular. Hızlı oynamaya çalışırsak çok pas hatası yaparız. Bu da rakiplerin işine gelir.

Oyuncu tercihleriniz tartışılıyor. Örneğin Serkan'ı hiç oynatmıyorsunuz.

İlk geldiğimde Önder'in sağ bekte sadece 10 maç oynadığını gördüm. Ve yeterli verim alınmadığını tespit ettim. Bu yüzden Serkan ile yola çıktım. Ama onunla olmayacağını anlayınca ofansif yönü daha yüksek Kerim'i denedim. Sonunda Önder'e geri döndüm. Aslında futbolda önemli olan istemektir. Futbolcu kafasına koyarsa her şeyi yapar. Önder iyi orta yapan, ayağına hakim, sert şut atan bir oyuncu. Performansının yükselmesi istemesine bağlı.

Antrenörlüğünüz de eleştiriliyor. Sizce Zico eleştirilmeli mi?

Eleştiriyi normal karşılıyorum. Çünkü burada bir iş yapıyorsunuz ve bunun herkes tarafından beğenilmesi beklenemez. İyi olduğunuz ve kazandığınız zaman eleştirilmezsiniz, övgüyle bakılırsınız.

Dünyanın sayılı futbolcuları arasındasınız. Teknik direktörlük kariyeriniz şimdilik o kadar parlak değil. Yaşınızın 53 olduğunu düşünürsek teknik direktörlük kariyeri yapmak için geç kalmadınız mı?

Hayatta hiçbir işin geç olduğunu düşünmüyorum. Bir işe inanmışsanız ve çalışıyorsanız başarılı olursunuz. Benim futbolculuk kariyerimde de beni beğenenler olduğu gibi beğenmeyenler de vardı. Fakat ben bu kariyerimi hemen futbolculuğumun başında elde etmedim. Zamanla çalışarak bir yere geldim. Şimdi aynı şey teknik direktörlüğüm için geçerli. Japonya'da başlayan teknik direktörlük kariyerime bir hedef koydum ve bu hedef doğrultusunda yürüyorum. Eleştiriler olacaktır; ama ben kendimi ispatlamak için, başarılı olmak için hedefime ilerliyorum.

Teknik direktörlük hayatınızı iklimlere benzetirsek, hangi mevsimdesiniz?

Teknik direktörlüğüme kariyer olarak kışın başladım, ancak yaz olarak bitirmek istiyorum

Fenerbahçe sizin için bir basamak mı?

Fenerbahçe'yi bir basamak olarak adlandırmak şu aşamada yanlış diye düşünüyorum. Çünkü Fenerbahçe'de kendimi ispatlama şansı buldum. Fenerbahçe, kapılarını bana açarak güvendi. Bundan sonra bu takımın istediği başarıları elde etmek ve kalabildiğim kadar Fenerbahçe'de kalmak istiyorum.

Futbolcularınıza karşı nasıl bir adalet içindesiniz ?

Tüm futbolcularıma aynı ilgi ve sevgiyi göstererek takım içinde adaleti sağlıyorum. Futbolcularınıza eşit düzeyde davranırsanız saygıyı da görürsünüz. Adaletinizi de bu şekilde yaparsanız, seçiminizi böyle adaletli yaparsınız, kararlarınız isabetli olur. Ben de böyle yapmaya çalışıyorum. Hata her zaman olur veya olmaz diye bir şey yok. Önemli olan karşınızdakinin sizin adaletinizden şüphe etmemesidir.

İstanbul trafiğinde bazen kayboluyorum

Türk yemeklerini çok sevdiğini belirten Brezilyalı teknik adamın en büyük sıkıntısı trafik ve yetersiz tabelalar. İstanbul'da bazen kaybolduğunu ifade eden Arthur Zico, "Türk yemeklerini beğeniyorum; çok fazla bir şey söylemeye gerek yok. Ancak trafik konusunda sıkıntılıyım. Trafik bir felaket. Brezilya'da Sao Polo'da ve Japonya'da trafik yoğun. Benim İstanbul'da gördüğüm problem yollarda yeterince tabela olmaması. Bazen kaybolabiliyorsunuz. Japonya'da bulunduğum süre içinde böyle bir sıkıntı yaşamadım. Her yer tabelayla doluydu. İstanbul'da bazen kayboluyorum. Bir gün antrenmanı kaçırırım ya da eve gidemem diye de korku yaşıyorum." diye konuştu. Zico'nun hayatında unutamadığı en kötü an ise 1986 Dünya Kupası finalinde son dakikada Fransa'ya karşı kaçırdığı penaltı. Brezilyalı teknik adama bu konuyu hatırlattığımızda biraz kızar gibi olsa da yine de cevap verdi: ''86'daki o penaltı noktasına ben golü atmak için gittim. Futbolun içerisinde olan şeylerden biri gol kaçırmak. Tıpkı bir kalecinin basit bir gol yemesi gibi ben de o penaltıyı kaçırdım. Ben hiçbir zaman kaçırmayı istemedim. Ama o an hayatımdaki en kötü anlardan biriydi. O penaltıyı atmayı çok isterdim. Kariyerimde onca güzel şeyden sonra sadece bir tek kötü şeyi sormanız beni de şaşırttı ayrıca."

Son olarak geceleri başını yastığa koyup huzurlu bir şekilde uyumanın önemli olduğunu dile getiren Brezilyalı hoca, iddia edilenin aksine herhangi bir uyku problemi yaşamadığını kaydetti.

Din konusunda fanatikliğe karşıyım

Hayatı boyunca birçok ülkede bulunduğu için farklı kültürler yaşadığını anlatan Zico, Katolik bir dünya görüşüne hakim olduğunu, Müslümanlığı yaşayan insanlara da son derece saygılı olduğunu belirtti. Dinde fanatikliğe karşı olduğunu ifade eden Brezilyalı teknik adam, inanç konusunda şunları söyledi: "Ben Brezilya'da yaşadıktan sonra İtalya'da Futbol oynadım. Japonya'da çalıştım. Birçok yerde bulundum. Türkiye'de çalışıyorum ve Türk halkı çok sıcakkanlı. Latin havası var sanki. Fakat gittiğiniz yerlerde insanlarla iyi bir uyum kurup onları anlamanız gerektiğini düşünüyorum. Biz de farklı bir kültürden geliyoruz ve buraya ayak uydurmaya çalışıyoruz. Brezilya'da Katolik olarak yetiştim. Japonya'da Budist bir din ortamında bulundum. Şimdi Türkiye'de Müslüman olan bir topluluk içindeyim. Dışarıdan gelen biri olarak insanlara uyum sağlamaya çalışıyorum. Bu dini yaşayanlara ben ve ailem olarak son derece saygılıyız. Ancak bu din konularında tasvip etmediğim şey, fanatikliğe kaçınılması. Bundan hoşlanmıyorum.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious