Kas yaparken can çıkıyor

  • Giriş : 11.02.2006 / 00:00:00

Yurtdışında reçeteli satıldığı halde Türkiye'de her yerde bulunan bazı ilaçlar kaslı ve fit bir vücut vadederken ölüme neden olabiliyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


'Kas yapan, enerjiyi artıran, yağ yakımını hızlandıran' bu ürünler, bilinçsiz kullanıldığında tehlike saçıyor.

GENÇLER KOLAYINA KAÇIYOR
Spor hekimi Prof. Dr. Mahmut Nedim Doral "Gençler 10 saat spor yapmaya üşenip bu tabletleri alıyor" diyor. Şarkıcı Sibel Tüzün ve oyuncu Uğur Pektaş da bu ürünleri kullanan ünlülerden.

Vücudum kaslı cesedim yakışıklı

Özellikle sporcuların günlük beslenme düzenlerini desteklemek amacıyla aldıkları gıda takviyeleri bilinçsiz kullanıldığında tehlike saçıyor Spor salonlarından marketlere kadar her yerde bulunabilen bu ürünler, pek çok rahatsızlığa neden olabiliyor. Kaçak olanlar ise ölüme davetiye çıkarıyor.

Hemen hemen her profesyonel sporcu, beslenme ürünlerini yani likit, toz ya da tablet halinde satılan gıda takviyelerini hayatının bir döneminde kullanmıştır. Hatta ağır performans gerektiren sporlarla ilgilenen kişiler düzenli olarak bu ürünleri kullanır. Amaç, besinlerden alamadıkları enerjiyi bu ürünlerden alarak daha kaslı ve güçlü bir vücuda sahip olmak... Ağır antrenmanlar yapan ve doğal yollardan alamadıkları besinlerle vitaminleri bu ürünlerden alan sporcuların, bu gıda takviyelerinden yararlanmaları kaçınılmaz. Kas yapımına yardımcı olan, enerjiyi yükselten ya da yağ yakımını hızlandıran ürünler arasında protein tozları da var; glutamine ya da creatine adı verilen gıda takviyeleri de... Gıda takviyeleri günümüzde o kadar çoğaldı ki ucuzu, pahalısı, az kas yapanı, fazla kas yapanı, yağ yakanı, metabolizmayı hızlandıranı derken tam bir karmaşa başladı. Hatta Türkiye'de yasak olduğu halde internet üzerinden sipariş edilen, ülkemize kaçak olarak sokulan ürünler de arttı. Türkiye'de reçetesiz satılan bu ürünler böbrek hastalıklarından cinsel rahatsızlıklara kadar pek çok soruna neden oluyor, ölüme götürebiliyor. Bu nedenle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı onayı olmayan ürünlerin kullanılmaması gerekiyor.

MEN CEZASI ALDILAR
Ayrıca kas yapımı için alınan gıda takviyelerinden daha çok etkili ilaçlar da var. "Testosteron ve anabolik steroid" adıyla satılan bu ilaçlar, sporcuların doping suçlamasıyla karşı karşıya kalmasına da neden olabiliyor. Geçtiğimiz yıl halter ve vücut geliştirme sporuyla ilgilenen sporcuların doping kullandığı manşetlerden inmemişti. Bir süre önce Vücut Geliştirme ve Fitness Federasyonu, kurulduğu yıl olan 1991'den bu yana en büyük cezayı aldı; doping yaptıkları tespit edilen vücut geliştirme sporcuları iki, fitness yapanlar da bir yıl boyunca ulusal ve uluslararası müsabakalara katılamayacaklar. Federasyon Başkanı Ahmet Okumuş, "Madalya peşinde koşmaya devam edeceğiz ama sağlıklı bir şekilde" diyor. Ahmet Okumuş

Spor salonuna her gelene önerilmez
13 yaşından beri bu sporu yapıyorum. 43 yaşındayım ve bu yaşta bu kadar fit görünmeyi kullandığım sporcu gıdalarına borçluyum. Yıllardır bu ürünleri Türkiye'de olmadığı için yurtdışından getiriyorduk. Vücuttaki kas miktarını artıran maddeler... Kilo aldıran ürünler ise en yaygın kullanılanlar. Sporcu olarak antrenör olarak bu ürünlerin içeriğini bilmeliyiz ki doğru şekilde kullanalım ve önerelim. Kullanmak bir zorunluluk değil. Spor salonuna her gelen kişiye de önerilmez. Kişi vücudunu zorlamaya başlayınca öneriyoruz. Düzgün antrenman yapmıyorsa bu ürünleri yüklemek doğru olmaz. Örneğin, protein fazla kullanılırsa gut hastalığına sebep olabilir. Ünlülerle de çalışıyorum ve onlara da öneriyorum.

"Survivor Uğur" olarak tanınan Uğur Pektaş, bu tarz ürünleri kullanmayı çok fazla tercih etmediğini, bazen kas onarıcı aminoasitleri kullandığını söylüyor. Doğum yaptıktan sonra kilolarından kurtulmaya çalışan Sibel Tüzün gıda takviyeleri kullanmaktan yana olmadığını belirtiyor. Ancak Eurovision Şarkı Yarışması öncesinde fit bir görüntüye sahip olmak için bu takviyelere mecburen başvuracağını da ekliyor.


Ayda 2 bin YTL harcıyorum
1989 yılından bu yana bu sporla ilgileniyorum. Vücut geliştirme, bir yaşam biçimi. Doping profesyonel olarak yapılan ve sonunda ödül olan sporların hepsinde var. 2000 yılında ben de dopingli çıktım ve ceza aldım. Yurtdışında daha iyi tanınıyorum. Doping başka bir şey, sporcu gıdaları başka! Sporcu gıdaları tamamen sağlıklı bir kişi için planlandığı için zararsız. Bizim gibi ağır sporlarla uğraşanlar için bu ürünleri kullanmak kaçınılmaz. Vücudunuzun randımanını korumak için her gün bir kilo tavuk yemeniz gerekiyor. Bu olamayacağına göre protein tozları ve aminoasitlerle bu eksiği telafi ediyorsunuz. Basketbolcu da voleybolcu da bir gün sonraki antrenmana hazırlanmak için bunlara ihtiyaç duyuyor. 16 yıldır bu ürünleri kullanıyorum, ayda 2 bin YTL masrafım var.

Spor yapmaya üşenenlerin tercihi
Ağır performans gerektiren sporlarla uğraşıp bu ürünleri kullanan sporcuların çoğunda karaciğer fonksiyon testleri yüksektir. Metabolizmanın fabrikası karaciğer. Orada birtakım zaafiyetler meydana geliyor. Bu tip ürünler uzun vadede vücudu negatif etkiliyor. Aşırıya kaçmadan alınırsa vücudu olumsuz etkilemez. Ama kas geliştirici her malzeme aşırıya kaçtığınızda vücut için zararlı. Bunlar herkes tarafından rahatlıkla kullanılabiliyor. 16-20 yaşındaki gençler günde 10 saat çalışıp kas yapmaya üşeniyor, onun yerine bir saat çalışıp bu ürünlerden alıyor. Ayrıca içerikleri sürekli değişiyor. Bir bakıyorsunuz bir madde o gün doping sayılırken bir diğer gün kaldırılabiliyor. Çünkü bu konudaki araştırmalar devam ediyor ve uzun vadede yan etkileri net olarak bilinmiyor. Bu ürünleri kullananların karaciğerlerine baktığınızda hemen anlaşılıyor.

Oğlum vitamin bile almazdı aort yırtılmasından öldü
Sporcu bir aileden gelen Zeynep Everi, yurtdışında ülkemizi temsil eden, Türkiye'nin ilk kadın vücut geliştirme sporcusu. 1990'dan bu yana müsabakalara katılmıyor. Everi'nin adı, trajik bir olayla da gündeme gelmişti; o sutopu sporuyla ilgilenen, yaklaşık üç yıl önce hayatını kaybeden Caner Erdoğru'nun annesi. Genç sporcu, burslu okuduğu Amerika'dan yeni gelmiş ve doğumgününde arkadaşlarıyla sutopu antrenmanı yaptıktan sonra fenalaşarak hayatını kaybetmişti. Erdoğru'nun ölümünün doping ile ilgisi olup olmadığını sorduğumuz Everi, oğlunun böyle bir konuyla anılmasına şiddetle karşı: "Vitamini bile zor veriyorduk. Sigara, içki içmezdi. Aort yırtılmasından öldü. Daha önce bir sinyal vermiş. Efor testlerinde de anlaşılamayabiliyor."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious