Katilim müzakerelerinin yegane hedefi tam üyelik

  • Giriş : 15.11.2005 / 00:00:00

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gül, 2005 yilinin ülke açisindan en önemli gelismesinin 3 Ekim 2005 tarihinde Avrupa Birligi müzakerelerinin baslamis olmasi oldugunu söyledi. Gül, bu noktaya gelirken zaman zaman istemedikleri bazi gelismeler ve tavirlarla karsilasmis olmakla birlikte, kararli tutumlari neticesinde engellerin asildigina isaret ederek, "Müzakereleri sürdürülebilir zeminde tutabilecek kosullar saglanmistir" dedi.

Müzakere sürecinin kolay geçmeyecegini, herkesin bilmesini ve buna hazirlikli olunmasini isteyen Gül, "Kirk yili askin tarihi bulunan AB'yle iliskilerimizin geçmisinde oldugu gibi önümüzdeki dönemlerde de çesitli inis--çikislari yasanabilecektir. Bu 27 üyeli bir entegrasyon sürecinin yapisal ve kurumsal özellikleri çerçevesinde olagandir. Ingiltere, Ispanya ve Polonya gibi nüfus ve yüzölçümü büyük olan ve tarihsel/kültürel özellikleri bulunan ülkelerin de benzer güçlüklerden geçmis oldugunu unutmamaliyiz" dedi. Türkiye'nin bu süreci basariya ulastiracak güç iradeye sahip olduguna isaret eden Gül, geçmiste karsilasmis oldugumuz zorluklara ragmen tam üyelik hedefinden sapilmadigini kaydetti.

AB'ye tam üyelik hedefine sadece resmi kurumlarin çabalariyla ulasilmasinin mümkün olmadigini ifade eden Gül, "Toplumumuzun tüm kesimlerinin, basta Yüce Meclis ve diger anayasal kurumlar ile sivil toplumumuzun bu sürece olumlu katkilarinin artarak sürmesine büyük önem veriyoruz" dedi.

Katilim müzakerelerinin yegane hedefinin tam üyelik oldugunu söyleyen Gül, "Özel statü gibi AB'yle aramizdaki iliskinin müktesebatina ve özüne uymayan seçenekleri kabul etmemizin mümkün olmadigini bir kez daha kuvvetle vurgulamak isterim. Nitekim Müzakare Çerçeve Belgesi'nde bu hususa vurgu yapilmaktadir.Müzakere süreci içerisinde Türkiye'ye yönelik hesaplarini AB üzerinden saglamayi amaçlayan çevrelerin zorlamalariyla gündeme gelebilecek haksiz dayatmalari kabul etmeyecegiz" diye konustu.

Gül, AB ile iliskileri hiç bir zaman çatismaci bir üslup içinde yürütmeyeceklerini kaydeden Gül, isbirligini ve ortaklik ruhunu esas edinen bir yaklasim ve hakkliligimizdan güç alan bir olgunluk içinde olacaklarini kaydetti. Gül, müzakere sürecinin büyük oranda Türkiye'nin AB'yle uyum çalismalarinin hizina ve toplumsal dönüsümü yönetme becerisine bagli olduguna isaret etti. Türkiye'nin AB üyelik sürecininn küresel ölçekte birlestirici ve uzlastirici rolü bakimindan önem tasiyan bir çabanin sembolü haline gelmis bulundugunu söyleyen Gül, sunlari söyledi: "Yapilacak çalismalar sonucunda katilim asamasinda gelindigindez gerek Türkiye, gerek AB bugünkünden çok daha farkli bir görünüm sergileyecektir. Inaniyoruz ki, o asamada, tüm kriterleri karsilanmis Türkiye'nin cazibesi AB bakimindan çok daha belirgin olacaktir. Bütün siyasi kaygilar geride birakilmis olacaktir"

Konusmasinda Irak'taki gelismeleri degerlendiren Gül, hükümet olarak Irak'taki gelismeleri yakindan izlemeye devam edecegini ve yapici katkilarda bulunacagini söyledi. Türkiye'nin Irak'taki sürece verdigi ve verebilecegi destegin önemini bizzat Irak liderligi tarafindan da giderek daha saglikli bir sekilde görüldügünü kaydeden Gül, Irak Basbakani Ibrahim Caferi'nin ilk dis gezisini Türkiye'ye yapmis olmasinin dikkat çekiçi oldugunu belirtti. Irak'in önümüzdeki dönemde önemli risklere gebe olduguna isaret eden Gül, "Bu risklerden biri de bazi çevrelerin israrli sekilde, Irak'taki gelismelerden yola çikarak bir Türk-Kürt karsitligi hatta düsmanligi senaryosunun gündeme getirmekte olmalaridir. Gerçekte, böyle bir olgu yoktur ve yarin da olmayacaktir. Kürt kökenli Irakli akrabalarimizla da tarih boyunca nasil birarada yasadiysak, yine baris ve uyum içinde yasamaya devam edecegiz" dedi.

Gül, Irak'ta yasayan Türkmenlerin hak ve hukukunun güvence altina alinmasi ile Kerkük gibi hassas meselelerin hakkaniyete uygun sekilde çözüme baglanmasi hususlariyla yakindan ilgilenilmesinin dogal karsilanmasini istedi. Türkiye'nin bu iki konuda da Irak'in bütünlügünün korunmasina katki yapmaktan baska bir amacinin bulunmadigini vurgulayan Gül, görüslerinin tüm taraflarla aktif sekilde paylasmaya devam edeceklerini belirtti.

Gül, Irakli Türkmenlerin mutlulugu için ellerinden gelen çabayi gösterirken, onlarinda vatandaslik bagi ile bagli bulunduklari Irak devleti içinde hak ettikleri yeri almak için gereken çabayi göstermelerini istedi. Gül, 15 Aralik seçimlerinde Türkmenleri bölünmüslüge son vermeleri çagrisini bulundu ve bölünmüs olmalarinin Türkmenlerin agirligini ve temsil gücünü önleyen büyük bir etken oldugunu vurguladi.

Irak Türkmenlerinin Bulgaristan'daki Türk toplumunu örnek almasini isteyen Gül, Irak Türkmenlerinin haklarini güvence altina alan anayasada yer alan ilkelerin hayata geçirilmesi gerektigini söyledi.

Gül, dogal kaynaklari ve nüfus yapisi bakiminan Irak'in küçük bir modeli olan Kerkük'ün geleneksel çogulcu yapisinin korunmasi takip edecekleri konular arasinda oldugunu kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious