Kaygıları anlıyorum

  • Giriş : 02.05.2007 / 00:00:00

Dışişleri Bakanı Gül: Mitinglerdeki kaygıları anlıyorum

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhurbaşkanlığı adayı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Anayasa Mahkemesi’nin dünkü kararını, "Benim için karar değil, Genelkurmay bildirisi sürprizdi" diye değerlendirdi. Gül, yeniden başlayacak seçim süreci için "İlk turda 367 bulunamazsa erken değil en erken seçime gitmeliyiz" dedi.

Yüksek mahkemenin kararını açıklamasının ardından TRT’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gül, şu mesajları verdi:

NAZIL İZAH EDECEKLER:

AB ile müzakerelere başladığımızda ben "Türkiye öngörülebilir ülke oldu. Demokrasisi sağlamdır" demiştim. Kararı eleştirmeyeceğim. Gerekçeyi yazanlar nasıl kendilerini kamuoyuna izah edecekler, onu hep beraber göreceğiz.

CHP’LİLERİN OYUNU ALIRDIM:

Milletvekilleri fikirlerini değiştirdiyse görülür. Sayı çoğalabilir, azalabilir. Şu anda adaylığım sürüyor. CHP Meclis’e girseydi üçte biri bana oy verirdi. Ençok üzülenlerin de CHP’li arkadaşların olduğunu biliyorum. Deniz Bey bunu bildiği için parti olarak sokmadılar Meclis’e.

TSK’YA SORMA İHTİYACI:

Cumhurbaşkanlığı konusunu TSK’yla görüşme ihtiyacı hissetmedim. Görüş almaya başlarsanız demokrasinin ruhuna zıt bir şey olur. Ama sayın Başbakan’ı bilemem. TSK’nın Tayyip Bey Başbakan olmasın diye bir görüşü olacağına inanmam.

EN ERKEN SEÇİM:

İlk turda 367 bulunamazsa ondan sonra turlar olsun 367’yi görelim diye beklemeye hiç gerek yok. Kanaatim erken değil, en erken vakitte seçime gitmektir. Seçimden sonra Türkiye tekrar krize girebilir, bugünkü manzarayla karşılaşabiliriz. Onun için cumhurbaşkanını halka seçtirmek lazım.

DARBE TEHLİKESİ YOK:

28 Şubat’la bu süreç arasında hiç alaka kurmuyorum. Bildirinin (Genelkurmay Başkanlığı açıklaması) nedeni çeşitli kaygılar, farklı yanlışlar olabilir. Darbe tehlikesi yok. Benim adaylığımın darbeye yol açacağı izlenimi de almadım.

KİME GÜVENİLECEK:

Ben Türkiye’yi bütün dünyada temsil eden, Türkiye’nin en gizli evraklarına vakıf insanım. Bana güvenilmeyecekse güvenilecek insan sayısı azdır. Dışişleri Bakanı olarak bir hafta içinde yaşadıklarımızın hasarını düzeltmek bile bana düşecek. Dışarıya mücadelesini ben vereceğim.

Kendimi, hiç de gadre uğramış ya da çifte standarta uğramış görmüyorum. Başımız dik. Öyle kompleks içinde değiliz. Yanlış yapanlar vicdanıyla hesaplaşır.

ARINÇ’A HAKSIZLIK YAPILDI:

"Tayyip Bey aday olmazsa kimi istersiniz" diye sorulduğunda halk da, teşkilat da beni gösteriyordu. Böyle bir durumda farklı bir şey yapabilir misiniz? Yaparsanız "iki dudağının arasında istediğini kral, padişah yapıyorsun" derlerdi. Tayyip Bey Bülent Bey’e anketlerin neticesini anlattı. Bülent Bey’e çok haksızlık yapılıyor.

DAHA FAZLA KALABALIK TOPLARDIK:

Kaygılarını anlıyorum. Yanlış diye bakmıyorum, korkmuyorum. Gizli düşüncelerimiz olsaydı Türkiye’ye AB’ye sokmak için niye uğraşalım? Hükümet kadınların hakkını mı kısıtladı? Gizli bir hazırlığı mı ortaya çıktı? Türkiye hak etmedi. Bunun maliyetini Türkiye görecektir. Parti olarak "gelin biz de Çağlayan’da Tandoğan’da miting yapalım, o kalabalığın üç mislini toplayalım" desek ne kadar sorumsuzcu iş olur. Konuştuk "yapmayalım" dedim. Daha fazla kalabalığı toplayacağımıza inanıyorum.

’Kadınlarla fotoğrafım hazırlanmış’

Bir panelde yaptığı konuşmada "Ne mutlu Türküm diyene" sözünü eleştirdiği yönündeki iddia için "Böyle bir panele katılmadım, uydurma" diyen Gül, şunları söyledi:

"Ben devletin içindeyim. Benimle ilgili yürütülen bilgiler de bana geliyor. Ben seçime girerken, benimle ilgili fotoğraf dağıttılar. Kimlerle? Kadınlarla. Hepsinin fotomontaj olduğu ortaya çıktı. Vay ben Atatürk’ün şu resmini yırtmışım. Bu kirli işleri yapanlar var içerimizde. Bunların hepsini takip ediyorum."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious