Kaynak'a göre Güney kimin adamı?

Kaynak'a göre Güney kimin adamı?.13686
  • Giriş : 30.11.2008 / 10:00:00

Eski MİT ajanı Mahir Kaynak, Tuncay Güney'in MİT'le bağlantısı ve Ergenekon süreciyle ilgili çarpıcı açıklamlarda bulundu: "Güney ve Eymür'ün arkasında güç araştırılmalı"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"Türkiye'yi sarsan Ergenekon davasının içinde MİT'in bulunmaması düşünülemez. Bu payı ihmal edip, Güney'i MİT'in adamı gibi lanse eden güç, demek ki onun verdiği bilgileri öne çıkarmak istiyor. O yüzden Güney ve Mehmet Eymür'ün arkasında hangi gücün olduğu araştırılmalı"..

- gündemi belirlediği haberde Tuncay Güney'in MİT için çalıştığı ortaya çıktı. MİT de belgeyi doğruladı ancak 'kayıtlı elemanımız değildir' notunu düştü. Bu cümle ne anlama geliyor?

- MİT herhangi bir alanda bilgi toplamak istiyorsa o alana kolay nüfuz edebilecek ya da o alanda bulunan insanlarla ilişki kurar. Bu ilişki aslında bir kurul tarafından değerlendirilir; yani bu kişinin kullanılması gerekli midir, doğru mudur, değil midir diye... Ve hakkında tahkikat yapılır. Uygun görüldüğü zaman da görevlendirilir.

- Yani bu teşkilatta hem kayıtlı hem kayıtlı olmayan elemanlar bulunuyor, öyle mi?

- Haber toplayanlar kayıtlı elemanlardır. Onun dışında tesadüfi olarak ya da şahsi dostlukları olduğu için MİT elemanlarına bilgi verenler vardır. Yani bir MİT mensubu görüştüğü her insandan bir şeyler elde edebilir.

- Peki Ergenekon sürecinde en tartışmalı isim haline gelen Tuncay Güney aslında kim?

- MİT içerisinde kontr terör dairesi diye bir birim kuruldu, bu birim birtakım eylemler yaptı, faaliyetlerde bulundu. Bu eylemler de hiçbir zaman hiyerarşik düzen içinde yapılmadı.

- Yani size göre Güney, Mehmet Eymür'ün başında bulunduğu bu birimin elemanı mıydı?
- Evet, öyle görünüyor.

- 'MİT'in elemanı değil,' demek mi bu?

- Onu da söyleyemeyiz. Ama MİT diyor ki; benim elemanlarımın bir alınış biçimi vardır, bu kişi bu biçime uymamaktadır. Ötekiler de diyor ki; bizimle irtibat kuran, bizim haber verdiğimiz kişiler MİT'in elemanlarıdır, o bakımdan da MİT mensubu sayılmalıdır.

- Tuncay Güney'in 'İpek' diye bir kod ismi de var. Bu neyi gösteriyor peki?

- Kod adı varsa teşkilatta istihdam edildiği anlamına gelir. Fakat teşkilat 'Böyle bir elemanım yoktur,' diyor.
Burada çelişki var. Problem MİT içindeki yapılanmadan kaynaklanıyor. Yani MİT yönetimi kontr terör dairesi üzerindeki denetimini kaybetmiş! Zaten bunları tasfiye etmelerinin nedeni, bu dairenin kendi başına bir birim gibi hareket etmesi...

- Kim yönlendiriyordu peki bu ekibi?

- Çiller döneminde MİT'in devre dışında tutulması için çalışmalar olduğu biliniyor. Çiller MİT'in çalışmasından memnun değildi; Silahlı Kuvvetler yönetiminde ve etkisinde olduğunu düşündüğü için farklı bir yönetim kurmak istedi, hatta adı da KGB'ydi.
Yani Kamu Güvenlik Birimi. Sonra bu resmi hale gelemedi ve dağıldı. Şu önemli; Başbakan MİT dışında bir kuruma dayanmak istiyor! Garip bir durum... Ve bu birim, kendi başına birtakım eylemler yapıyor. 97'de Şenkal Atasagun'un teşkilatın başına gelmesiyle de tasfiye ediliyor. Yani bu karmaşık yapıyı Tuncay Güney'in kimliğinde değil, teşkilatta arayın.

- Ne demek istiyorsunuz tam olarak?

- Teşkilat içerisinde, aktif faaliyetlerde bulunmayı, tıpkı MOSSAD gibi birtakım eylemler yapılmasını isteyen gruplar var. Oysa istihbaratın hem görevi o değildir, hem böyle bir kullanış yanlıştır. İstihbarat bir projektör gibidir, sahayı aydınlatmalıdır sadece. Bu aydınlıkta hareket edecek olanlar da emniyettir, hukuktur, devlettir. Mesela CIA birini bertaraf etmek istiyorsa, hiçbir zaman CIA elemanı kullanmaz, aracı kullanır. Mafya elemanı ya da tetikçi kullanır. Bizde bu işi karıştırıyorlar, o zaman da devlet sorumlu hale geliyor.

- MİT SABAH'ın haberinin ardından 'Kuruluş ve çalışmaları tartışmalı kontrterör birimi 1997 yılında teşkilatımız şemasından çıkartılmıştır,' dedi. Bu açıklamayla Tuncay Güney'le araya mesafe mi konuluyor?

- Tuncay Güney şu anda neredeyse MİT'i temsil eden bir adam konumunda ve onun bütün eylemleri MİT'e fatura edilecek. MİT diyor ki; 'Hayır ben onun sorumlusu değilim, o geçmişte benim tasfiye ettiğim ve dışladığım bir birimin içerisindeydi.' Hepsi bu!

'Güney her şeyi biliyor' havası özellikle yaratılıyor

- Tuncay Güney kullanılıyor mu?

- Şöyle yapılmak isteniyor; Tuncay Güney ilk önce Türk kamuoyuna kabul ettirildi. Yani 'Tuncay Güney her şeyi bilmektedir' havası yaratıldı. Bu imajdan sonra da 'Bundan sonra her söyleyeceği doğrudur' denilecek. Şimdi kamuoyu onun gözlerinin içine bakıyor. Onun söylediği sözler bir gerçek olarak kabul ettirilecek, böylece yargı sürecine müdahale edilecek.

- Bugüne dek pek itibar görmüyordu Güney; ancak kayıtlı olmasa da MİT mensubu olduğu ortaya çıktı. Ergenekon davası yeni dönemece girebilir mi şimdi?

- Bu son derece önemli çünkü Tuncay Güney'in arkasındaki güç Ergenekon davasına müdahale ediyor, yönlendirmeye çalışıyor! Bu meselenin yön değiştirmesini ve kendi istedikleri gibi şekillenmesini istiyorlar esas itibarıyla. Ben bütün bu olaylara baktığım zaman 'Acaba Tuncay Güney veya benzerleri kanalıyla bir başka gizli servis, Türk gizli servisinin içine mi sızıyor?' sorusunu soruyorum.

- Olabilir mi bu?

- Bakınız, MİT'in aktif faaliyetlerde bulunması kanun dışıdır, yani hiçbir yetkisi yoktur. Ama bizde herkes kendine uygun şekilde örtülü bir faaliyet yürütüyor; kanun yok, kural yok! Devlet içindeki bu bölünmüşlük Tuncay Güney hadisesinde çok açık biçimde kendisini gösteriyor ama bu alttaki bir çatlak.
Yukarılarda daha büyük çatlaklar olduğunu görebilirsiniz...

- Nasıl çatlaklardan söz ediyorsunuz?

- Susurluk'u herkes Ergenekon'la benzeştiriyor, halbuki hiç alakası yok! Susurluk örgütü esas itibariyle iktidarın el değiştirmesini, askerin egemenliğini ortadan kaldırmayı amaçlamaktaydı; farklı bir egemen zümre oluşturmak isteniyordu.
Bunlar ordunun alternatifi olacaktı. Yani ülke içerisinde bir iktidar mücadelesi.
- Ya Ergenekon?

- Tamamen farklı bir yapılanma. Bakın, Susurluk içinde pek askere rastlamazsınız.
Burada da ise pek az sivil kadro vardır; askerlerin içindeki bir grubun egemen olma çabası var. Demek ki bu iki oluşumu birbirine benzetmek yanlış olur.

Dava açılmasına neden olan, çuvallarla bilgi ve belge bulundu. Buna yorumunuz?

- Bu altı çuval belgenin Tuncay Güney tarafından elde edildiğine emin misiniz? Onun kanalıyla gelmiştir ama onun sahip olduğu bilgi ve belgeler değildir belki de!

- Bu kadar konuşmadan sonra bir kez daha sorabilir miyim; Tuncay Güney kim aslında?

- Bakıyorsunuz, birçok yere yönelik faaliyetleri var; yani belli bir grubun adamı değil. Fetullahçı değil, Ergenekoncu değil, MİT'in adamı değil, hiçbir şey değil. Hiçbir şeyin adamı olmadığı zaman bir gücün adamı demektir. Bir istihbarat servisi tarafından yönlendiriliyor. Nerede bilgi varsa oraya gidiyor. İstihbaratçıların tipik özelliğidir bu, herhangi bir ideolojik bağlantıları olmaz. Görev icabı her yerde olabilir.

- Birilerine göre çapsız ve sıradan bir adam, birilerine göre de örgütün beyni ve çok zeki. Bu ilişkiler ağını yürütürken iddia edildiği kadar önemsiz biri olabilir mi Tuncay Güney?

- Bu kadar şeyi yönlendiren kişi dâhidir, yani süpermendir! Böyle biriyle karşılaşmışsanız, bu süpermeni kimin yarattığını da aramalısınız bence. Kendisi direkt ortaya çıkmaz çünkü, bir süpermen üzerinden ortaya çıkar.

Ergenekon soruşturmasının arkasında Mehmet Eymür var, bir şekilde Gül'e de örgütle ilgili bilgi verdi. Sizce Eymür'ün rolü nedir bu oluşumda?

- Eymür'e de Güney'e de çok büyük roller atfediliyor! Bunların üstüne çıkmamız; bunları yönlendiren, Türkiye'nin siyasetini etkileyecek güçler aramamız lazım. Bu kişiler olsa olsa kullanılan birtakım kişilerdir.

- Yani Eymür o kadar etkili bir isim değil, Tuncay Güney'i de etkilememiş olabilir mi?

- Tuncay Güney'i yönlendirebilir ama Tuncay Güney ne ki? Ona bir değer atfedilemez. Yapılmak istenen şey bu iki kişiyi ön plana çıkarmak. Ön plana çıkardığınız zaman gerçeğin üstünü örtmüş oluyorsunuz. Yani kimse oturup da şu örgüt bu örgüt, şu devlet bu devlet demiyor. Eymür'ün sözlerinden hareket ederek bir yere varmayacaksınız, bütün bunları devletin resmi organı MİT değerlendirecek. Fakat 'Ben MİT'e güvenmem,' derseniz o zaman devlet ciddi bir zaaf içindedir.

MİT, davalara taraf olmaz!

Tuncay Güney'in Ergenekon davasını dinamitlemek için kullanıldığını söylediniz. Neden?

- Bakın; Türkiye'yi sarsan, siyasi niteliği olan Ergenekon davasının içerisinde MİT'in bulunmaması düşünülemez. Bu payı ihmal edip, MİT temsilcisi gibi Tuncay Güney'i lanse eden güç, demek ki onun verdiği bilgileri öne çıkarmak istiyor. Yoksa Tuncay Güney bir biliyorsa, MİT bin bilir! Bu bini de söyler. 'Tuncay Güney'le ilgimiz yok' diyorlar ama bu soruşturma MİT'in bilgisi dışında zor yapılabilir.

- Yani Tuncay Güney'i öne sürenler bazı bilgilerin ortaya çıkmasına engel mi olunuyor?

- MİT'in bilgilerinin Tuncay Güney'in bilgileri olduğu şeklinde bir intiba yaratmak isteniyor...

- Neden o zaman MİT müdahale etmiyor bu sürece?

- Bunu yapmaz! Çünkü MİT, bu davalarda taraf değildir.
Bu suçlu veya suçsuz demez. 'Şöyle bir faaliyet olduğunu gördüm, bilgilerinize sunarım' der Başbakanlığa sadece.

CHP'nin çarşaf açılımıyla ilgisi

Ergenekon'da bir sona varılır mı üzeri kapatılır mı?

- Ergenekon'u herkes biliyormuş ama birden bire ortaya çıktı! Bu olayı, bir darbe teşebbüsü olarak algılamayın, bir siyasi kadro yani Ergenekon kadrosu tasfiye edilmektedir, etkisizleştirilmektedir.
Bir örnek vereyim size; eğer Ergenekoncular hâlâ dışarıda olsalardı ve Cumhuriyet mitinglerini yapan güç olarak var olsalardı, CHP çarşaf açılımını yapabilir miydi?

- İkisi bağlantılı mı?

- Hemen harekete geçerdi tabanı, kıyamet kopardı, CHP sarsılırdı. Onun rakibiydi çünkü Ergenekon! Bakın, bir rakip bertaraf edildi. Zaten böyle bir partileşme eğilimi yok muydu, Tolonlar falan? Ben olaya biraz siyasi açıdan bakıyorum. Susurluk da siyasi bir olaydı, bu da.

Sabah-Pazar

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*