Kaza ile ilgili ikinci rapora göre de pilot hatalı bulundu

Kaza ile ilgili ikinci rapora göre de pilot hatalı bulundu.21138
  • Giriş : 03.12.2007 / 09:32:00
  • Güncelleme : 01.09.2016 / 02:50:15

Pilotun, zaman kazanmak için 'kestirme' bir güzergâh kullandığı tespiti güçlenmeye başladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ulaştırma Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) uzmanları da olay yerinde yaptıkları incelemede, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Kaza Kırım Ekibi'nin 'pilot, 4,5 dakika kazanmak için güzergâhını değiştirdi' görüşünü destekleyen bulgulara ulaştı. DHMİ uzmanlarının ilk tespitlerine göre, uçak, kuzeybatıda normal şartlar altında hiç bulunmaması gereken bir yere çakıldı. Oysa, uçağın, Burdur Gölü üzerinde hava meydanının güneybatı yönünden alçalması gerekirdi. Bu, uçağın normal uçuş güzergâhını değiştirdiğini ortaya koyuyor. Kazayla ilgili ortaya atılan ikinci ihtimal ise uçağın elektronik sistemlerinde arıza meydana gelmiş olması. Buna göre ise pilot yanlış sinyal aldı ve Türbetepe'ye çarptı.

Isparta'daki uçak kazası, pek çok soruyu da gündeme getirdi. DHMİ uzmanlarına göre uçağın, normal koşullarda Burdur Gölü üzerinden alçalarak Isparta Süleyman Demirel Havalimanı'nın güneybatısından piste yaklaşması gerekirdi. Buna karşın, kule ile pilot arasında yapılan görüşme kayıtlarına göre, her şey normal. Alçalma, kuralına göre yapılmış gibi görünüyor. Uçak, Burdur Gölü üzerinden alçalarak in-baund olmuş. Ancak uçağın enkazı normal koşullar altında hiç bulunmaması gereken bir yerde. Uzmanlar, uçağın alçalış güzergahından sapmasını da birkaç nedene bağlıyor.

Birinci neden, pilot kısa yolu kullanıp daha çabuk inmek istemiş olabilir. Türkiye'de pilotlar, engelleri bulunmayan havaalanlarına inişte zaman zaman kısa yolu tercih edebiliyor. Gündüz saatlerinde yapılan inişlerde alçalma kartları, VOR veya ILS talimatları dışına çıkan pilotlar, tur atmadan alçalma parkuruna girip, piste daha kısa sürede inebiliyor. Uzmanların üzerinde durduğu diğer bir konu da, uçağın elektronik cihazlarında bir arıza oluşabileceği yönünde. Uzmanlar, yanlış sinyal alan pilotun çok farklı bir noktaya çekilebileceğini de göz önünde bulunduruyor. Uzmanlar, Süleyman Demirel Havalimanı gibi etrafında dağ ve tepelerin bulunduğu bir meydana, üstelik de gece uçuşunda daha kısa bir yoldan inmeye kalkmayı büyük bir hata olarak değerlendiriyor.

Havalimanında ILS cihazı yok

Kazayla ilgili olarak gündeme gelen başka bir eleştiri de Süleyman Demirel Havalimanı'nda Aletle Yaklaşma Cihazı (ILS) bulunmaması. DHMİ yetkilileri, havalimanına ILS konulamayacağını belirterek, "ILS çok hassas yaklaşma sağlayan yardımcı cihazdır. Pist başına gelmemiş bir uçak için ILS'nin yapacağı bir şey yoktur. Üstelik ILS alçak irtifa sağlayan bir cihaz. Ancak pistin iniş yönünün karşısında bir dağ varsa ILS bu alana kurulamaz. Çünkü ILS olduğu zaman pas geçme yüksekliği düşüktür." dedi.

 

Meraklı vatandaş enkazı inceliyor!

Isparta Keçiborlu yakınlarında düşen Atlasjet Havayolları'na ait yolcu uçağının enkazı, meraklı vatandaşların akınına uğradı. Uçağın enkazını görmek üzere Isparta, Burdur ve Afyonkarahisar'dan çok sayıda meraklı vatandaş bölgeye geldi. Jandarma, vatandaşların kaza bölgesine girerek enkazı yakından görmelerine izin verdi. Öte yandan, düşen uçakta incelemelerde bulunmak üzere McDonnel Douglas firmasından bir ekip de bölgeye gelecek.

Kaptan pilotlar askerî törenlerle uğurlandı

İstanbul-Isparta seferini yaparken düşen Atlasjet'e ait uçağın kaptan pilotu Serhat Özdemir'in cenazesi, İzmir'de toprağa verildi. Yakınları tarafından Isparta'dan İzmir'e getirilen Atlasjet uçağının kaptan pilotu Serhat Özdemir'in cenazesi için Hatay semtindeki Muratreis Camii'nde askerî tören düzenlendi. Cenaze törenine Serhat Özdemir'in ailesi ve sevenleri katıldı. Türk bayrağına sarılı tabuta eşi Esra Özdemir, anne Ziynet Özdemir ve abla Nevin Öztan sarılarak gözyaşı döktü. Cenaze namazından sonra tören mangası tarafından bir süre omuzlarda taşınan kaptan pilotun naaşı, Karabağlar Mezarlığı'nda toprağa verildi.

İkinci kaptan pilot emekli Hava Tuğgeneral Mehmet Tahir Aksoy'un (55) cenazesi ise İstanbul'da defnedildi. Aksoy için Üsküdar Selimiye Camii'nde düzenlenen törende, ailesi taziyeleri kabul etti. Top arabası ve askerî bando eşliğinde ailesi, askerî ve mülki erkân ile yakınlarının oluşturduğu kortejle 1. Ordu Komutanlığı alanına alınan Aksoy'un cenazesi, Karacaahmet Mezarlığı'na götürülerek toprağa verildi.

Cenazesinde güvercinleri uçuruldu

Isparta'nın Keçiborlu ilçesi yakınlarında düşen Atlasjet uçağında hayatını kaybeden kabin amiri Çağatay Şirin ve uçuş teknisyeni Alaattin Çelik Gürtürk'ün cenazeleri de İstanbul'da toprağa verildi. Şirin ve Gürtürk için Ataköy 5. Kısım Camii'nde öğle vakti cenaze töreni düzenlendi. Törene, Şirin'in aile dostları ve mesai arkadaşları katıldı. Uçmaya ve kuşlara çok meraklı olduğu, THY teknik bölümünden emekliye ayrıldığı halde uçmaya devam ettiği belirtilen Alaattin Çelik Gürtürk'ün evinde baktığı güvercinleri, yakınları tarafından tabutu başında serbest bırakıldı. Cenaze namazlarının ardından Şirin'in cenazesi Kanarya Mezarlığı'nda, Gürtürk'ün cenazesi ise Yedikule Mezarlığı'nda toprağa verildi.

En sevdiği yere defnedildi

Aynı kazada hayatını kaybeden hostes Sinem Hatice Vurgun'un (26) cenazesi de doğduğu yer olan ve kendisinin hayattayken "İstanbul'un en sevdiğim yeri" dediği Çengelköy'deki mezarlıkta toprağa verildi. Kabin görevlisi Mümine Bulut'un (26) naaşı ise Kavaklı Köyü Mezarlığı'nda defnedildi. Muhammet Kasım Saygılı ve Hakan Pullu da yine İstanbul'da sevenlerinin katıldığı törenle son yolculuklarına uğurlandı.

 

 

Facianın ilk tanığı: Uçaktan telefon sesi geliyordu

Isparta'da düşen Atlasjet yolcu uçağının içinde hayatını kaybedenlerden bazılarının cep telefonlarının çaldığı söylentilerini kaza mahalline ilk ulaşan fotoğrafçı Erhan Acar da doğruladı. Keçiborlu Cumhuriyet Savcılığı tarafından görüntü ve fotoğraf alması için Türbetepe'ye götürülen Erhan Acar, ölenlerin cep telefonlarının sürekli çaldığına şahit olduğunu söyledi. Zaman'a konuşan Acar, telefon seslerinin aralıksız devam ettiğini kaydederek, "Gittiğimizde ortam korkunçtu. Cesetler, eşyalar, her birisi bir yere dağılmıştı. Koltuğa bağlı cesetler etrafa fırlamış, bazılarının ayağı kopmuştu. Bazıları ise uçağın altında kalmıştı. Uçaktan yanık kokusu geliyordu. Uçağın içi tanınacak durumda değildi. İçindekiler adeta dışarıya doğru fırlamıştı. Bu sırada cep telefonlarının da çaldığını duyduk. Ekiplere sorduğumda telefonların uzun süre çaldığını, kendilerinin de cevap vermediğini söylediler." dedi. Yolcuların ceset torbalarına konulduktan sonra eşyalarının ayrı bir poşet içine konulduğunu kaydeden Acar, torbaların içine konulan telefonların çalmaya devam ettiğini söyledi.

Atlasjet Hava Yolları'na ait MD 83 tipi yolcu uçağı, İstanbul-Isparta seferini yaparken 30 Kasım saat 01.45 sularında inişe geçtiği sırada radardan kaybolmuş, sabah saatlerinde uçağın Keçiborlu ilçesi yakınlarındaki tepelik bölgede düştüğü belirlenmişti. Kazada, uçaktaki 57 kişi hayatını kaybetmişti.

Güler yüzlü anneye gülümseyerek veda

Isparta'da düşen Atlasjet uçağında hayatını kaybeden yolculardan Doğuş Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fen Bilimleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Fatma Şenel Boydağ'ın cenazesi, İstanbul'da toprağa verildi. Etrafındakilerce neşesiyle tanınan Boydağ'ı, oğlu Emir son yolculuğuna gülümseyerek uğurladı. Kendisine sarılıp ağlayanları "Ağlamayın. Niye ağlıyorsunuz? O bunu istemezdi." diye teselli etti. Eşinin ölümüyle yıkılan Hayrettin Boydağ da aynı kazada hayatını kaybeden Prof. Dr. Engin Arık'ın eşi Metin Arık'a sarılıp gözyaşı döktü. Kadıköy Söğütlüçeşme Camii'nde düzenlenen törene, Boydağ'ın eşi Hayrettin Boydağ, ABD'den dönen oğlu Emir Boydağ, yakınları, görev yaptığı Doğuş Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Doğu Gözaçan, Rektör Prof. Dr. Mithat Uysal, Boydağ ile birlikte aynı kazada hayatını kaybeden Prof. Dr. Engin Arık'ın eşi Metin Arık, öğrencileri ve akademisyen dostları katıldı. Boydağ'ın ailesi, taziyeleri kabul etti.

Mithat Uysal, uçağın düşürülmüş olabileceği yönündeki söylentilerle ilgili düşük de olsa böyle bir ihtimal olabileceğini belirtti. Uysal, "Kazayla ilgili cevaplanması gereken birçok soru var. Eğer gerçekten yazılanlar gibi pilotla ilgili ihmaller varsa çok büyük sorumluluklar doğacaktır." dedi. Fatma Şenel'in oğlu Emir ise güleç tavırlarıyla dikkat çekti. Emir, annesinin her zaman güler yüzlü olduğunu belirterek, törene katılanlara, "Ağlamayın. Niye ağlıyorsunuz? O bunu istemezdi." diye teselli etti. Boydağ'ın Türk bayrağına sarılı tabutuna, yakınları tarafından pembe karanfiller bırakıldı. Öğle vakti cenaze namazı kılınan Boydağ'ın cenazesi, Ümraniye Kocatepe Mezarlığı'nda defnedildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious