Kazakistan Asya’nın yıldızı

  • Giriş : 05.07.2006 / 00:00:00

Kazakistan’ın, 1991 yılında Sovyetlerin dağılması ile bağımsızlığını kazanan ülkeler arasında lider konumda.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bu ülkeler, gelecekte enerji özellikle petrol ve doğal gazda söz sahibi olabilecek Kazakistan ile aralarını sıcak tutmak için şimdilerde adeta diplomatik yarış içine girmiş durumda.

Rusya Devlet Başkanı Vilademir Putin geçen sene içinde Kazakistan’ı 10 dan fazla ziyaret etmesi ve yine aynı şekilde Kazak lider Nursultan Nazarbayev’in Rusya’yı ziyaret etmesi diğer ülkelere yakın bir gelecekte Kazakistan’ın en yakın müttefikinin Rusya olacağının sinyalini verdi.

Öte yandan, eski Sovyet ülkesi Litvanya’da ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’nin Moskova’ya yönelik açıklamaları bu mücadelenin hangi sıcaklıkta devam ettiğinin göstergesi oldu. Cheney Rusya’yı ’enerjide tekel oluşturmak ve komşularına yönelik şantaj aracı olarak kullanmakla suçlamasının ardından, Kazakistan’ı ziyaret ederek Avrupa’ya ulaşacak Trans-Hazar doğal gaz boru hattı projesini görüştü. Cheney,’nin Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’le geçmişten beri devam eden arkadaşlığı var. Cheney’nin gerçekleştirdiği Kazakistan ziyaretinin otoriteler tarafından ABD’nin cesur bir hareketi olarak yorumlanırken, ABD’nin, Çin ve Rusya’nın bölgede tekel oluşturmasına izin vermeyeceğini bu gezi ile tekrarlamış olduğunu gösterdiği savunuluyor.

Hiç kuşkusuz ABD için gelişmekte olan en büyük tehlike 2001 yılında ABD’nin artan etkisine karşılık Pekin’de kurulan Şanghay İşbirliği Teşkilatı. Kazakistan, Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan’ı da içine alarak kurdukları örgüt; ekonomik ve politik işbirliğinin ötesinde askeri alanda da ortak faaliyetler içeriyor

Kazakistan’ın özellikle petrol ve doğal gaz alanlarında son yıllarda yaptığı yatırımlarla gerek bölge ülkelerinin gerekse de dünya ekonomisinde ileri ki yıllarda dünya ekonomisine yön verecek ülkeler arasında kendisine yer bulabilecek.

Hazar petrollerinin bin 768 kilometre uzunluğundaki BTC ham petrol boru hattı ile Türkiye’ye oradan da Avrupa’ya çıkacak yolculuğuna Kazak petrollerinin de eklenmesi için görüşmelerin yapılması Kazakistan’ın sadece Orta Asya ülkelerinde değil aynı zamanda bütün dünyaya açılmayı hedeflediğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Kazakistan bir yandan Sovyet döneminin ağırlığından çıkararak son beş yılın ortalama büyümesi yüzde 10’ları bulan ekonomik zenginliğe ulaşırken, aynı zamanda uluslararası dengelerde Rusya, Çin ve Batı arasında dengede durmayı da başarabildi.

KAZAK PETROLÜ ÇİN’DE

Bilindiği gibi yeni boru hattı ile Çin’e nakledilen Kazak petrolü bu ülkeye de ulaştı. 962.2 kilometrelik Atasu-Alaşankoy petrol boru hattının yıllık kapasitesi 20 milyon ton olup, ilk aşamada yılda 10 milyon ton petrol nakledilmesi planlanıyor. Eylül 2004’te başlatılan boru hattı inşaatı Kasım 2005’te sona ermişti. Bu projenin hayata geçirilmesi için Kazakistan ve Çin toplam 700 milyon dolar yatırım yaptılar. Hayata geçen bu proje ile birlikte Kazak petrolleri bir yandan doğuda Çin, Batıda Avrupa ülkelerine ulaşan geniş bir yelpazeye kavuşmuş bulunuyor.

Piyasa ekonomisine tam bir geçiş yapmış olan Kazakistan bağımsızlığını kazanalı henüz 15 yıl olmasına rağmen özelleştirmesini yüzde 90 oranında gerçekleştirmiş durumda.

Petrol, doğal gaz gibi çok zengin yeraltı zenginliklerine sahip Orta Asya’nın en büyük ülkesi Kazakistan, bu hızlı gelişmenin bir sonucu olarak hızla zenginleşiyor. Her yıl yüzde 10’a yakın büyüme kaydedilen ülkede, döviz rezervleri de artıyor. Sadece yurt dışında tuttukları petrol fonunda şu ana kadar 4 milyar dolar birikmiş durumda. 30 milyar doları aşan yabancı sermaye girişi ile birlikte zenginleşen Kazak özel sektörü artık dışarıya yatırım yapacak seviyeye gelmiş durumda.

2030 yılına kadar net bir ekonomi programı olan Kazakistan’da 2005 yılı itibari ile kişi başına düşen gayri safi milli gelirin 3 bin dolar olduğu; bu rakamın 2010 yılında 5 bin 800 dolar, 2015 yılında ise 9 bin dolar seviyelerine çıkacağı hedefleniyor.

Ekonomisinin büyük bir kısmı petrole dayanan Kazakistan’ın aynı zamanda topraklarının 35 milyon hektarlık kısmı ekilebilir alanlardan oluşmakta. Uzmanlara göre önümüzdeki yıllarda küresel ısınmanın bir sonucu olarak Kazakistan hububat alanında Kanada’dan sonra dünyanın ikinci önemli buğday üreticisi olabileceğine dikkat çekiliyor.



2005 yılında dünyanı en hızlı büyüyen ikinci ekonomisine sahip Kazakistan hiç şüphe yok ki çok yakın bir gelecekte dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında kendisine yer bulacaktır. Bütün bu gelişmelerin en önemli sebeplerinden biri de elbette ülkedeki siyasi istikrardan kaynaklanıyor. Son seçimlere yüzde 91 gibi yüksek bir oy oranı ile üçüncü kez Devlet Başkanı seçilen Nursultan Nazarbayev uyguladığı bu politika ile çok daha uzun süreler ülkesinin başında duracak gibi görünüyor.

TÜRKİYE - KAZAKİSTAN İLİŞKİLERİ GİDEREK GELİŞİYOR

Türkiye’nin, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ilişkileri en canlı tuttuğu ülke yaptığı yatırımların miktarından da anlaşılacağı gibi hiç şüphesiz Kazakistan. Türkiye Kazakistan ile olan ilişkileri gerek ekonomi, gerek siyasi, gerek askeri ve gerekse de eğitim alanlarında olduğu gibi karşılıklı çıkar iş birliği içinde artarak devam etmekte.

Kazakistan’ın kalkınması sırasında ihtiyaç duyduğu yabancı sermaye girişinde Türk özel ve kamu sektörü bir milyar doları aşan yatırımları ve sayıları 10 bini aşan istihdamı ile Kazakistan ekonomisinde özel bir yeri bulunmakta. Türkiye’nin bölgedeki en büyük ticari ortağı durumunda olan Kazakistan’da, yabancı çalışanların yüzde 40’ını Türk işçiler oluşturmakta. Türkiye ile Kazakistan arasında var olan ortak tarihsel, kültürel dili ve dini değerlerinin sıcaklığını ve iyimserliğini taşıyan Türk iş adamlarının yatırım alanlarından biri de hiç şüphesiz eğitim alanında gerçekleşen adımlardır. Kazakistan’ın en fazla ihtiyaç duyduğu iyi eğitimli, genç nesiller yetiştirme konusunda yapılan gerek özel sektör gerekse devlet destekli yatırımlar kamuoyunda, devlet ve hükümet yetkililerince hüsnü kabul görmekte.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious