'Kendimizi geride tutamayız'

  • Giriş : 02.09.2006 / 00:00:00

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Lübnan'a asker gönderilmesine ilişkin olarak, " kendimizi geride tutarsak yanlış olur" değerlendirmesinde bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde bir sohbet toplantısı yapan Hisarcıklıoğlu, asker gönderme konusundaki görüşlerini de açıkladı.
Hisarcıklıoğlu, Osmanlı İmparatorluğu döneminde 400 yıl süresince bu bölgede kavga olmadığını hatırlatarak, buradaki huzursuzluğu en çok istemeyenin Türkiye olduğunu, çünkü komşuda huzurun bozulmasının Türkiye'ye de zarar vereceğini kaydetti.

Türkiye'nin kendi sınır güvenliğini sağlayamamışken asker göndermesinin yanlış olduğu eleştirileri hatırlatılarak, "Neden bu kadar iştahlısınız?" sorusu üzerine Hisarcıklıoğlu, "İştahlı falan değiliz, yanlış anlaşılmış" dedi.

Burada BM'nin barışı sağlayacağını, hukuki ve vicdani noktada bir sıkıntı olmadığını vurgulayan TOBB Başkanı, "Burada biz tarafların orada olmamızı istemesi önemli diyoruz" diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, "Eğer uluslararası meşruiyet varsa, kural da varsa, Biz Osmanlı coğrafyasına küserek, (Barışın sağlanmasında biz yokuz) diyemeyiz" dedi.

İMALAT SANAYİNİN MİLLİ GELİR İÇİNDEKİ PAYI ALARM VERİYOR

Hisarcıklıoğlu, 1990-2005 döneminde ortalama olarak ihracatın yüzde 12, milli gelirin yüzde 3,2, imalat sanayinin ise yüzde 3,4 büyüdüğünü kaydetti.

Milli gelir içinde ihracatının payı 1990 iken yüzde 11 iken 2005'te yüzde 22'ye çıktığını, ithalatının payının ise yüzde 15'ten yüzde 30'a yükseldiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, buna karşın aynı dönemde imalat sanayinin milli gelir içindeki payının yüzde 23'ten yüzde 20'ye indiğini, asıl tehlikenin burada olduğunu kaydetti.

Bir sanayi politikası oluşturmanın gerekliliğine vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin önümüzdeki dönemi tasarlamazsa kaybedenlerden olacağı uyarısında bulundu.

İhracatın tamamıyla ithalata dayalı hale geldiğini de kaydeden TOBB Başkanı, en büyük eksiğin bir sanayi envanteri olmaması ve bunun günlük izlenmemesi olduğunu kaydetti.

Bu durumda toptancı anlayışla yapılan teşvikin bir fabrikanın kapanıp diğerinin açılması sonucunu doğurduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, Türkiye'deki tv üretimini örnek gösterdi ve önümüzdeki dönemde yeni gelişen lcd gibi teknolojilerin teşvik edilmemesi durumunda Türkiye'nin bu alandaki rekabet üstünlüğünü kaybedeceği konusunda uyardı.

Türkiye'nin 20 milyon tonluk buğday üretimine karşı 38 milyon tonluk un üretim kapasitesine sahip olduğunu da kaydeden Hisarcıklıoğlu, bunun için envantere ihtiyaç duyulduğunu, hangi alanda fazlalık, hangisinde yatırım eksiği olduğunun ortaya konması gerektiğini ifade etti.

9. PLAN

9. Plan ile birlikte Türkiye'nin 7 yıllık ekonomi stratejisinin çizildiğinin hatırlatılması üzerine Hisarcıklıoğlu, konuya ilişkin görüşlerini komisyonlarda dile getirdiklerini belirtti, ve "Ancak plan yapacaksın, kur seviyesi 7 yıl sonra altta kalacak, bu gerçekçi mi?" diye sordu.

Bunun için daimi bir diyalog mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, şartların çok hızlı değiştiğini, stratejinin 2 yıl veya 7 yıl sabit kalması gibi bir şeyin düşünülemeyeceğini, günlük gelişmelere göre bunlara ayak uydurulması gerektiğini söyledi.

EKONOMİK GELİŞME NEDEN HİSSEDİLMİYOR?

Bütçenin genelinde büyük bir başarı olduğunu, 2 milyar YTL fazla verildiğini kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Ancak kalite üzerine gitmeliyiz" dedi.

Büyümenin neden hissedilmediğine de değinen Hisarcıklıoğlu, "Problem burada. Bakın vergilerin artış oranı yüzde 22, enflasyon ne yüzde 10. Enflasyonun üzerinde 12 puan cepten gitmiş durumda onun için büyümeyi hissetmiyoruz. Aslında ülke büyüyor, ama refahı, büyümeyi hissetmeyişimizin sebebi bu artan vergilerin yüzde olarak oranından kaynaklanıyor. Bu nereden geliyor. Bu da faiz dışındaki cari harcamalar artıyor. Bütçeyi de fazla verdiriyoruz. O zaman otomatikman yüklenildiği yer vergi oluyor. O zaman hep beraber diyoruz ki, (Biz büyümeyi hissetmiyoruz.)"

AKARYAKIT DAĞITIM ŞİRKETLERİNE VERİLEN CEZA

Akaryakıt dağıtım şirketlerine Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından verilen cezalara ilişkin de Hisarcıklıoğlu, katılımcı demokrasiye vurgu yaptı ve bir yasa hazırlanırken taraflardan görüş alınması gereğine dikkat çekti.

TOBB Başkanı, "O şirketlere baktığında Türk şirketleri. Bir birikimi var. (Hadi kuralı ihlal ettin), en kolayı yaz ceza öde. Onun gücünü de yok etmek diğer taraftan bana zarar veriyor. Benim isteğim şu kuralları koyarken, kuralları koyucular, taraflarla beraber içinde görüş birliği içinde olmalı. (Ben yaptım oldu) dersen bir tarafta patlak veriyor" dedi.

ELEKTRİK ÜRETİMİ VE DAĞITIMI

Enerji konusundaki görüşlerini paylaşmak üzere Başbakanla bir araya geleceklerini de kaydeden Hisarcıklıoğlu, elektrik üretim ve dağıtımının, eşit koşullarda herkese açılması gerektiğini söyledi.

Kayıp kaçak oranının yüzde 23'lerde olduğuna dikkat çeken TOBB Başkanı özel sektör elinde olan Kayseri bölgesinde ise dünya ortalaması olan yüzde 8'de kaldığını, aradaki farkın tüketicilerin sırtına yüklendiğini belirtti.

Doğal gaz konusunda da örnek veren Hisarcıklıoğlu, Ankara ve İstanbul'da kamu eliyle satılan doğal gazın metreküpünün 450 bin lira olmasına karşılık özelleştirilen Çorlu'da bu fiyatın 350 bin liraya kadar indiğini kaydetti.

Elektrik dağıtım ve üretiminde şartların ve kuralların iyi düzenlenmesi gereğine vurgu yapan Hisarcıklıoğlu, geçmişteki kötü örneklerin iyinin önünü kesmemesi gerektiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, "Elektrik üretim ve dağıtımı, rekabete açık olmalı ve özel sektör eliyle yapılmalı" diye konuştu.

"TALAT'IN ÖDÜL VERMESİ KURALLARA UYGUN"

Hisarcıklıoğlu, Formula 1'deki ödül töreni konusunda FIA kurallarını hatırlatarak, podyum kurallarının uygulanmasından sorumlu bir kişinin bulunduğunu kaydetti.

Bu sorumlunun FIA tarafından tespit edildiğini ve ödül verecek ismin anonsundan, alt yazılarının yazılmasına kadar podyumdaki her şeyin onun sorumluluğunda olduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, podyumda ödül verecek kişilerin ise Cumhurbaşkanı, Başbakan, FIA Başkanı ya da orada hazır bulunan enternasyonal statüde olan bir şahıs olabileceğini söyledi.

"Tartışma konusu burada herhalde" diyen Hisarcıkloğlu, "Talat'ın bu statüsü var mı?" diye sordu. Talat'ın Türkiye Cumhuriyeti tarafından Cumhurbaşkanı olarak tanındığını ve burada bir problem olmadığını ifade eden TOBB Başkanı, KKTC Cumhurbaşkanı'nın dış ilişkilerine de dikkat çekti ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, ABD Dışışleri Bakanı Condalize Rice ve İngiltere Dışışleri Bakanı Jack Straw ile bir araya gelişine ilişkin fotoğraflarla örnekler gösterdi.

Türkiye'nin "Yabancılar söylerse doğrudur" psikolojisinden kurtulması gerektiğini vurgulayan TOBB Başkanı, "(Yabancılar böyle değerlendirdi, biz hata yapmışızdır) psikolojisinden kurtulmamız lazım" diye konuştu.

"Haklı bir platformda, kendi içimizde tartışmalara girdik" diyen Hisarcıklıoğlu, "(Acaba Güney Kıbrıs Rum Kesimi ne der) bu zihniyetten kurtulmak lazım. Eğer kendimize bulunduğumuz coğrafyada artı dünyada rol biçiyorsak, hakkınızı kullanıyor ve istiyor olmalısın" diye konuştu.

Çıkan haberlere de değinen Hisarcıklıoğlu, "İçeride bile tartışma var arkadaş, kendi medyaları, insanları bile kabul etmiyor deyip, alıp bu metni karşı taraftaki federasyona gittiği zaman adamların da kafası karışıyor. Diyor ki (Kurala göre bir şey yok, acaba biz atlıyor muyuz) Çünkü içerde tartışma var. Acaba verir miydi vermez miydi? Ceza gelecek mi? Eğer kural doğruysa, elimizdeki İngilizce metin doğruysa, bir ceza gelmez" dedi.

"Hak verilmez alınır" diye konuşan Hisarcıklıoğlu, serbest dolaşım konusunda Türkiye'nin anlaşma olmasına karşın bu hakkını unuttuğunu, ancak suçluluk psikolojisi içinde dile getirilemediğini kaydetti.

"KİM OLSA AYNINI YAPARDI"

Orada kendisinin yerinde kim olsa aynını yapacağını söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Yapmayacak bir babayiğit var mı?. Çünkü sana kural bunu söylüyor" dedi ve Türk örf ve adetlerinin de orada yaş ya da protokol gereği büyük olan kim varsa onun çıkarılmasını gerektirdiğini kaydetti.

Haklı olunan yerde hakkın savunulması ve korunması gerektiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, tartışmaların Fenerbahçe-Beşiktaş-Galatasaray gibi olmaya başladığını belirtti ve şöyle devam etti:

"Bu işte kural neyse o. Bu iş taraftarlık işi felan da değil, akıl yoluyla. Bunun dışında başka bir iş yapılabilir miydi. Mümkün değildi. Bunu tartışmayı menfi görüyoruz. Federasyon böyle diyor, kural böyle diyor. Neyi tartışayım o zaman... Verir miydi vermez miydi, uygun muydu, değil miydi, verdiği için kapanır mıydı? İşin kuralları gereği hiç bir şey olmaz. FIA muhakkak bu işi kendi kuralları içinde değerlendirecek. Çünkü burada bir kasıt, son dakika hadisesi yok."

İSPANYA ÖRNEĞİNİ VERMEK YANLIŞ

Basında İspanya'daki F1 pistinin kapatılmasına ilişkin haberleri de hatırlatan Hisarcıklıoğlu, çok yanlış bir karşılaştırmanın yapıldığını, İspanya'da pisti hazırlayan Belediye Başkanının podyum kuralları gereği ödülü veremediği için kapıyı kırarak ödülü verdiği, bu nedenle pistin kapatıldığını anlattı. Hisarcıklıoğlu, "O kadar yanlış değerlendirmeler var ki, kendi ayağımıza kendimiz kurşun sıkıyoruz" dedi.


Limanların Rum kesimine açılışı konusunda da "aman bizi baskıya alacaklar" şeklinde konuşmaların yapıldığını hatırlatan TOBB Başkanı, 2004 yılında verilen sözlere karşın KKTC üzerindeki izalosyanların hala kalkmadığına işaret etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious