Kıbrıs Türkiye'nin yolunu kesiyor

  • Giriş : 19.10.2006 / 00:00:00

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, Fransa'da Meclis'ten geçirilen Ermeni tasarısı dolayısıyla Türk halkının gönlünün kırıldığını ve Fransa'nın Türk halkı nezdinde mümeyyiz rolünü kaybettiğini belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AB dönem başkanı Finlandiya tarafından Kıbrıs konusunda getirilen öneriler ve bununla ilgili sürdürülen görüşmelerin hatırlatılması üzerine Namık Tan, Finlandiya'nın limanlar konusunda getirdiği önerilerin "teknik sürecin bir unsuru olmayan" ve yazılı hale getirilmemiş öneriler olduğunu belirtti. Tan, "önerilerin açıklığa kavuşturulması ve dengesiz unsurların giderilmesi" için çalışıldığını söyledi. Bu önerilerde birincil muhatabın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) olduğunu hatırlatan Tan, "KKTC'nin meselelere bakışı merkezi önemdedir" dedi.

Türkiye'nin bu konuda yapıcı bir tutum içerisinde olduğunu dile getiren Tan, Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm yerinin BM olduğunu ve Finlandiya'nın getirdiği önerilerin kapsamlı çözümün yerine ikame edilmeden kapsamlı çözüm yolunda çok önemli olarak görülebileceğini vurguladı.

Önerilerin neden yazılı hale getirilmediği ve ne zaman yazılı hale getirileceği yolundaki soruları cevaplandıran Namık Tan, önemli bir konuda zaman unsurunu öne çıkarmanın doğru olmayacağını ve Türk tarafının zaman unsurunu öne çıkarmadığını belirtti. Tan, yazılı önerilerin basın yoluyla bir şekilde sızmakta ve sızdırılmakta olduğu için geçmişte bir takım yanlış anlaşılmalara sebep olduğunu hatırlattı.

Sunulan önerilerin ayrıntılarına girmeyen Bakanlık Sözcüsü Namık Tan, Gazimağusa Limanı'nın uluslararası ticarete açılması ve Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılması karşılığında limanların ve havaalanlarının açılmasının gündemde olduğunu söyledi.

Müzakerelere anavatanlar olarak Türkiye ve Yunanistan'ın katkısının sorulması üzerine Tan, Türkiye'nin önerileri daha önce açıkladığı eylem planı çerçevesinde değerlendirdiğini ve hedefin 2 toplum arasında uzlaşmanın ortaya çıkması olduğunu belirtti. Tan, ancak anavatanların katkısı gerekirse Türkiye'nin katkı yapmaya hazır olduğunu ve görüşmelerin dörtlü de olabileceğini kaydetti.

Planda yer alan dengesiz unsurlardan birisinin Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılmaması olup olmadığının sorulması üzerine Tan, bunun dengesiz unsurlardan birisi olarak kabul edilebileceğini söyledi.

Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'nin PKK'ya karşı operasyon yapılamayacağı ve PKK'nın faaliyet gösterdiği Mahmur Kampı'nın kapatılamayacağı açıklamasının hatırlatılması üzerine Namık Tan, Irak'ın bazı asayiş sorunları olduğunu Türkiye'nin bildiğini ancak terörle mücadele konusunda Irak'ın uluslararası yükümlülüklerinden de kaçmasının mümkün olmadığını belirtti.

Tan, Irak Dışişleri Bakanı'nın açıklamaları yanında Irak Başbakanı Nuri El-Maliki'nin 18 Eylül tarihinde PKK'nın terörist bir örgüt olduğu, faaliyetlerinin sona erdirileceği, bürolarının kapatılacağı ve tüm faaliyetlerinin engelleneceği yolundaki açıklamalarının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Fransa Ulusal Meclisi'nin Sözde Ermeni Soykırımı ile ilgili aldığı kararın ardından alınacak siyasi önlemler ve hukuki tedbirlerin sorulması üzerine Namık Tan, Fransa'da henüz bir karar alınmadığını ve bir karar tasarısının meclisten geçirildiğini söyledi. Tan, geçirilen tasarı dolayısıyla Türk halkının gönlünün kırıldığını ve Fransa'nın Türk halkı nezdinde mümeyyiz rolünü kaybettiğini belirtti. Tan, Fransız hükümetinin tasarıya karşı olmasının Türkiye'yi rahatlatan bir unsur olduğunu ancak Türkiye'nin yarasını sarmadığını ve tasarının Fransa'nın özgürlükler konusundaki müktesebatına uygun düşmediğini belirtti.

Türkiye'nin Paris Büyükelçisi'nin istişareler için Ankara'ya çağrılıp çağrılmayacağı sorusu üzerine Namık Tan, böyle bir düşünce olmadığını ve bunun kesinlikle zafiyet olarak algılanmaması gerektiğini söyledi. Gelişmelerin takip edilmesi açısından ülke temsilcisinin orada bulunmasının daha doğru olacağını ve devam eden süreçte soğukkanlı ve akılcı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Taramaların tamamlanmasının ardından hangi müzakere başlıklarının açılacağı ve Kıbrıs dolayısıyla bazı başlıkların açılmayacağı şeklindeki yorumları değerlendiren Tan, AB tarafının Kıbrıs'ın sürece şart koşar yaklaşımı içerisinde görmediğini ve Kıbrıs'ın Türkiye'nin AB sürecini zehirlenmemesi gerektiğini kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious