Kıbrıs'ta gizli işgal

  • Giriş : 21.08.2006 / 00:00:00

İşte KKTC'yi kağıt üzerinde bırakacak tuzak: İstimlak tehdidiyle Türkler malını Rum'a satıp Güney'den çıkıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Turizm kılıfıyla Kuzey'e giren İsrail büyük araziler alıyor

KUZEY Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde CTP-DP Hükümeti'nin ve Türk hükümetinin istemi ile 19 Aralık'ta kurulan Mal Tazmin Komisyonu, Rumlara, eski mülklerinin iade, takas ve tazminatı konularındaki çalışmalarını tüm hızla sürdürüyor. Bugün anılan komisyona Rumlar tarafından yapılan başvurular 42'ye ulaşmıştır. Komisyon daha önce gerçekleştirilen başvuruların 3 tanesini sonlandırarak, Tatlısu'da daha önce evi olan 2 Rum'a eski mülklerinin iadesine 1 Rum'a da tazminat ödenmesini kararlaştırmıştır. KKTC İçişleri Bakanlığı'nın ise Haziran ayında alınan 'mal iadesiyle' ilgili sözkonusu kararların işleme koyulduğu belirtilmektedir. Özellikle Ksenides Arestis'in AİHM'de kapalı Maraş bölgesindeki eski mülküne Türkiye'nin adada işgalci olduğunu, mülküne askerin adadaki varlığı ve sözkonusu bölgeyi kontrol altında tuttuğundan ötürü gidemediğini, KKTC Devleti diye bir devlet olmadığı, sırf Hıristiyan Ortodoks ve Kıbrıslı Rum olduğu gerekçesi ile Türkiye'nin kendisine ayrımcılık yaptığı gerekçeleri ile 1998 yılında açtığı davanın 23 Aralık'ta sonuçlanmasının ardından Türk Hükümeti'nin anılan davada Tazminata mahkum olmadığı açıklamaları basında yer almıştı.

Söz konusu dava sonuçlarında Arestis'e 6 ay içinde mülkü iade edilmesi kararı alnmıştır. İlk üç ay içerisinde 'çare bulması' daha sonraki üç ayda da mülkün iadesi kararı karşısında Türk hükümeti şayet anılan kararı yerine getiremezse hem tazminata mahkum olacaktır, hem de arkadan gelen 1400 dava ile uğraşmak durumunda kalacaktır. Türk Hükümeti, Loziudu kararı ile başına açtığı büyük hatanın çarelerini KKTC'den toprak vererek çözmeyi hedeflemiştir. Bu yolla KKTC Devleti'nin tasfiyesini gerçekleştirecek olan Anayasamızın 159. maddesi Ana Muhalefet Partisi'nin tüm itirazlarına karşın değiştirilerek, KKTC'de ilk aşamada kamu kullanımında olmayan mülklerin Rumlara iadesi, takası ya da tazminini içerecek çalışmalar başlatılması uygun görülmüştür.

Söz konusu Mal Tazmin Komisyonu Ksenides Arestis'e kapalı Maraş'taki eski malına karşılık olarak, 220 bini mal karşılığı, 240 bini de gelir kaybı olmak üzere toplam 460 bin KL tazminat ödemeyi önerdiği, Arestis'ten ise olumlu ya da olumsuz yanıt almadıkları belirtilmiştir.

Avrupa Konseyi Mina Ksenidi Aresti davasını 17-18 Ekim'de yeniden Avrupa Konseyi'nde ele almayı planladığını ve Türkiye tarafından Aresti'ye önerilen (KKTC Tazmin Komisyonu aracılığıyla) 'çareler' ve uygulanan prosedür için bilgiler alınmasının beklendiği haberleri açıklanmıştır.

Taşınmaz Mal Komisyonu'nun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından 'iç hukuk' olarak kabul edilip edilmeyeceğinin yıl sonuna kadar netleşmesi beklenmektedir. AİHM, Arestis davasıyla ilgili kararında, Komisyon'un 22 Haziran'a kadar sonuç alıcı çalışma yapmasını istemiştir. AİHM'nin gelecek aylarda Ksenides-Arestis davasında yeni bir karar daha açıklaması bekleniyor.

KKTC'de kurulan Mal Tazmin Komisyonu ile ilgili değerlendirmeyi yapacak olan Avrupa Konseyi ya kurulan komisyonu 'yeterli' bularak çalışmalarına devam etmesini ve AİHM'ne başvuracak Rumlar'ın önce buraya başvurmasını isteyecek ve Rumlar Mal Tazmin Komisyonu kararlarından memnun kalmazlarsa AİHM'ne başvurmaları istenecek ya da kurulan Mal Tazmin Komisyonunun gerçek anlamda işlerlik kazanmadığı kanaatine varacaktır.

Arestis ile ilgili KKTC Mal Tazmin Komisyon'un önerdiği 460 bin KL'nin Ksenides-Arestis tarafından kabul görmeyeceği olarak anlaşılmaktadır. Arestis, bilindiği üzere mahkeme masrafları da dahil olmak üzere 2 milyon Euro'nun üzerinde tazminat talep etmektedir.

Güney'de neler oluyor?

Kıbrıs Türkleri'nin Güney'deki mallarının birçoğu GKRY tarafından istimlak edilmektedir. Kıbrıs Türk arazi ve mülklerinin birçoğu yol genişletme, kamu binası, kamu parkı yaratmak bahaneleri ile istimlak edilmiştir. Rum yönetimi bugün halen istimlak çalışmalarını devam ettirmektedir. Yaklaşık üç ay önce Rum basınında (Fileleftheros gazetesi, 13 Mayıs 2006) Rum yönetiminin Rum tarafında kalan Kıbrıs Türk mallarının daimi inkişaf amacıyla kullanılmasına yönelik yeni bir politika uygulamakta olduğunu, bu politika nedeniyle Baf Belediye'sinin de, kent merkezindeki büyük çalışmalarını yeniden planlamak ve tamamen değiştirmek zorunda olduğunu' bildirmiştir.

Kıbrıs Türk gazeteleri konu ile ilgili manşetlerinde 'Baftaki Türk malları istimlak edilecek' şeklinde olayı kamuoyuna duyurmuşlardır. Güney'de gerçekleşen istimlakların ardından bir buçuk ay sonra KKTC'de yaşayan bazı Kıbrıs Türklerinin Rum emlakçılara güvenerek vekalatname verdiklerini ve mallarını Rumlar'a sattıkları haberi manşetlere taşınmıştır. Konu ile ilgili Kıbrıs Türk basınında Rumlar'ın sahte vekalatname hazırlayarak Kıbrıs Türk mallarını sattıkları yönünde tesbitler yapıldığı açıklandı. Tüm bu gelişmeler yaşanırken Mormenekşe ve Menevi'de Türk toprakları üzerine ev yapan Rumlar'ın örgütlenerek bir dernek kurdukları ve Türk arsaları üzerinde inşa ettikleri ve oturdukları evlerin tapularını almaları konusunda harekete geçtikleri duyrulmuştur. Bunun yanı sıra Avrupa Birliği de, tüzüğüyle Kıbrıslı Türkler'i baltalamaktadır. Tüzüğe göre KKTC'deki eski Rum mülklerine yatırım yapılmayacağı, böylece santral, yol, liman vb alanlara yatırım olmayacağı ifade edilmiştir. Ayrıca KKTC'de yer alan Kıbrıs Türk bankaları yasadışı olarak tanımlanmıştır. Bilinmektedir ki, Rumların AB üyesi olması neticesinde AB'nin kuzeyi 'GKRY tarafından kontrol edilmeyen işgal bölgesi' olarak tanımlanmıştır.

Yahudiler, Ada'nın peşinde

ANNAN planı sürecinde Kıbrıs Rumları'nı en çok destekleyenlerden biri de İsrail olmuştur. Şimdi gelinen süreçte Kıbrıs üzerinde inşa edilen çok farklı projeler vardır. Bunlardan biri de KKTC topraklarını özellikle de Karpaz bölgesine hakim olmaktır. Karpaz bugün adanın en stratejik noktalarından biri konumundadır. Anılan noktadan Ortadoğu'ya açılmak ve dolayısıyle de Filistin topraklarını kontrol etmek oldukca kolaydır.

İlginç olan gelişme şudur ki KKTC Hükümeti'nin geçen sene 450 dönümlük Karpaz bölgesindeki araziyi Asil Nadir'in ortağı Sıdıka Altay'a Bakanlar Kurulu kararı ile vermesidir. Bu konu ülkede büyük bir tartışmalara sahne olmuştur. Ancak öteye gidilmeyerek konu kapanmıştır.

Gerçekleştirilen iddialar içerisinde söz konusu şirketin buraya 'PORT BARBAROS' adlı bir proje çerçevesinde bir marina, otel ve tatil köyü inşa edeceğine dair taahhüt altına girdiği var. Ne var ki, aradan geçen bunca zamana karşın bölgede telleme ve arazi düzeltme dışında ciddi bir yatırım yapılmazken, Loyal and Royal adlı şirketin tüm hisseleri 10 milyon dolar karşılığı İngiltere merkezli bir Yahudi şirketine satılmak istenmiştir.

Böylece, yatırım yapılacağı iddiasıyla ve siyasi baskı ve şantajlarla, siyasilerden çerez parasına alınan devlet arazilerinin spekülatif amaçlarla yabancılara peşkeş çekilmesi yoluyla 10 milyon dolarlık büyük bir vurgun gündeme geldiği haberleri basında yer almıştır.

Bu konuda en güzel yanıtı Rum basınında yer alan haberlerden takip etmek bizleri daha da aydınlatacaktır. 16.05.2005 tarihli Rum basın özetlerinde bakınız konu nasıl dile getiriliyor:

Karpaz'da İsrailliler'e satılan arazi

Alithia, Asil Nadir'in 5 milyar KL karşılığında turistik tesis inşa etmek için Karpaz'da bir İsrailli şirkete sattığı 450 dönümlük arazi konusunu manşetine taşıdı.

Gazete haberi 'Asil Nadir'in İsraillilerle Kaçakçılığı -Yalusa'da (Yeni Erenköy) Toprak Satışından Büyük Paralar -Turistik Kalkınma İçin 450 Dönüm Arazi Tahsis Etti -Yasadışı Bakanlar Kurulu'ndan İzin Alarak Yalusa'da Arazi Sattı' başlık ve spotlarıyla yayımladı. Gazete konuyu 'ortağı ve arkadaşı' Sıdıka Atalay'ın üstlendiği için Asil Nadir'in isminin hiçbir yerde geçmediğine de dikkat çekti. Sözkonusu dönemde tüm bu gelişmeler yaşanırken Güney'de yayımlanan günlük Simerini ve diğer gazeteler, dönemin Rum Dışişleri Bakanı Yorgos Yakovu'nun, Güney Kıbrıs ile İsrail arasındaki deniz bölgesinde 'özel ekonomik bölge' oluşturulması ve buralarda petrol ve doğalgaz araştırması yapılması konularını ele almak amacıyla önceki gün İsrail'e gittiğini yazıyor. Gazete, Yakovu'nun İsrail'deki temasları sırasında KKTC'deki sözde 'Rum mallarının yağmalanması' konusuna da değineceğini belirtiyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious