Kılıçdaroğlu başörtüyü savunuyor

Kılıçdaroğlu başörtüyü savunuyor.13789
  • Giriş : 27.11.2008 / 06:00:00
  • Güncelleme : 27.11.2008 / 00:16:32

Kılıçdaroğlu, partisinin başörtülü bayanlara yönelik açılımını değerlendirerek, "Bunlara kucak açmak zorundayız." dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kocaeli Üniversitesi'nde vereceği konferans öncesi CHP Kocaeli İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenleyen Kılıçdaroğlu, hükümetin ekonomik politikalarını eleştirerek, partisinin son günlerde başörtülü kadınlara yönelik yaptığı açılımını değerlendirdi. Hükümeti, krize önlem almayarak olup bitenleri seyretmekle suçlayan Grup Başkan Vekili, konuşmasının büyük bir bölümünü Genel Başkanı Deniz Baykal'ın çarşaflı bayanlara rozet takmasına ayırdı.

“HERKES ÖZGÜRCE GİYİNMELİ”

İstanbul il başkanlığındaki açılımı değerlendiren Kılıçdaroğlu, partisinin herkesin özgürce giyinmesine yana olan bir parti olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: "CHP, yoksulluğa karşı çıkan, yoksulluğun kaderi olmadığını kabul edip sosyal devletin gereklerini yerine getirmesini isteyen, ulusal kurtuluş savaşını veren dedelerimizin atalarımızın koyduğu kuralları kendi bünyesinde herkesle beraberdir. Biz Anadolu'dan kopup gelen büyük kentlerin varoşlarında yaşayan, kendi geleneksel giysilerini giyen insanlara kucak açmak zorundayız. Onlarla beraber olmak zorundayız. O insanlara insan olduklarını hatırlatmak zorundayız. O insanların bu toplumun onurlu bir bireyi olduğunu hatırlatmak zorundayız. O insanlarla kucaklaşmak zorundayız. O insanlara sizin de CHP içinde yeriniz var demek zorundayız. Çünkü CHP herkesin inancına saygı duyan bir partidir. Çünkü CHP yaratılan katma değerin hakça bölüşülmesini isteyen bir partidir. CHP, İstanbul'un varoşlarında yaşayan vatandaşlarımızın bu toplumun onurlu bir bireyi olduğunu hatırlatması isteyen bir partidir."

“KILIK KIYAFETE GÖRE YARGILAMIYORUZ”

İnsanları kılık kıyafetlerinden dolayı yargılamadıklarını da belirten Kılıçdaroğlu, devletin koyduğu kurallara herkesin saygı duymasını istedi. "Ben kravatsız meclisin genel kuruluna giremem." diyerek kendinden örnek veren Kılıçadaroğlu, herkesin tek yürek olarak din istismarının önüne geçmesini istedi.

"BİZİM CAMİ SAYIMIZ İRAN'DAN ÇOK DAHA FAZLA"

AK Parti'yi din istismarcılığı yapmakla suçlayan Kılıçdaroğlu, "Bunu ben söylemiyorum, Anayasa Mahkemesi söylüyor. Biz inançlara saygılıyız. Mütedeyyin insanların özgürce ibadet etmesinden yanayız. Ben iki sefer İran'a gittim. Bizim cami sayısı İran'dan çok daha fazla. Bizde eğer özgürce minarelerde ezan okunuyorsa bu Mustafa Kemal ve arkadaşlarının verdiği mücadele sonucu olmuştur." dedi.

“TÜRBANLILAR DA CHP'Yİ İSTİYOR”

CHP'nin türbanla hiçbir sorunu olmadığını salonda bulunan başörtülü bir kadını göstererek dile getiren Kılıçdaroğlu, türbanlıların da CHP'nin istediklerini istediğini söyledi. Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle devam ettirdi: "Onlar da eşleri varsa iş istiyorlar. Onlar da aş istiyorlar. Onlar da diyorlar ki ben eğer bu ülkede yaşıyorsam herkesin işi aşı varsa benim eşimin niye işi olmasın. Biz bunun mücadelesini vermek zorundayız. AK Parti Hükümeti hedef saptırıyor. Olay geliyor türban tartışmasına çıkıyor. Olay geliyor çarşaf tartışmasına çıkıyor. Olay geliyor başka tartışmalara çıkıyor. Türkiye bir ekonomik krizin içindedir. Bu ekonomik krizi birisi bize unutturmamalı. İşsiz kalan çocuklar varsa, bilsinler ki bu ekonomik krizin hakkını yerine getirmeyen, önlemini zamanında almayan siyasal iktidardır. Biz bunun kavgasını vermek zorundayız. Bunun kavgasını vermez başka şeyler düşünürsek bu en çok AK Parti'nin işine gelir. Krizle geldiler krizle gidecekler."

"RTÜK BAŞKANI İSTİFA ETSİN"

Kocaeli'den Ankara'ya seslenen Kılıçdaroğlu, RTÜK Başkanı Zayit Akman'ın istifasını bir kez daha istedi. Akman'ın bir kez daha görevini bırakmasını isteyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle tamamladı: "Bunu ben istemiyorum. Bunu TBMM Başkan Köksal Toptan'ın diplomatik bir dille o görevden ayrılma istemi var. Biz hadi muhalefet partiliyiz bizim söylediklerimizi yapmıyorsunuz, TBMM Başkanı'nın söylediklerini yapın o makamdan ayrılın. Çekilin, çekilmezseniz zaten parlamentoya giremezsiniz. Almanya'ya gidemeyen bir bürokrat TBMM'ye hiç gelemez."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*