Kılıçdaroğlun'un yanıtlayamadığı soru

Kılıçdaroğlun'un yanıtlayamadığı soru.8975
  • Giriş : 09.02.2009 / 15:10:00
  • Güncelleme : 09.02.2009 / 15:17:58

CHP İstanbul'un iki ağır topu, Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin, internet habercilerinin karşısına çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başakan Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün internet medyası mensuplarıyla kahvaltıda biraraya geldi.

Kılıçdaroğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin tam zamanında Dedeman Oteli'nin Pınar salonunda idi. Randevu saatinde belirtilen yerde olmak, her kim olursanız olun hanenize kaydedilen +1 puan demektir.

Kılıçdaroğlu'nun üzerinde en çok durduğu konulardan birisi ulaşımda metronun devreye sokulmamış olması. Rakibi Kadir Topbaş, 5 yıldan bu yana yönetimde olsa da Kılıçdaroğlu, son 15 yılı esas alıyor; “15 yıldan bu yana İstanbul'u yönetiyorlar”

“Bizim başkanlık yapacağımız 5 yıllık dönemde 80 kilometre metro inşa edeceğiz” diyor. Dahası, CHP kanadından bugüne kadar duymaya alışık olmadığımız bir tavır ortaya koyuyor. “Yap-İşlet-Devret” yöntemine son derece sıcak bakıyor.

“Eğer Yap-İşlet-Devret modelini uygulayabilecek olursak, belediye kasasından para çıkmadan 80 kilometreden çok daha fazlasını inşa edebiliriz” diyor. “Peki bu modelde taşıma fiyatları yüksek olmaz mı?” sorusuna rekabet kuralı ile cevap veriyor; “Üstte otobüs var. Hiçbir akıllı işadamı onu yapmaz”

Yer üstünden yapılan ulaşım yatırımlarını akıllı bulmuyor. Dahası yer altında mülkiyet sorunu, kamulaştırma derdinini bulunmadığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, yap işlet devret modeli ile ilgili bir çok kişi ile temas kurduğunu ve ön hazırlıklar başlattığı bilgisini paylaştı.





Bir kez şahsi gözlem olarak paylaşmak istiyorum. Kılıçdaroğlu ile Gürsel Tekin, birbirlerini çok iyi tamamlayan bir ekip.

Gürsel Tekin, İl Başkanı olduğu 16 ay içerisinde muhtemel İstanbul adayı için iyi bir ön hazırlık yapmış. Kılıçdaroğlu, bu konuda Tekin'e açık iltifatta bulunuyor.

Kılıçdaroğlu, Başkan Topbaş'ı eleştirirken son derece ölçülü davranıyor. “İstanbul Büyükşehir Belediyesi 150 milyar dolar harcadı. Ama İstanbul'un sorunları azalmadı arttı” dediğinde kendisine, “Bunların usulsüz mü olduğunu söylüyorsunuz?” sorusu yöneltilince net konuşuyor; “Hayır. Öyle olduğunu söylemiyorum. Ama akıllı kullanılmadı diyorum.”

GİRİŞİMCİ BELEDİYECİLİK HAYATA GEÇİRİLECEK

Kılıçdaroğlu'unn üzerinde durduğu kavramlardan birisi “girişimci belediyecilik”. İstanbul'un Paris ile Londra ile yarışması gerekirken, turist çekemez bir kent olduğu görüşünde; “Osmanlı en zor dönemlerinde bile dünyanın ressamlarını, sanatçılarını, seyyahlarını buraya çekiyordu. Biz de çekeceğiz. 3 medeniyeti bünyesinde taşıyan bir kentin bu durumda olmaması gerek”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin şeffaf yönetilmediği görüşünü dile getiren Kılıçdaroğlu, belediyeye ait 23 şirketin Sayıştay denetimi dışına çıkarılması olduğunu söyledi.

Eski başkan Ali Müfit Gürtuna'nın gündeme getirdiği “İstanbul'da son 5 yılda 250 milyar dolarlık rant sağlandı” bilgisini paylaşan Kılıçdaroğlu, “Bunun onda biri 25 milyar dolar eder. Bırakın 25 milyar doları, 5 milyar doları belediye kasasına girse idi İstanbul'un ulaşım sorunu çözümlenmiş olurdu” iddiasında.

Kılıçdaroğlu'na göre İstanbul'un sorunu yaptığı işi gerçek bedeli ile yapamamak. Bir liralık işi, hakkını verip bir liraya yaptırdığında kentin temel gelir sorununun çözüleceği görüşünde.

Kılıçdaroğlu, alışılmış CHP zihniyeti ile hareket etmiyor. Tam tersine açılım sağlayan çıkışlarda bulunuyor. “Bu dönemin projelerini cope atacağım” tarzında bir politika gütmeyeceğini ortaya koyuyor. Mevcut hiçbir projeyi engellemeyeceği ve tamamlayacağı güvencesi veriyor.

PROJELERİ NELER?

Adı “dosyalı aday”a çıkan Kılıçdaroğlu, “Ne projeniz var?” sorusuna cevap verirken şunları ortaya koyuyor.

Birincisi, her ay belli bir parayı ev kadınlarının hesabına yarıcaklarını söylüyor. Bize rakam telaffuz etmedi ama bu rakamı daha once 600 TL olarak açıklamıştı. Kılıçdaroğlu burada bir soruyu soruyor ve cevabını da kendisi veriyor:

“Bize, bu ödeme insanları tembelliğe alıştırır' itirazında bulunuyorlar. Bakın önüne nasıl geçeceğiz. Bu adımın ardından 'Her evde bir sigortalı' projesi devreye girecek. Aileden birisi sigortalı olduğunda bu ödeme kesilecek. Dolayisiyle çok büyük kaynak da gerekmiyor.”

Kılıçdaroğlu'nun bir başka projesi ise “Kardeş aile” uygulaması. Nişantaşı, Beşiktaş gibi hali vakti yerinde olan aileler, Nurtepe, Alibeyköy gibi daha yoksul kesimlerde oturanlardan birer kardeş aile seçecek. Bir anlamda onların destekçisi olacak.

Kılıçdaroğlu, devreye alınacak projelerle, 5 yıl içinde sokakta kimsenin kalmayacağını söylüyor.

2 yılda öğrencilerin yurt sorununu çözeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, bunu KİPTAŞ ile yapacaklarını ve buralardan gelir elde edeceklerini belirtiyor.

"CAMİ PLANINI BİZ DEĞİŞTİRMEDİK ONLAR DEĞİŞTİRDİ"

AK Parti cenahından son zamanlarda seslendirilen, “cami planı değiştirdiler” iddiası gündeme geldiğinde Gürsel Tekin devreye giriyor. Kendisinin Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı olduğunu hatırlatıyor ve şunları söylüyor: “Benim başbakanım utanmadan çıkıp bizim cami projelerini değiştirdiğimizi söylüyor. Biz bir tane bile cami planı değiştirmedik. Ama bu yönetim, 5 tane cami projesini iptal edip yerine rezidans diktirdi. Bunu ispat etmeye hazırım. Önlerine mahkeme kararlarını koyacağım.”

Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da sadece birileri hakkında yolsuzluk dosyaları peşinde koşturan bir adam görüntüsü vermekten rahatsız olduğu izlenimi veriyor. “Ben projelerimle gündeme gelmek istiyorum” diyor ve dosya konularının medya tarafından öne çıkarıldığından yakınıyor.

Kılıçdaroğlu'nun “yoğun bir şekilde dini kavramları kullandıkları” yolundaki hatırlatmaya verdiği cevap ilginç:

“Ben sokaktati adama adaleti anlatırken elbette ki Hz. Ömer adaletinden söz edeceğim. Hz. Ömer, adaletin sembol ismi olmuş birisi. Benim hayatım sokaktaki insandan farklı değil ki. Biz 7 kardeş yer sofrasında yemek yiyerek büyüdük. Ben masada ilk yemek yemeyi üniversiteye geldiğimde yedim.”

BAŞÖRTÜLÜ ÇALIŞANLARI NE YAPACAK?

Kılıçdaroğlu, belediyelerde çalışan başörtülülerle ilgili bir soruya şu cevabı veriyor: “Ben kişisel olarak insanların inançlarına, giyiniş biçimlerine karışmaktan yana değilim. Belediye birimlerinde işçi statüsünde çalışanlar diledikleri gibi başlarını örtebilir. Ama eğer 657 kapsamında ise o zaman halen Başbakanlık genelgesi olarak yürürlükte olan uygulamanın dışına çıkamayız. Kendimizi yasaların üzerinde göremeyiz.”

Kendisinin her kesim ve cemaatten oy isteyeceği görüşünü savunan Kılıçdaroğlu, bu konuda oy alacağından da emin.

KILIÇDAROĞLU'NUN CEVAP EVEREMEDİĞİ SORULAR

Kılıçdaroğlu, CHP ile ilgili iç sorunlar konusunda ise tek kelime etmeye yanaşmıyor. Beykoz'da hakkında onlarca dosya olan, mahkemeleri hala devam eden bir ismin aday yapılması ile ilgili soru karşısında Kılıçdaroğlu, o güçlü duruşunu bir anda kaybediyor.

“Adayları tartışmak istemiyorum. Çünkü aday belirleme konusunda benim bir dahlim olmadı. Maalesef uygulama böyle. Dolayisiyle ben şununla çalışırım, bununla çalışmam demek durumunda değilim. Ben kendi kurallarımı koyup hizmet edeceğim.”

İstanbul'daki mevcut 4 belediye başkanı hakkında da bazı şaibelerin bulunduğunun hatırlatılması üzerine Kılıçradoğlu, savaş meydanında bütün silahları elinden alınmış bir cengavere dönüşüyor.

Kendi ilkelerinin olduğunu hatırlatıyor. belgeleri olmadan, kimseye şaibeli damgası vurulamayacağını söylüyor. “O onu dedi, bu bunu dedi ile uğraşırsak biz iş yapamayız” diyor.

Kılıçdaroğlu'nun cevap vermekten kaçındığı soru ise şu oldu:

“Sizin birey olarak dürüst olduğunuz konusunda kimsenin şüphesi yok. Siz başkanlığa seçildiniz diyelim. Böyle şaibeli isimler ilçelerin başında olacak. Hatırlarsanız 1989 seçimleri sonrasında başkan olan Nurettin Sözen hakkında da hiçbir şaibe yoktu ve çıkmamıştı da. Ama o dönemde İstanbul Belediyesi yolsuzluk ididalarıyla sarsıldı. Siz de Sözen durumuna düşmeyecek misiniz?”

Kılıçdaroğlu, bu soruya cevap vermekten kaçındı, “Bizim kurallarımız olacak” demekle yetindi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*