Kiloyu korumak, vermekten daha zor

  • Giriş : 09.02.2007 / 00:00:00

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Mete, yağca fakir diyetlerin birçok yan etkisi bulunduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Prof. Dr. Hayriye Elbi Mete, "Çok düşük kalorili diyetlerle hızlı kilo vermek cazip gelse de çoğunlukla kilolar yeniden alınır. İyi bir zayıflama programında, oranlı ve belli bir sınırın altına düşmeyen diyetlerin yanısıra egzersizle harcanan enerji arttırılmaya çalışılır." dedi.

Prof. Dr. Mete, EÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı, Ege Obez Hasta Derneği, Ege Diyabetle Yaşamı Kolaylaştırma Derneği ve Ege Osteoporozlu Hasta Derneği işbirliğiyle düzenlenen 4.Halk Kongresi'nde, "Şişmanlık ve Ruhsal Durum" konulu bir tebliğ sundu.

Mete, "Günümüzde esas olan yalnızca kilo vermek değil, yaşam tarzı değişiklikleri ve yaşam kalitesini arttırmaktır." şeklinde konuştu.

Yaşam tarzı değişikliklerinin diyet düzenleme, hareketlilik ve davranış özelliklerini içerdiğini kaydeden Mete, "İdeal bir zayıflama programında, bütün bu bölümlerin ilaç tedavisinin yanında yer alması gerekmektedir." diye konuştu.

Modern toplumlarda her 4 ya da 5, bazı toplumlarda ise her iki kişiden birinin fazla kilolu olduğunu vurgulayan Mete, "Sağlıklı yemek değil, tüketmek üzere planlanan bir ortamda zayıflamak güçleşti. Şişmanlık giderek önemli bir toplum hastalığı haline geldi. Zayıflama ve diyet kitapları enflasyonu, ticari kaygılarla açılan zayıflama merkezleri ne yazık ki sağlıklı kilo vermeyi giderek güçleştirmeye başladı." şeklinde konuştu.

Araştırmaların, şişmanların ince arkadaşlarından daha çok yemediğini ama yediklerinin daha fazla yağ olarak depolandığını ya da az yediklerinde zayıf kişilerin şişmanlara oranla daha fazla kilo verdiğini gösterdiğini açıklayan Hayriye Elbi Mete, "Şişmanlar, kilolu oldukları için acıkmaz. Zayıflar ise tam tersine, kan şekerini düzenleyen etmenler sebebiyle daha fazla acıkır." dedi.

Kilo verip uzun süre yeni ağırlığını korumayı başaran kişilerle ilgili araştırmalarda en önemli ortak yönün, bu kişilerin yaşama biçimini değiştirmesi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Mete, "Kilo vermek zorlu bir süreçtir ama kiloyu korumak daha da zor olabilir. Kilo verme sınırlı bir süredir. Haftalar, aylar içinde ulaşılacak bir maraton koşusu gibidir. Oysa kiloyu korumak yaşam boyu sürer. Kilo vermek, eziyet çekmek değildir. Daha keyifli bir yaşam şansı olabilir. Zayıflamakla yalnız kilo azalmaz, kişilerin yaşama bakışı, hareket edebilme becerisi ve beklentileri değişir." diye konuştu.

Obezite tedavisinde davranışçı yöntemler ve yaşam tarzı değişikliğini ilaç tedavisiyle birlikte uygulamanın en iyi sonucu verdiğini belirten Mete, "Kilo vermek ve yeni kiloyu korumak kararlı olmayı gerektirir." şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious