Kimi kimin vatanından kovuyorlar

Kimi kimin vatanından kovuyorlar.18120
  • Giriş : 03.11.2008 / 15:49:00
  • Güncelleme : 03.11.2008 / 15:57:04

Erdoğanın'ın sözlerini Ahmet Türk "Kim kimi kimin vatanından kovuyor" diye cevapladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DTP'lilerin Diyarbakır'da başlattığı 2 günlük oturmla eylemi olaysız sona erdi. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Başbakan Erdoğan'ın "ya sev ya terk" mantığıyla ifade ettiği cümlelerin tam bir pervasızlık örneği olduğunu ileri sürerek , "Kim kimi kimin vatanından kovuyor" diye cevapladı.

DTP'li milletvekilleri, Belediye Başkanları, Parti Meclis üyeleri ve İl Başkanlarının Diyarbakır'da başlattığı 2 günlük oturma eylemi bugün sona erdi. 7.Kolordu komutanlığı lojmanında sinyal kesici jammerler yerleştirildi.

Batıkent çevresinde önlem alan polislere taş atmak isteyen çocuklara ise DTP'liler engel olarak dağıttı. Batıkent alanındaki meydanda DTP'li milletvekili ve Belediye Başkanlarıyla birlikte basın açıklamasını okuyan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Hükümetin çıkardığı son tezkereye ve savaş politikalarına karşı geliştirdikleri tepki eylemi ile kürt sorununun Demokratik çözümüne bir kez daha vurgu yaptıklarını belirterek. "1999 sonrası Türkiye'de geliyen kısmi barış ortamını değerlendirmeyen AKP hükümetinin ülkeyi nasıl bir felaketin eşiğine getirdiğine hep birlikte tanıklık ediyoruz. PKK'nın ilan edildiği ateşkeslere, opernazsyonlarla cevap verildiği süreçlerde bizlerde aydınlarda sürekli olarak hükümeti uyardık. Demokratik bir çözüm için koşulların olgunlaşıtğını fırsatın kaçırılmaması gerektiğini açıkça ifade etti. Ancak o dönemler yapılan çağrılara kulak tıkayarak bilinen eski yöntemlerle Kürt sorununun çözeceğini düşünen AKP malesef tarihi bir yanlış yaparak Türkiye'nin bugünkü durumuna düşmesine neden olmuştur. Kürt sorunu çözümüne çok yaklaşıldığı o dönemlerde AKP hükümeti sürece yayarak bitirme taktiğinde ısrar ettikçe bizim kaygılarımızda artamaya devam etmişti. Bgün içinde bulunan tabloyu üç yıl öncesinden tahmin etmeye kahin olmaya gerek yoktu. Hükümet çok önemli fırsatları elinin tersiyle tepmiş ve yangına adeta körükle giderek bugünkü tabolnun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Diyaloğa, tartışmaya ve uzlaşı kültürüne kapalı olan Erdoğan'ın bu tavrı ağır bir fatura olarak bugün toplumun önüne çıkmıştır" dedi.

BAŞBAKAN HALKI KIŞKIRTARAK PROVAKATİF AÇIKLAMA YAPIYOR

Ahmet Türk, İmralı sistemi üzerinden toplumun gerilmeye çalışıldığını ileri sürerek, "Şimdi buradan soruyoruz eğer imralı'da yaşanan yalan ise bunu söylemek için neden 15 gün bekledinizb. Neden insanların sokaklarda ölümünü ve işkenceden geçirilmesini izlerken bir açıklama ihtiyacı yapma hissetmediniz. Eğer imralıda yaşanan yalan ise buyrun bağımsız bir heyet veya meclis insan hakları komisyonunu İmralı'ya gönderip gerçekleri hep birlikte öğrenelim. Başbakan halkı kışkırtmaya devam etmeyi bir siyasi taktik olarak sürdürmektedir. bir yandan kalkı kışkırtacak provakatif açıklamalar yapmakta, diğer yandan halka karşı şiddet uygulamakta ve ortaya çıkan görüntüdende parntimizi sorumlu tutmaktadır. Bunu kabul etmem mümkün değildiir. Oysa önceki dönemlerde sanki kadında olsa çocukda olsa gereğini yapacağız diyerek, çocukların sokak ortasında ölümüne yolaçanda, son terörist kalıncaya kadar operasyona devam edeceğiz diyerek savaşı derinleştirende, Kürtlere yönelik linç girişimlerini insanların evlerinin, işyerlerinin ateşe verilmesini duyarlı vatandaşların haklı tepkisi olarak lanse edende kendisi değilmiş gibi, halen partimizi suçlamaya devam etmesi, Sayın Başbakan'ın büyük bir çelişkisidir" dedi..

AKP, KÜRTLERİ DENETİM ALTINA ALMAK İÇİN KAPATILMADI

Türk, "Devletin ve ordunun AKP'yi biçtiği rol Kürtleri denetim altına alma görevidir. AKP'nin kapatılmamasının nedenide açıkça budur. Ancak sayın başbakan şimdi Kürtlerin desteğini önemli ölçüde kaybettiğini görünce paniklemeye başlamıştır. Çünkü kürtleri kontrol altında tutamayan bir AKP'yi ABD'nin de, Ordununda gözden çıkaracağını çok iyi biliyor. AKP'nin Diyarbakır'ı istemesi ısranının altında yatan nedeni budur. Kürtleri kontrol altında tutmak AKP'nin varlık, yokluk gerekçesidir. Ama şimdiden Sayın Başbakan'a geçmiş olsun diyelim. siz tercihinizi çözümden yana koyarak halkın desteğini almak yerine, statükocu güçleri arkanıza alarak güçlü olacağınızı sandınız ancak yanıldınız".

KİM KİMİ KİMİN VATANINDAN KOVUYOR

Ahmet Türk, Erdoğan'ın ırkçı bir sloganı Hakkari'de sarfetmekten çekinmediğini ve 'Ya sev ya terket' mantığı ile ifade ettiği cümlelerin tam anlamıyla bir pervasızlık örneği olduğunu belirterek, "Bu ülke ve elbetteki bayrak bu değerleri birlikte yaratan Kürtlerin, Türklerin ve diğer kesimlerin ortak değeridir. Bu ortak değerler hiç kimsenin tekelinde değildir. Ancak, Erdoğan'ın tekçi ve ırkçı yaklaşımını reddedenleri ülkeyi terk etmeye davet etmesi tam bir aymazlık örneğidir. bu vatan hepimizin ortak vatanı değil mi? Kim kimi kimin vatanından kovuyor. Başbakan Tahrik etmeye, halkın değerlerine hakaret etmeye devam ediyor. ABD'den icazetli bir Başbakanın bu halkı kendi anavatınından kovma çağrısı trajikomik bir durumdur. Kimlerin Başbakanı olduğu artık iyice anlaşılmıştır. Bizleri tahrikle suçlayanlar, önce kendi eylem, söylem ve yayınlarına bir baksınlar"dedi.

İMRALI ÇÖZÜM İÇİN EN ETKİLİ DİYALOĞ KAPISIDIR

Türk, "Toplumdaki hassasiyetlerinde dikkate alınması ile İmralı sistemine artık son verilmelidir. İmralı'da evrensel hukukun gerekleri acilen yerine getirilmelidir. İmralı sistemi bir tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanılmamalı, tam tersine çözüm için en etkili diyaloğ kapısı olarak görülmelidir. Yeni bir demokratik anayasa ihtiyacının net bir şekilde ortaya çıkmış olması karşısında, bunun gerekleri yapılmalıdır. Türkiye daha modern, daha demokratik bir sivil anayasaya kavuşturulmalıdır. Vatandaşlığın etnik kimlikle özdeşleştiği bir tanım yerine, Anayasal vatandaşlık tanımı içerisinde daha kapsayıcı ve çok kültürlülüğü kabul eden bir düzenleme yapılmalıdır. Vatandaşların kendi ana dillerinde yayın ve eğitim yapmaları önündeki engeller yeni anayasa ile birlikte kaldırılmalıdır"

BARIŞ İÇİN HODRİ MEYDAN DİYORUZ

Ahmet Türk açıklamasının son bölümünde , "Tüm Türkiye halkına seslenmek istiyoruz. Bizim en büyük amacımız kardeşliği sağlamak ve pekiştirmektir. Biz DTP olarak Türkiye'de birlikte yaşamanın mücadelesini veriyoruz. Bu birliği demokratik temelde geliştirmek ve Türkiye'nin getirildiği felaket eşiğinden uzaklaştırmak istiyoruz. Bunun dışında partimize yönelik hiçbir yakıştırmayı kabul etmiyor, bu söylemlerin halkları karşı karşıya getirmeye hizmet etme dışında bir işe yaramadığınıda ifade ediyoruz. Bu halkın iradesine saygı duyduunuzu gösterin. Bir araya gelip sorunun çözümünü tartışalım. DTP, bu sürecin önünü açacak diyaloğa hazırdır. Eğer demokratik çözüm ve barıştan yanaysanız işte buyrun, bizde barış adına hodri meydan diyoruz" diye konuştu. Türk, 2 günlük oturma eylemlerinin sona erdiğini ve kalabalığın sessizce dağılmasını istedi.

KANLDHABER

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*