Kırık karnelere hazırlıklı olun

  • Giriş : 15.06.2006 / 00:00:00

İlk ve orta dereceli okulların 19 Haziran Pazartesi günü tatile girecek olması sebebiyle uzmanlar, karnelerdeki kırık notlar konusunda velileri uyarıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Karnenin çocukla ilgilenme ölçüsü olduğunu belirten uzmanlar, ”Özel öğrenme güçlüğü kısaca çocukların belirli alanlarda yetersizlikler göstermesi olarak tanımlanır. Özel öğrenme güçlükleri, matematik öğrenme güçlüğü, okuma öğrenme güçlüğü, yazılı anlatım güçlüğü ve başka türlü adlandırılamayan öğrenme güçlüğü şeklinde sınıflandırılır. Bir çocukta öğrenme güçlüğü bulunması onun hiçbir şey öğrenemeyeceği anlamına gelmez. Karne çocukla ilgilenme ölçüsüdür.” diyor.

”ÖĞRENME GÜÇLÜ GENETİKTİR”

Çocuk ve Ergen Ruh Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayten Erdoğan, bilim adamı Albert Einstein’in da disleksi sorunu yaşadığının bilindiğini öğrenme güçlüğü bulunan kişilerde zeka sorununun bulunmadığını söyledi. Okuma, yazma, aritmetik veya iletişim gibi alanların birinde, nadir olarak da birkaç alanda öğrenme güçlüğü gözlenebileceğini anlatan Erdoğan, ”Bunun nedeni beynin bilgiyi alma ve işleme kapasitesindeki güçlüklerdir. Öğrenme güçlüğü genellikle genetiktir. Anne-baba veya yakın akrabalarda benzer sorunlar sıklıkla rastlanır. Yeni nesil çocuklar ebeveynlerinden farklı olarak gelişen tıbbi olanaklar ve tedaviler sayesinde öğrenme güçlüğünün üstesinden gelerek başarılı olabilirler.” dedi.

”EN SIK GÖRÜLEN ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN DİSLEKSİDİR”

En sık görülen öğrenme güçlüğünün disleksi olduğunu kaydeden Erdoğan, ”Disleksi, yazılan kelimeleri anlamada güçlük olarak açıklanabilir. Çocuk okul çağına geldiğinde okumada zorluk yaşamasıyla anlaşılır. Okumada yanlışlıklar, okuma hızında yavaşlık, sesleri okumakta ve bazı harfleri öğrenmede güçlük, hecelemede ve harfleri ayırmada zorluk, yanlış sözcük kullanma ve sözcük - hece atlamaları olmaktadır. Özel eğitim ve terapi yaklaşımlarıyla düzeltilmesi mümkündür.” diye konuştu.

Belli alanlarda yetersizlik yaşayan çocuğun bundan dolayı ders çalışmayı, ödev yapmayı, kitap okumayı sevmeyeceğini dile getiren Erdoğan, ”Kolay sıkılır, dikkat süresi kısadır, çalışırken birisinin yönlendirmesine ihtiyaç duyar. Genellikle eşya-oda düzeni konusunda sorun yaşarlar, zaman (bugün-yarın), yön kavramında (sağ-sol-kuzey-güney), saati öğrenmekte güçlük çekerler. Dili kullanma becerisi zayıftır. Hikaye anlatma, bir olayı anlatma, kendi duygu-düşüncelerini ifade etmede, soyut kavramları anlamada zorlanırlar.” şeklinde konuştu.

Öğrenme güçlüğü olan çocuklarda yüzde 50 oranında dikkat eksikliğinin ve hiperaktivite bozukluğu birlikte bulunduğuna işaret eden Erdoğan, ”Hem öğrenme güçlüğü hem de dikkat problemlerinin bir arada olması çocuğun okul hayatında güçlükler yaşamasına neden olur. Erken ve zamanında uzman yardımı almak çocuğun öğreniminde geri kalmasını önleyerek, kendine güveninin zedelenmesine engel olur.” dedi.

Öğrenme güçlüğü olan çocukların erken dönemde teşhis edilip, gereken tedavi ve eğitimin alınmasının önemine işaret eden Erdoğan, ”Tanısı çocuk psikiyatrisi uzmanı hekim tarafından, psikometrik testlerin de yardımı ile belirlenir. Çocuğun hangi alanda yetersizlik yaşadığı klinik ortamda birtakım psikometrik testlerle belirlendikten sonra çocuğa özgün özel eğitim programı yapılarak, aile- öğretmen işbirliği ile tedavi yürütülür. Tedavide dikkat eksikliği de eşlik ediyorsa ilaçlar da kullanılabilmektedir.” diye konuştu.

”KARNE ÇOCUKLA İLGİLENME ÖLÇÜSÜDÜR”

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 Nolu Şube Başkanı Selçuk Türkoğlu ise, karnesinde kırık olan öğrencilere şiddet uygulanmamasını isteyerek, ”Karne sizin çocuğunuza verdiğiniz önemin göstergesidir. Çocukla ilgilenmeyen veliler, karnedeki kırık nedeniyle onlara zaman zaman yanlış şekilde davranabiliyor. Biz şunu söylüyoruz, karne velinin çocukla ilgilenme ölçüsüdür. Veli, yıl boyunca çocuğuyla doğğru dürüst ilgilenmiyor, kırıkları görünce çılgına dönüyor. Karnedeki kırıklar hayatın sonu değildir. Çocuklara bunu aşılamamız lazım” dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious