Kışa hazır mısınız?

  • Giriş : 07.11.2006 / 00:00:00

Soğuğun etkisiyle bazı deri hastalıkları da artabiliyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"Bu dönemlerde, soğuk-kuru hava, düşük nem, rüzgar ve kirli havaya dikkat edilmeli. Maruz kalınan düşük nem, rüzgar, hava kirliliği, iç ve dış ortamdaki ısı farkının yüksek oluşu, uzun süreli kalınan kapalı ortamlar, tüm bu faktörlere ilave olarak kış aylarının yarattığı depresif etki, egzama, psoriazis (sedef hastalığı), sivilce, vitiligo, seboreik dermatit gibi deri hastalıklarının artmasına neden olur.’’

Türker, deri yapısı kuru olanlar, bebekler, çocuklar ve yaşlılar ile ’atopik’ denilen alerjik bünyelilerin, soğuk kış aylarında daha çok etkilendiğini de kaydetti.

Soğuk havalarda deriden su kaybının fazlalaştığını, bu durumun da deri kuruluğuna yol açtığını dile getiren Türker, bunun sonucunda da kaşıntı meydana geldiğini söyledi.

Kaşıntı ön plana çıkıyor

Türker, kuru deride matlık, ince çatlamalar ve pullanmalar görüldüğünü ve kaşıntının ön plana çıktığını anlattı:

’’İyi bir nemlendirici, derinin kaybettiği nemi takviye eder, ancak derideki bu su rezervini korumak da gerekir. Nemlendiriciler ve emollientler dediğimiz yumuşatıcılar özellikle banyodan çıkar çıkmaz, ilk üç dakika içinde sürülürse, deri için maksimum su çekme özelliğini gösterir.

Ayrıca el egzaması olanlar, her el yıkamadan sonra, gece yatmadan önce ve özellikle soğuk hava ile temastan önce mutlaka uygun el nemlendiricilerini sürmelidirler.

Dışarıyı çıkmadan önce yüz, eller gibi soğuk ile temas eden bölgelerin nemlendirilip, eldiven, kaşkol, şapka gibi koruyucu giysilerle kapatılması, özellikle egzamaların alevlenmesinin önlenmesi açısından son derece önemlidir.’’

Cilde zarar vermeyen ürünler

Özellikle yüz ve ellerin, soğuk ve kirli havanın daha çok etkisi altında olduğunu vurgulayan Türker, deri temizliğinde, cildin koruyucu film tabakasına zarar vermeyen, pH değerine uygun, renksiz, parfümsüz ve emülgatör denilen bazı katkı maddelerini içermeyen, aynı anda deriyi de kurutmayan medikal ürünlerin kullanılması gerektiğini söyledi.

Türker, soğuğun cilde olumsuz etkisini önlemek için nemlendirici dışında, sokağa çıkıldığında soğuktan koruyucu giysiler giyilmesi ve eldiven kullanılmasının yararlı olacağını kaydetti.

Evlerin nemlendirilmesinin önemine de değinen Türker, kalorifer peteklerinin üzerine ıslak havlu veya sobanın üzerine bir demlik su koyulmasının odanın nemlendirilmesi açısından uygun olacağını vurguladı.

Türker, günde en az 1-1.5 litre su içilmesinin de derideki nem oranını artıracağını kaydederek, özellikle kirli havaya daha fazla maruz kaldığı için saçların da bere veya şapka kullanılarak korunması gerektiğini sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious