Kışın zor günler bekliyor

  • Giriş : 15.07.2006 / 00:00:00

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, Nevşehir'de hükümeti vatandaşa şikâyet etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aksaray caddesinde yaklaşık 30 dakika yürüyüp, vatandaşlarla konuşan Mumcu, hükümetin uyguladığı ekonomi politikasını hava kaçıran bir balona benzetip, "Kışın bizi zor günler bekliyor" dedi; Alevilik inancına da din derslerinde ve kitaplarında yer verilmesini istedi.

Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafa Paşa Beldesinde düzenlenen Kültür ve Sanat Etkinliklerine katılmak üzere Nevşehir'e gelen Mumcu, önce partisinin il teşkilatını ziyaret ederek, burada düzenlediği basın toplantısıyla gazetecilerin sorularını yanıtladı. Sorulan sorular üzerine hükümetin ekonomi politikasını eleştiren Mumcu, uygulanan ekonomi politikalarını hava kaçıran bir balona benzetti. Özellikle önümüzdeki kış aylarında Türkiye'yi çok zor günlerin beklediğini kaydeden Mumcu, "Hükümetin ekonomide yaptığı hiçbir şey yok. Yapılması gereken yapısal reformların hiç biri yapılmadı. Vatandaşlardan toplanan vergilerden gelen sıcak parayla finanse edilen ekonomi balonu maalesef hava kaçırıyor. Kışın bizleri daha da zor günler bekliyor. Türkiye özellikle Ocak, Şubat aylarında çok büyük tehlikelere gebe yapılacak. Hükümet, elindeki fırsatları kaçırdı, 4 yıldır hiçbir fırsatı değerlendiremedi." dedi.

Nevşehir'in Hacıbektaş Veli'yi anma törenlerine hazırlanmakta olan Hacıbektaş ilçesi Belediye Başkanı Ali Rıza Selmanpakoğlu'nun Ankara'da bazı gazetelere verdiği "Din Kültürü Dersinde Aleviliğin öğretilmesinin tehlikeli olacağı" yolundaki demeçlerinden yola çıkılarak sorulan "Alevilik din derslerinde öğretilmeli mi" şeklindeki bir soruya ise Mumcu şöyle cevap verdi: "Din dersinde de kitaplarında da Aleviliğe mutlaka yer verilmeli. Alevi vatandaşlar, kendi inançlarını öğrenmekten mahrum edilmemeli. Daha etkili bir din dersi verilmeli, seçmeli ders olarak mezhep ve benzeri fark gözetilmeksizin isteyen öğrenmeli. Laiklik din ve vicdan özgürlüğü değimlidir? Öyleyse Aleviler kendi inançlarını doğru olarak öğrenmek istiyorsa, öğretilmesini istiyorsa bu haklarından mahrum tutulmamalı. Aksi olunca ne oluyor. Vatandaş farklı cemaatlere yöneliyor. İnsana bu imkânı vermeyince 'Alevilik İslam dışıdır" gibi tartışmalar ortaya çıkıyor, irtica tartışmaları gündeme geliyor. İrticayı da tehdit olarak niteleyen devlet, bir an önce Aleviliğe din derslerinde ve kitaplarında yer vermeli, üstüne düşeni yapmalı ve hizmet devleti olmalıdır".

Ortadoğu'da İsrail'in Lübnan'a karşı giriştiği harekât konusunda Türkiye'nin üzerine düşen vazifeyi yaptığı görüşünü savunan Mumcu, " İsrail'in, kaçırılan asker nedeniyle olayı kendi güvenliği gibi nitelendirmesi kabul edilemez; kabul edilse bile hiçbir günahı olmayan masum vatandaşların hayatına kastedilmesi, durumun Lübnan'a kadar uzanması büyük tehlikedir. Ortadoğu'da güç gösterisinden vazgeçilmesi gerekir. Türkiye'nin de bu gerçeği biran önce İsrail'e anlatmak için çaba sarf etmesi gerekir. Hükümet harekete geçerek gerekli girişimlerde bulunmalı. İşler karıştırılmadan bu ateş biran önce söndürülmeli. Aynı zamanda uluslar arası örgütler ve bölge ülkeleri de hemen müdahale etmeli" şeklindeki konuştu.

Mumcu, partisinin Nevşehir İl Teşkilatında düzenlediği basın toplantısından sonra Nevşehir Ziraat Odasını ziyaret etti. Ancak Mumcu, parti il teşkilatına yaklaşık 700 metre uzaklıktaki Ziraat odasına yürüyerek gitmeyi tercih edip caddeye indi. Aksaray caddesinde yaklaşık 30 dakika yürüyen Mumcu, vatandaşları dinledi, esnaflara ekonomik durumlarını sordu. Bu arada hükümeti vatandaşa şikâyet eden Mumcu, " Ben buraya gelmezsem ne sizi kimse dinler ne de kameralar çeker. Ben sizi dinlemeye geldim" dedi. Beraberinde vatandaşlarla yürüyen Mumcu, yaklaşık 30 dakikada, yaklaşık 100 kişinin elini sıktı. Bu arada marketten ekmek ve simit aldı ve yol boyunca yiyerek yürüdü. Seyyar satıcılardaki peri bacası figürlü hediyelik eşyalara baktı ancak satın almadı. Seyyar bir ayakkabı boyacısına ayakkabısının tozunu aldırdı.

Daha sonra Nevşehir Ziraat Odasını Ziyaret eden Mumcu burada da çiftçileri dinledi. Mumcu, hükümetin tarım politikasını da şu sözleri ile eleştirdi: "Hükümet bir türkü tutturmuş devam ediyor. Türkiye'de ektiğinin karşılığını alabilen bir tane çiftçi varsa gösterin bana. Türkiye'nin neresinde. Pancar üreticisi mi ağlamıyor, buğday üreticisi mi üzüm, tütün, patates üreticisi mi kim alabiliyor hakkını. Türkiye'de üretmek cezalandırılan bir şey.

Bir vatandaşın "Üzümümüzü 3'e alıp 5 liraya sattılar. Mahvettiler bizi açız. İnsanlar aç. Kimsemiz yok bizim. Televizyonda konuşuyorlar üzümüzü geçen sene 220 bine satmıştık. Bu sene 300 bin bekliyorduk 160 bine satmak zorunda kaldık" diye gösterdiği tepkiye ise, Mumcu, "Hiçbir şey söylemeye gerek yok. İşte çiftçinin durumu bu. Dünyanın en pahalı hayatı mazotu elektriği en az mesleği işte Türkiye'de. Benim gördüğüm şu, Atatürk'ün dediği gibi çiftçi milletin efendisidir. Hakikaten efendisi çünkü çiftçi efendiliğinden çıkarmıyor sesini. Türk milleti, çiftçisi bu hükümeti sandığa gömecek. Millet sandıkta hesap soracak. İyi ki demokrasi var sandık var." diye yanıtladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious