KKTC Cumhurbaşkanı Talat İstanbul'da

KKTC Cumhurbaşkanı Talat İstanbul'da.12543
  • Giriş : 03.04.2008 / 15:30:00

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Lokmacı Kapısı'nın açılmasından önce de pek çok kapının açıldığını, ''kapıların açılmasının Kıbrıs sorununun çözümünü doğrudan etkilemeyeceğini'' söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Swissotel'de basın mensuplarıyla bir araya gelen Talat, bugün açılan Lokmacı Kapısı'nın ilk defa 1958 yılında Lefkoşa bölünürken yapıldığını, daha sonra aradan geçen yıllarda açıldığını ve tekrar kapandığını anlattı. Talat, kendi duvarlarını kapının açılması amacıyla 2005 yılında yıktıklarını, ancak Rum tarafının çıkardığı zorluklar nedeniyle bunun bir türlü gerçekleşmediğini söyledi.

Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ile yaptıkları görüşme sonucu kapıyı açma kararı aldıklarını kaydeden Talat, kapının açılmasının sembolik anlamda en önemli noktasının, ''yıllar boyu birkaç kez açılıp kapanan bu kapının sonuçta tamamen açılması'' olduğunu vurguladı. Talat, ''İyi olmuştur. Bölgeye hem kuzey, hem güney için ekonomik hareket getirecektir'' diye konuştu.

Talat, kapının açılmasının sorununu çözümüne olası etkisiyle ilgili bir soruya karşılık, ''Daha önce de birçok kapı açıldı. Onlardan bir farkı yok bunun. Sonuç itibariyle kapıların açılması Kıbrıs sorununun çözümünü doğrudan etkilemez'' dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı, kapılar ilk açılmaya başladığında, iki tarafın birbirine yakınlaşacağı beklentisinin oluştuğunu, bunun aksine eski Rum lideri (Tasos) Papadopulos'un uyguladığı politika nedeniyle ilişkilerin zaman zaman daha da gerginleştiğini, diğer tarafa geçen Türklere saldırılar yapıldığını anımsatarak, ''önemli olanın kapıların açılması olmadığını'' söyledi. Talat, ''Dolayısıyla önemli olan güdülen politikadır. Yakınlaşma politikası ciddi olarak güdülürse, kapıların açılmasından çok daha önemli yarar getirir'' diye konuştu.

Daha çok kapının açılmasının mevcut çözümsüzlüğü pekiştirici ve kanıksatıcı etkisi olabileceğine de işaret eden Talat, bunun ikincil ama yine de gerçek bir etki olduğunu söyledi.

Talat, bir gazetecinin, ''kapının açılmasında bir günlük gecikmenin dedikodulara neden olduğunu'' ifade etmesi üzerine, kapının açılışıyla ilgili hem kuzeyde, hem de güneyde pek çok spekülasyon yapıldığını, ''Türk askeri izin vermiyor'' dahi dendiğini, ancak gecikmenin, gerçekleştirilen tamiratın 2 Nisanda bitmemiş olmasından kaynaklandığını bildirdi.

''Rum tarafının geri adım attığını ve tutumunun yumuşadığı görüyoruz. Devam etmesini bekliyor musunuz?'' sorusu üzerine Talat, şöyle dedi:

''Ben, 'Rum tarafı geri adım attı' demek istemiyorum, ama makul olan, insan aklının çıkarması gereken sonuç, diğer kapılar nasıl açıldıysa, bunun da öyle açılmasıydı. 'Rum tarafı bu gerçekçi çizgiyi sürdürecek mi?' diye sorarsanız, ben tabii ki umutluyum. (Hristofyas) Sadece gerçekçi değil, pragmatik ve sorun çözücü tutum ortaya koyarsa, hepimiz için çok iyi olacak. Çünkü önümüzde daha büyük meseleler var. Kıbrıs sorununun çözümü var. Daha çok ihtiyacımız var olumlu yaklaşıma...''

-ORGENERAL BÜYÜKANIT'IN AÇIKLAMALARI-

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, ''Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın 'Kıbrıs Türkü'nün tamamen güvende olduğunu görmeden adadan ayrılmayız' şeklindeki açıklaması müzakereleri nasıl etkiler?'' sorusu üzerine, şunları kaydetti:

''Sayın Büyükanıt'ın söyledikleri, bizim kalıcı ve adil çözüm arayışımızın askerce ifadesidir diyebiliriz. Sonuçta adil ve kalıcı barış, bütünlüklü çözüm, güvenli bir çözüm olursa olur, olmazsa da olmaz. O yüzden, ona çözüm bile diyemezsiniz. Onun için tabii ki Kıbrıs'taki Türklerin güvenliği, sorunun çözümünde tam olarak sağlanacak ve ancak o zaman 1974'te Türkiye'nin gerçekleştirdiği müdahale siyasi amacına ulaşmış olacak.''

Talat, Kıbrıs'ta sağlanacak bir anlaşmanın Kıbrıs Rum kesimi, Türk tarafı, Yunanistan, Türkiye ve İngiltere'nin içinde yer aldığı 5 tarafın onayını gerektirdiğini hatırlatarak, ''Sayın Büyükanıt, 'Anlaşmaya rağmen biz orada kalacağız' demedi. Ama Türk ordusunun nasıl bir anlaşmayla Kıbrıslı Türkleri güvende göreceğini ifade etti. Dolayısıyla daha başka anlamlar aramaya gerek yok. Yapılacak anlaşmaya 5 taraflı onay gerçekleştikten sonra, bunların içinde Türkiye de olduğuna göre, Türk ordusu da Türkiye'nin parçası olduğuna göre, imzalayan herkes o anlaşmanın arkasında duracak. Ordu dahil'' diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious