Koç, meslektaşını da çağıracak

  • Giriş : 20.08.2006 / 00:00:00

Türkiye, sözde Ermeni soykırım iddialarını gündemden düşürmeyen ülkelere karşı önemli bir mesaj vermeye hazırlanıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye-Ermenistan ilişkileri açısından önemi bulunan Van Gölü’ndeki Akdamar adasında bulunan tarihi kilisenin restorasyonunda sona yaklaşıldı. 15 Ekim için planlanan açılışı Başbakan Tayyip Erdoğan yapacak.

Hacıbektaş’ta din istismarı yapıldı

Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma etkinliklerine hükümeti temsilen katılan Kültür Bakanı Atilla Koç, siyasi partilerin törenleri gövde gösterisi haline getirmesine tepki gösterdi. Hacı Bektaş’ın Nakşibendi, Mevlânâ, Yunus Emre gibi din ve tasavvuf büyüğü olduğunu söyleyen Koç, “Bir başkası için yapılınca din istismarı oluyor da, Hacı Bektaş için yapılınca olmuyor mu? Dindar bir adam olarak, din istismarının hepsine karşıyım. Bu işlerin siyasete de bir faydası yok.” dedi.

Açılışa, sözde soykırımı tanıyan ülkelerin kültür bakanları da davet edilecek. Kültür Bakanı Atilla Koç, Ermenistan ile sözde soykırım iddialarına en fazla destek veren Fransa’nın bakanlarını bizzat davet edeceğini açıkladı. Koç, “Türkiye’nin kültür varlıklarına nasıl sahip çıktığını gelip görsünler.” dedi.

Parlamentolarında sözde soykırım iddialarını kabul eden ülkeler şunlar: Fransa, Rusya, İtalya, Kanada, Yunanistan, Arjantin, Slovakya, Avustralya, İsveç, Güney Kıbrıs, Uruguay, İsviçre, İsveç, Belçika ve Polonya.

İki yıl önce başlayan restorasyon çalışmasında Başbakan Erdoğan’ın talebi üzerine Ermeni kökenli Zakarya Mildanoğlu isimli mimar da görev yapıyor. M.S. 915-921 yılları arasında dönemin Ermeni kralı tarafından yaptırılan kilisenin restorasyonu için Kültür Bakanlığı yaklaşık 4 trilyonluk (TL) bir kaynak ayırdı.

Kültür Bakanı Atilla Koç, kültürel varlıklara sahip çıktıklarını söylerken son dönemde Ilısu Barajı’nın yapımı sebebiyle gündemden düşmeyen Hasankeyf konusunda önemli açıklamalar yaptı. Hasankeyf’in ihtisas alanı olduğunu belirten Koç, “Konuyu en iyi bilen kişi benim.” iddiasında bulundu. Koç, Hasankeyf’in Efes gibi ‘kazdıkça eser çıkan bir yer’ olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Zaten Hasankeyf bitmiş, tarihten silinmiş. Şehir ortadan silinip, tuz buz olmuş.

Kalan birkaç parça eseri de taşıyarak kurtaracağız.” Ilısu Barajı’nın ekonomik ve stratejik açıdan mutlaka yapılması gerektiğini ifade eden Koç, Hasankeyf için 50 milyon dolar ayrıldığını anlattı: “Bu iş için bizden çok çalışan olmadı.

Hasankeyf bin yıldır orada. Şimdiye kadar ne yapılmış? Hasankeyf’in keyfini kaçırmayacağız ve turizme açacağız. 6-7 sene sonra oralar çok güzel olacak.” Kültürel varlıklarla ilgili diğer çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Koç, “Diyarbakır surları onarıldıktan sonra şehrin çehresi değişecek. Efes, gece-gündüz gezilecek şekilde aydınlatıldı. Yakında Bergama da aydınlatılacak.” dedi.

Müzeler valiliğe devrediliyor

Bakan Atilla Koç, müzelerin bakım ve teşhirinin Batı ülkelerinde olduğu gibi özelleştirilmesini savundu. Koç’un verdiği bilgilere göre, 15 kütüphane ve 21 büyük müze dışındakilerin hepsi valiliklere devredilecek. Müzelerde yaşanan hırsızlıklara göndermede bulunan Koç, eski yöntemlerle eserlerin korunamayacağını anlattı: “Uşak’ta ‘Karun Hazineleri’ bana bağlıyken çalındı. Özel idareye verilseydi belki daha çok ilgilenilirdi. ‘Hırsız evin içindeyse oraya kilit tutmaz’ atasözü var. Ben bu işlerin dedikodusunda değilim; ama bir yerlere haber gönderiyorum, ondan sonra susuyorlar.” Özel sektörün önemine işaret ederken, Sabancı Müzesi’nde Rodin’in sergilenmesini örnek veren Atilla Koç, “Getirme masrafları aşağı yukarı 1 milyon dolar. Bir o kadar da tanıtım yapıldı. Yani bu aşağı yukarı üç trilyon para. Burada çalışan 10 bin kişinin aylıkları da var. Ben 772 trilyonluk bütçemle bu masrafı yapamam. İyi ki Sabancı Müzesi var ve bunları yapıyor. Dünyada da böyle bir işleyiş var.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious