Kocanın ayakkabı numarasını bilmiyorsan...!

Kocanın ayakkabı numarasını bilmiyorsan...!.10686
  • Giriş : 27.11.2007 / 06:37:00
  • Güncelleme : 27.11.2007 / 00:34:22

Türk vatandaşlığına geçiş daha çok futbol kulüplerinin yabancı oyuncu kotasını aşmak için kullandıkları bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Marco’lar Mehmet, Marcio’lar Mert, Louis Da Silva’lar Gökçek oluveriyor bir anda. Ay yıldızlı kimliği alır almaz Türk statüsünde top koşturabiliyorlar. Tabii Türk vatandaşlığına geçmek isteyenler sadece futbolcularla sınırlı değil. Başta eski Sovyet ülkeleri olmak üzere Doğu Avrupa, Asya ve Afrikalı pek çok kişi Türk vatandaşı olabilmek için nüfus müdürlüklerine müracaat ediyor.
Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde atılan adımlar ve ekonomide gelinen nokta Türk kimliğini taşımak isteyenlerin sayısını da her geçen gün artırıyor. Tabii bu taleplerin yoğunlaşması, hileli yollardan vatandaşlığına geçme çabalarını da beraberinde getiriyor. Çünkü 2004 yılında çıkarılan kanunla Türkiye Cumhuriyeti nüfus işlemleri yeniden düzenlenmiş ve vatandaşlığa geçiş şartlarında bazı değişiklikler yapılmıştı. Bu düzenlemeden önce herhangi bir Türkiye vatandaşıyla evlenen yabancılar, istediği takdirde ve yetkili merciler tarafından uygun görülürse hemen vatandaşlık hakkını elde edebiliyordu. Artık Türkiye vatandaşıyla evlenen yabancılar, üç yıl evli kaldıktan sonra Türk kimliğini taşıma hakkına sahip olabiliyor. Bu nedenle bazı yabancılar, kâğıt üzerinde evlilik yaparak üç yılın ardından vatandaşlık başvurusu yapmaya başladı. Tıpkı Almanya, Fransa, Avusturya gibi ülkelerde kaçak işçi statüsünden kurtulup oturum izni alma peşinde koşan gurbetçi Türkiye vatandaşları gibi. Daha çok para kazanmak için yabancı ülkelerde, zor şartlar altında çalışmayı göze alanlar, önce Türkiye’deki eşlerini ikna edip kâğıt üzerinde boşanıyorlar. Sıra, gidilen ülkede para karşılığında resmi evlilik yapacak birini bulmaya geliyor. Yaşı, dini, kültürü fark etmez. ‘Nasıl olsa evrak evliliği bu!’ deyip atıyorlar imzayı. Böylece gurbetçi vatandaşımız yeni ülkesinde hem rahatça çalışabiliyor hem de Türkiye’deki ailesine para gönderebiliyor. Türkiye’deki eşini terk edip yabancı ülkede yeni bir yaşam kuranların sayısının azımsanmayacak kadar çok olması da ayrı bir konu tabii. Yine de son yıllarda söz konusu ülkeler bu tür anlaşmalı evliliklerin önüne geçmek için sıkı önlemler almaya başladı. Fiili evliliğin sürdüğüne dair sağlam kanıtlar aranıyor artık.

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü de tıpkı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi bu tür hileli evlilikleri ayırt edebilmek için başvuruları sıkı bir değerlendirmeye tabi tutuyor. Müracaat yapılan illerde kurulan vatandaşlık inceleme ve değerlendirme komisyonları, talep sahiplerini inceleyerek kabul veya ret kararı veriyor. Örneğin vatandaşlık taleplerini değerlendiren komisyon, İstanbul’da salı günleri toplanıyor. Vali yardımcısının başkanlık ettiği komisyona Emniyet’ten, Milli Eğitim Müdürlüğü’nden, Jandarma’dan ve Nüfus Müdürlüğü’nden temsilciler katılıyor. Her hafta 35-40 arası talep masaya yatırılıyor. Bunlardan ortalama 2-3 tanesinin hileli olduğu tespit ediliyor genellikle. Komisyonun hileli başvuruyu tespit etme yöntemi ise istihbarat filmlerini aratmıyor. Öncelikle yabancı uyruklu kişiye İstiklal Marşı okutuluyor. Ardından belgelediği evliliğin fiili olarak devam edip etmediği araştırılıyor. Bunun için çiftler çapraz sorguya alınıyor. Soruların içeriği ise oldukça ilginç. Evin salonundaki perdenin desenleri, eşinin ayakkabı numarası, üç hafta önce pazar günü ne yaptıkları, eşinin dayısının oğlunun adının ne olduğu gibi sorular yöneltiliyor. Komisyon, çapraz sorguda verilen cevaplar tutuyorsa ve Emniyet Müdürlüğü’nün tahkikatı sonucunda herhangi bir sorun yoksa başvuruyu Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne yönlendiriyor.

Son 5 yılda 88 bin Türk, yabancıyla evlendi

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı, soybağı ve doğum yeri esasının yanı sıra evlilik yoluyla elde edilebiliyor. Türk vatandaşı olan biriyle üç yıldır evli olan ve evlilikleri fiilen devam eden yabancı uyruklular Türk kimliği alabiliyor. Son beş yıl içerisinde herhangi bir Türk vatandaşıyla evlenen yabancı sayısı ise 88 bin 81. Buna göre 2002 yılında 8 bin 416, 2003’te 6 bin 912, 2004’te 528, 2005’te bin 274, geçen yıl ise bin 823 yabancı uyruklu, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına geçti. Geçtiğimiz yıl Türk vatandaşıyla evlenen yabancı kadın sayısı 11 bin 678’ken ithal damatların sayısı 4 bin 227 oldu. Bu arada Türk erkekleri ile evlenen yabancı uyruklu kadınların sayısı, Türk kızları ile evlenen yabancı damat sayısını üçe katladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious