Köklü değişikliklere devam

Köklü değişikliklere devam.10458
  • Giriş : 21.11.2007 / 13:00:00
  • Güncelleme : 21.11.2007 / 13:15:47

Babacan: "Türkiye'yi 1. sınıf bir demokrasi haline getirmeye çabalıyoruz."dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin açıklamalarının Türkiye'yi üzdüğünü ve Türk halkının AB üyeliği konusundaki şevkini kırdığını söyledi. Türkiye'nin önümüzdeki dönemde çok köklü reformlar gerçekleştireceğini belirten Ali Babacan, bunun ilk adımının yeni Anayasa olacağını bildirdi.

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun 58. toplantısı TBMM'de yapılıyor. Toplantının açılışında bir konuşma yapan Başmüzakereci Ali Babacan, 2004 Aralık zirvesinden sonraki 2 yıllık süre içinde Türkiye'nin çok ciddi reformlar yaptığını, bu süre içinde Türkiye'nin Kopenhag siyasi kriterlerini yeterince karşılayan ülke konumuna geldiğini söyledi. Türkiye'nin 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra siyasi, sosyal ve ekonomik bir transformasyon yaşadığını ifade eden Babacan, Türkiye'nin o döneme göre bugün daha demokratik bir ülke olduğunu kaydetti. Babacan, Türkiye'nin imkansız denilen reformları gerçekleştirdiğini bildirdi.

"Reformlar yeterli mi? Arzu edilen noktaya geldik mi?" sorusunun cevabının 'hayır' olduğunu dile getiren Babacan, Türkiye'nin istenilen noktada olmadığını, daha yapılması gereken birçok düzenleme olduğunu söyledi. Bazı Avrupa ülkelerinden ve liderlerinden gelen tatsız açıklamalara rağmen Türk halkının AB üyeliliğine desteğinin her zaman yüzde 50'nin üzerinde çıktığını anlatan Babacan, Nisan ayında yapılamayan Cumhurbaşkanlığı seçimi, 22 Temmuz seçimleri ve arkasından yapılan Cumhurbaşkanı seçim sürecinde Türk demokrasisinin önemli bir sınav verdiğini, bu süreçte Türkiye'nin açık bir toplum olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Ali Babacan, müzakere süresinde Türkiye'nin karşılaştığı ilk sorunun Kıbrıs olduğunu, bu sorunun köklü çözümü için Türkiye'nin çaba harcadığını belirtti. Babacan, ikinci önemli sorunun Almanya'daki seçim süreci olduğunu ancak Türkiye'nin Almanya'nın dönem başkanlığında üç müzakere başlığını açarak yoluna devam ettiğini kaydetti. Fransa'daki seçim süreci ve arkasında kurulan hükümetin, Türkiye-AB ilişkilerinde yaşanan sıkıntıları azaltmadığını anlatan Babacan, "Fransa'nın tutumu bizi üzmektedir. Maalesef Fransa'dan yapılan açıklamalar halkımızın AB üyeliği konusundaki şevkini, isteğini olumsuz yönde etkilemektedir. Ümidimiz, zamanında taahhüt edildiği gibi Türkiye'nin AB üyelik sürecine devam etmesi, resmi sürecin aksamamasıdır. Umudumuz, Avrupa'da çok yaygın olan 'ahde vefa' ilkesine uyulmasıdır" diye konuştu.

17 Nisan tarihinde yaptığı açıklama ile Türkiye'nin müzakerelerde izleyeceği yolu kamuoyuna açıkladığını hatırlatan Ali Babacan, bu çalışmayla 2013 yılına kadar 35 müzakere başlığında, hangi kurumun ne çalışma yapacağının belirlendiğini söyledi. Bu çalışmanın, açılmayacak olan 8 müzakere başlığını da kapsadığını anlatan Babacan, "Bu bir ilk. Türkiye, müzakere sürecinde yapacağı çalışmaları dışardan gelecek takvime göre değil, kendi belirlediği takvime göre yapacağını gösterdi. Reform sürecinin sahibinin biz olduğumuzu herkese gösterdik" dedi.

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Avrupa Birliği'nin kendisinin bir barış projesi olduğunu, ancak bunun ötesinde 21. yüzyılın en önemli barış projesinin Türkiye'nin AB üyeliği olduğunu bildirdi. Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra medeniyetler arası çatışma fikrinin sürekli gündeme geldiğini dile getiren Babacan, Türkiye'nin bu kapsamda BM'nin öncülüğünde ispanya ile ortak bir girişim başlattığını hatırlattı. Türkiye'nin AB üyeliğinin barışa küresel bir boyut kazandıracağını anlatan Babacan, üyeliğin, farklı din ve medeniyetlerin ortak değerler etrafında bir araya gelebileceğinin göstergesi olacağını kaydetti.

Ali Babacan, önümüzdeki dönem Türkiye'nin çok köklü reformlara imza atacağını bildirdi. Bunun ilk aşamasının, yeni Anayasa reformu olduğunu ifade eden Babacan, "Bu Anayasa nasıl olacak? Kophenag siyasi kriterlerini karşılayan bir Anayasa olacak. Türkiye'yi 3 sınıf değil, 2 sınıf değil 1. sınır bir demokrasi haline getirecek bir Anayasa olacak. Temel hak ve özgürlükler alanında yeni açılımlar yapacak bir Anayasa olacak" diye konuştu. Babacan, Türkiye'nin yeni ve katılımcı bir Anayasa'yı hak ettiğini belirterek, reform çalışmalarının yeni Anayasa ile sınırlı olmayacağını, buna paralel olarak yasal düzeydeki reformların da devam edeceğini bildirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious