Komşusu askeri savcı olanın başına gelenler

Komşusu askeri savcı olanın başına gelenler.11558
  • Giriş : 02.07.2009 / 08:14:00

Başkent’in göbeğinde yaşanan bir olay, CHP'nin itiraz ettiği asker kişilere sivil yargı yolunu açan düzenlemenin ne kadar gerekli olduğunu gözler önüne serdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başkent'in göbeğinde yaşanan bir olay, TBMM'de, asker kişilere sivil yargı yolunu açan düzenlemeye itiraz eden CHP'lilerin haksızlığını ortaya koyarken, düzenlemenin ne kadar gerekli olduğunu da gözler önüne serdi. Teras komşusu askerî savcı olan, astsubay eşi Fatma Gürlek, savcının kendi kullanım alanı dışında başlattığı kaçak inşaata itiraz edince, inşaat ustalarının ve askerî savcının saldırısına uğradı.

KAÇAK DEPO YAPTI

Astım hastası olan ve eşi şark görevinde olan astsubay eşi Fatma Gürlek'in komşusu Askerî Savcı Yarbay K. Haluk Yavuz, binadan izinsiz bir şekilde teras katında tadilat çalışması başlattı. Teras katında başlatılan çalışma sonrasında kendi kullanım alanına kaçak inşaat (depo) yapıldığını gören Gürlek, komşusu askeri savcı ile konuşmak istedi. Askeri Savcı Yavuz, teras katında 2 inşaat ustası ve eşi ile birlikte Gürlek'in konuşma talebine tehdit ile karşılık verince, kısa süreli tartışma yaşandı.

HAKKINI ARAYAN KADINA SALDIRI

Yaşanan tartışmanın ardından 15 yıldır GATA'da astım tedavisi gören Gürlek'in üstüne ustalar ile birlikte Savcı Yavuz saldırdı. Bu saldırı esnasında bayılan Gürlek için komşuları ambulans çağırdı. Panik halinde askerî savcı ise yanında çalıştırdığı ustalarını alarak Ş. Erkan Ataman Karakolu'na gitti. Yarbay Yavuz ve inşaat ustaları, karakolda Gürlek hakkında 'darp', 'mala kastetme', 'hakaret' ve 'tehdit' olayları ile kendilerini mağdur ettiklerini iddia etmeleri üzerine ise polis hasta bir kadını 3 erkeği dövdüğü gerekçesi ile ifadesini almak üzere bir gün sonra evinden aldı.

“İZİN ALMADI”

Geçen hafta Çarşamba günü polisler tarafından evinden alınarak Ş. Erkan Ataman Polis Merkezi'ne getirilen mağdure Gürlek, ifadesinde, “Teras katımda binaya ait olan ve iki teras katını birbirinden ayıran çatının yerinde olmadığını gördüm. Yan komşumun kendi teras katına bu alanı tahsis ettiği gibi, bir de kendisine özel bir kapı açtırdığını gördüm. Bunun üzerine komşuma neden binadan izinsiz bir şekilde böyle bir girişimde bulunduğunu sordum. Sorumun üzerine ise komşum Yavuz, bu alanı depo olarak kullanmaya ihtiyacının olduğunu söyledi. Bunun üzerine de böyle bir inşaat yaptırdığını belirtti” dedi.

“TEHDİT ETTİLER, HEM DE SALDIRDILAR”

İfadesinde tehdit edildiğini belirten Gürlek, “Ben söz konusu yerin ortak kullanım alanımız olduğunu belirttim. Ve inşaatın kendisinin ve binanın izni alınmadan yapıldığını hatırlattığımda ise komşum Yavuz, eşimin astsubay olduğunu hatırlatarak onunla görüşmek istediğini söyledi. Yavuz, eşimin şu anda çalıştığı yerin neresi olduğunu da sorarak, 'Ben onu üstleri sayesinde ikna ederim' dedi. Ben ise kendisine, 'Beni tehdit mi ediyorsunuz?' diye sordum. Bunun üzerine teras katında yanında bulunan iki usta ile birlikte bana saldırdı.

“3 ERKEĞİ BEN NASIL DÖVERİM”

İfadesinde kendisinin hasta bir kadın olduğunu hatırlatan Gürlek, 3 erkeği darp etme gücünün de bulunmadığını söyledi. “Ansızın ustaları ile birlikte kendi teras katımda dururken benim üzerime doğru yürüyüp yanındakiler ile bana vurmaya çalışınca da evime kaçtım” diyen Gürlek, ifadesini alan polislere, olayı şu şekilde anlattı: “O anda sinir krizi geçirip bayılmışım. Komşularımın çağırdığı ambulansta kısa süreli tedavi gördükten sonra binanın kapısının önünde saatlerce tek başıma oturdum. Komşularımın yardımı ile daha sonra evime çıktım. Ben zayıf yapılı ve sağlık sorunları olan bir kadınım. Bu halimle 3 kişiye saldırma şansım yok. Kimseyi darp etmedim ve mala zarar vermedim. Ayrıca yaşanan bu olayın ardından söz konusu komşum, astsubay eşimin telefonuna ulaşıp onu da tehdit etmiş. Bana isnat edilen tüm suçlar asılsızdır. Ben sadece apartmandaki ortak kullanım alanını kendi istediği gibi kullanmaya çalışan bir şahsa karşı çıktım. Bu şahıs ise rütbesini kullanarak bana suç isnat etmek istiyor.” Polis merkezinde ifadesi alınan Gürlek, serbest bırakılırken, süreç bununla da bitmedi.

İKİNCİ PLAN!

Geçtiğimiz hafta Çarşamba günü polise verdiği ifade sonrası serbest bırakılan Gürlek, Belediyeye müracaat ederek söz konusu inşaatın kaçak olduğunu ispatlamasının ardından ise önceki gün Yarbay Yavuz, yeniden polis merkezinin yolunu tuttu. Daha önce 3 erkeği hasta bir kadının dövdüğünü iddia eden Yavuz, bu kez evlerinin camlarının mağdure Gürlek'in kırdığını öne sürerek şikâyetçi oldu. Şikâyet üzerine karakola davet edilen Türk Telekom çalışanı Gürlek, olayın asılsız bir iddia olduğunu belirtmesi üzerine, bu kez de serbest bırakıldı.

“KİMİ KİME ŞİKÂYET EDEYİM?”

Gürlek'in Vakit'e anlattıkları ise askerî kişilere sivil yargı yolunun açılmasının önemini ortaya koyuyor. Belediye tarafından söz konusu kaçak yapıya ceza kesildiğini ve bunun üzerine askerî savcının terası eski haline getirdiğini vurgulayan Gürlek, “Buna rağmen suçlanan taraftayım. Üstelik de 3 erkeği darp ettiğim öne sürülüyor. Oysa söz konusu komşum askerî savcı beni ve eşimi tehdit etti. Bunu yaparken de rütbesini ve görevini kullandı. Son olarak ise astsubay eşimin çalıştığı yere kendi arkadaşlarının tayininin çıktığını söyledi. Düşünün halimi. Bana saldırdılar. Bayıldım. Ambulans geldi. Ancak ben onları darp etmişim. Önce belediyeye başvurdum. Belediye, yaptığı incelemeler sonucunda beni haklı gördü ve kaçak yapının yıkılmasını sağladı. Sonra bizi tehdit eden savcının üst komutanlarına yazılı ve sözlü olarak durumumu ilettim. Geri adım atmayınca, bu kez yeniden polis merkezine başvuran Yarbay Yavuz, evinin camlarını kırdığımı iddia ederek hakkımda şikâyetçi oldu. Ya ben haklıyım…

Haklıyken neden haksız duruma düşüreyim kendimi? Ama söz konusu askerî savcı hakkında şikâyetçi olmaktan korkuyorum. Şu anda sonuçta şikâyetçi olsam da sivil değil, askerî mahkemeler olaya müdahil olacak. Yani askerî savcıyı arkadaşları yargılayacak” diye konuştu.

VAKİT

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*