Konuşamıyor, ama liseye devam ediyor

  • Giriş : 27.01.2006 / 00:00:00

Elektronik daktilosunda burnunu kullanarak yazılar yazan, karikatürler çizen Sema, "Engelliler" konulu karikatür yarışmasında kendini anlattığı karikatürüyle "Onur ödülü"ne layık görülmüş.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Zihinsel olarak engeli bulunmayan, ancak vücudundaki kasılmalar nedeniyle konuşamayan, ellerini ve ayaklarını kullanamayan Sema, önce ilkokulu, ardından da ortaokulu bitirdi.

Tekerlekli sandalyesinden kalkamayan ve elektronik daktilosunda burnunu kullanarak karikatürler çizen, resim yapan ve radyo tiyatrosu yazan Sema şimdi lise diplomasına sahip olmak için açıköğretim lisesine devam ediyor. Emekli matematik öğretmeni Sevinç Solmaz da 2 yıldır gönüllü olarak Sema'nın evine kadar giderek özel matematik dersi veriyor.

Doğum sırasında oksijensiz kalması nedeniyle dünyaya spastik engelli olarak adım atan 30 yaşındaki Sema Yılmazgil, hayata hiç küsmemiş. Eli kalem tutmasa da annesi Muazzez Yılmazgil'in çabaları sayesinde Eskişehir'de yaşıtlarıyla birlikte aynı sıralarda ilkokulu bitirmeyi başaran Semal, kendini sürekli geliştirmiş. Elektronik daktilosuyla resim yapmış. Karikatür çizip, radyo tiyatrosu yazmış.

Ortaokulu dışarıdan bitiren Sema halen açıköğretim lisesi 1. sınıfa devam ediyor. Spastik engelli Sema, kendisine ders anlatan gönüllü matematik ve İngilizce öğretmenleri sayesinde liseyi bitirip üniversiteye devam etmekte kararlı.

Sema'nın en büyük destekçileri annesi Muazzez Yılmazgil ve kendisine fırsat buldukça matematik dersi veren emekli öğretmen Sevinç Solmaz.

Annesi ve azmine hayran kalan matematik öğretmeni, Sema'nın tedavisi için çalmadık kapı bırakmamış. Hatta 2003 yılında Sema'nın ameliyatının Marmara Üniversitesi'nde yapılması için Cumhurbaşkanlığı'na bile mektup göndermiş. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı Bülent Serim imzasıyla 30 Temmuz 2004'te gönderilen cevap yazısında tedavinin Marmara Üniversitesi'nde yapılması için bakanlığa yazı gönderildiği belirtilmiş. Ancak Sema'nın SSK'lı olması nedeniyle Cumhurbaşkanlığı'ndan gönderilen yazıya rağmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan hiçbir cevap gelmemiş.

Kızını kendi imkanlarını kullanarak götürdüğü Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Mehmet Özek'in muayene ettiğini ve kendisine çok güvendiklerini söyleyen anne Muazzez Yılmazgil, ameliyatın Marmara Üniversitesi'nde yapılmasını istediklerini, ancak SSK'lı olmaları nedeniyle olumlu cevap alamadıklarını söylüyor.

Sema'nın üzerinde 5 gün boyunca serum yöntemiyle "intrathecal baklofen infüzyonunun" testleri de yapılmış ve spastisizesinde belirgin azalma görülmüş. Vücut, tedaviye olumlu yanıt vermiş. Marmara Üniversitesi, cihazın alınması durumunda ameliyat konusunda yardımcı olabileceklerini açıklamış. Ancak aile cihaz için gerekli parayı bir türlü denkleştirememiş. Anne Yılmazgil, "Yurtdışından getirilen ve programlanabilir infizyon pompası, intrathecal katater, dolum kitinden oluşan cihaz için gerekli olan 25 - 30 milyarı bulmamız mümkün değil. Ancak cihaz takıldıktan sonra 4 ayda bir cihaza konulacak ilacı kendi imkanlarımızla karşılayabiliriz." diyor. Bu tedavinin yapılması durumunda doktorların kendilerine Sema'nın yüzde 50 orasında iyileşebileceğini söyleyen anne Muazzez Yılmazgil, "Fizyoterapiyle yüzde 80 iyileşebileceği belirtiliyor. Tek dileğim çocuğumun rahatlaması, kasılmaları Ağrı yapıyor. Çoğu zaman rahat uyku bile uyuyamıyor." diye konuşuyor.

Sema'nın hayatta en çok istediği şey ise ameliyat olduktan sonra iyileşip yürüyerek üniversiteye gidebilmek. Bu isteğini bize elektronik daktilosunda burnunu kullanarak kelimelere döken Sema, aynı şekilde karikatür çizip, resimler yapıyor.

Hatta İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2003 yılında düzenlenen 'Engelliler' konulu karikatür yarışmasında Sema Yılmazgil, tekerlekli sandalyede oturan bir kişiyle onu iten kişi arasındaki diyalogu anlatan eseriyle "Onur Mansiyonu" ödülüne layık görülmüş. Spastik engelli olmasına rağmen hayata hiç küsmeyen Yılmazgil'in kendi hayatından esinlenerek yaptığı ve ödül aldığı karikatüründe tekerlekli sandalyeyi iten kişi, "Bugünlerde kaslarının kasılması daha çok." derken tekerlekli sandanyedeki engelli ise, "Eee insan spastik engelli olunca kasıntılı birisi oluyor!" diyor.

Yine kendini anlattığı ve iki engelli arasında karikatüründe geçen diyaloglar ise şöyle: "Senin spastik olma sebebin ne?" Diğer engelli, yani kendisinin cevabı ise "Erken doğmuşum, dünyayı çok merak ettim. Görmeye acele ettim de! Eee ne demişler fazla merak iyi değildir!"

Ellerini kullanamamasına rağmen yazı, karikatür ve resimlerini burnunu kullanarak elektrikli daktilosunda yapan Sema Yılmazgil'in çizdiği bir diğer karikatürde ise herkese ibret olması gereken şu cümleler var; "Önemli olan insanın yüreğinde yağmur yağarken yüreğinin bir kenarında güneş açabilmesidir."

2 yıldır gönüllü olarak Sema'nın evine kadar giderek matematik dersi anlatan emekli matematik öğretmeni Sevinç Solmaz ise "Çabaları ve bizlerin katkılarıyla ortaokulu bitirdi. Şimdi açıköğretim lisesine kaydoldu ve liseyi bitirmeye çok istekli. Bir eğitimci olarak azimli olması, hayata bağlılığı beni çok etkiledi. Ben onun yanına giderek ders anlatmaktan zevk alıyorum. Ders anlattığım zaman bana gülümsemesi, teşekkür etmesi yetirli. Böyle kişilere el uzatmalıyız." diyerek düşüncülerini dile getiriyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious