Korsanla mücadele işe yarıyor mu?

  • Giriş : 08.05.2006 / 00:00:00

İnternet sayesinde sokak tezgâhlarından ekranlarımıza taşınan korsan tezgâhlarıyla dünyanın en organize mücadelesi yapılıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Akla gelen her türlü korsan ürünün dünya başkenti Çin'de Microsoft'un Windows XP Professional işletim sistemi yaklaşık 325 YTL. Tezgâhlardaki korsan kopyasıysa sadece 5 YTL. Bu kadar fiyat farkı ve hemen her yerde karşılarına çıkan korsan tezgâhları yüzünden tüketicilerin neredeyse tamamı korsan tercih ediyor. Devlet kurumlarına bile sızan bu alışkanlığı Dünya Ticaret Örgütü'nden gelen baskılar sonucu değiştirmeye çalışan Çin yönetimi sadece merkezi devlet dairelerinde yasal yazılıma geçmek için 22 milyon YTL'nin üstünde lisans bedeli ödemek zorunda kaldı. Geçtiğimiz günlerde devlet bir genelge yayımlayarak yerel bilgisayar üreticilerini sattıkları bilgisayarlarda yasal yazılım ve işletim sistemi kullanma konusunda uyardı. Ne yazık ki bütün bunlar korsan kullanım rakamlarına yansımıyor.


Cezalar yetmiyor
Film ve müzik endüstrisinin kaybı bilişim şirketlerinin çok ötesinde. ABD'deki film endüstrisini temsil eden MPAA tarafından açıklanan son rapora göre film korsanlığının sadece ABD'ye zararı 6.1 milyar dolara ulaştı. Bilet gelirleri bir yana DVD satışları da hızla geriliyor. Avrupa Birliği kaçak ve korsan içeriği engellemek için 4 yıldan az olmayan hapis cezasını da içeren önlemlerin hazırlığında. Bu tip içeriği satan ve dağıtanlara ayrıca 100 bin ile 300 bin avro (yaklaşık 166 bin ile 500 bin YTL) arası para cezası öngörülüyor.
Ancak korsanla mücadelede baş silah hukuktan çok teknoloji. Çünkü korsanlar bir şekilde elde ettiği kopyaları bir kere internete yüklediği anda geri dönüşü olmayan bir süreç tetiklenmiş oluyor. ABD ve Avrupa'da birçok sinema salonu ilk kopyanın çekimini engellemek için işi salonlara izleyicileri denetleyen kızılötesi kameralar yerleştirmeye kadar götürdü. Müzik devi Sony, kendi şirketinden çıkan CD'lerin bilgisayara kopyalanmasını engellemek için virüs benzeri gizli koruma uygulamaları yerleştirdi. Yine de bunların bir şeyi engellediğini söylemek güç.
Son kurban ABD'li rock grubu The Red Hot Chili Peppers oldu. 4 yıldır
yeni bir albüm yayımlamayan grubun önümüzdeki günlerde çıkacak yeni albümü 'Stadium Arcadium'dan şarkıları korsanlar herkesten önce internete kopyaladı. 11 yıl hapis cezasıyla yüzleşecek olan korsanın izine henüz rastlanamadı.
MPAA'nın yaptırdığı en son araştırma moralleri iyice bozdu. Son birkaç yıldır korsanlarla ve korsanlara yataklık yaptığını iddia ettiği hizmetlerle dozunu sürekli artırdığı bir yasal mücadele içine giren MPAA'nın çabaları bu rapora göre hiçbir işe yaramadı. LEK Consulting firmasına yaptırılan araştırmaya göre korsanlık azalacağı yerde artış gösterdi. Maddi zararların hedefin yüzde 75 üstüne çıkması alarm zillerini çaldırdı. Kapatılan paylaşım ağları, web siteleri, yasaklanan yazılımlar,
açılan binlerce davanın sonucunda elde sadece hüsran kalmış gibi görünüyor.


İlginç dava ve iddialar
Müzik sektörü de aynı kaderi paylaşıyor. Sektörü temsil eden RIAA hukuki mücadele konusunda haklı bir şöhrete sahip. Şu ana kadar binlerce kişiyi dava eden kuruluş, binlerce dolarlık tazminatlar karşılığı davalardan vazgeçti. Birçok kullanıcının yargılanmasına devam ediliyor. Ancak bazı çevreler yürütülen takip ve açılan davaların çok da haklı olmadığı görüşünde. Buna son örnek RIAA'nin ABD'de internetten korsan şarkı kopyalamak suçuyla mahkemeye verdiği bir aile. Bu ailenin değil internet erişimi, bilgisayarı bile yok. Öte yandan yasaların ve yaptırımların sıkılaştırılması için film ve müzik sektörünün girişimleri de tepki topluyor. Öyle ki yasal olarak satın alınan CD'lerin taşınabilir müzikçalarlara kopyalanması bile yasadışı kabul ediliyor.
İnternetten korsan şarkı takası akımını 1999 yılında başlatan Napster, artık Bertelsmann grubu altında yasal hizmet veriyor. Ücretsiz korsan rakiplerle başa çıkamayan ve sürekli zarar eden hizmet şimdi de reklam destekli bir programla bedava MP3 dağıtmayı deneyecek.
Film sektörüyse ayrı stratejiler peşinde. Tribeca Film Festivali'ndeki panelde konuşan ünlü yapımcı ve yönetmen Steven Soderbergh, yasal içeriğin fiyat yüksekliğinin sorunun önemli bir bölümü olduğunu iddia etti. Yapımcılığını üstlendiği 2005 yapımı Bubble filmini sinema salonlarıyla aynı anda DVD'de çıkaran ve ücretli kanallarda satan Soderbergh, Hollywood sevse de sevmese de bilgisayar, internet ve benzeri yeni teknolojilerin film izleme alışkanlıklarını değiştireceğini savunuyor. Film tanıtımları, kopya maliyetleri, yapım masrafları ve özellikle oyuncuların aldığı astronomik rakamların makul seviyelere çekilmesi gerektiğini savunan Soderbergh'in duasının kabulü zor görünüyor. Aynı panelde konuşan internetin en popüler paylaşım ağı Bittorrent'in kurucularından Ashwin Navin, Bittorrent üstünden her gün 700 bin film kopyalandığını açıklaması herkesi ürpertti. Çünkü yüzde 13'lük kısmı oluşturan gişe geliri dışındaki tüm gelir DVD ve ticari ürün satışlarından geliyor. Soderbergh çareyi Hollywood'un bütün kurallarını yeniden yazmakta görüyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious