Köşk tartışması İngiliz basınında

  • Giriş : 03.05.2007 / 00:00:00

Türkiye'de tansiyon yükselirken, İngiliz basını cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili tartışmalara bugün de geniş yer ayırdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


The Daily Telegraph:
Gazete, gelişmeleri dış haberler sayfasında özetlerken, başyazarı da konuyla ilgili yorum yaptı.

Telegraph başyazarı, "Bırakalım Türkler Kendileri Karar Versin" başlıklı yazısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanını halkın seçmesini teklif ederek "topu Ordu ve muhalefetin sahasına attığını" belirtti.

Yazar ayrıca, "hükümetin kasımdan hazirana alınması planlanan genel seçimde Anayasa'yı değiştirecek çoğunluğu kazanmak için kumar oynadığını" savundu.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı adaylığının ardından yaşanan gelişmelere dikkat çeken Telegraph gazetesi, "Konunun çözümü milyonların gösterilerinde ya da askeri darbede değil, seçim sandığında yatıyor" dedi.

Başbakan Erdoğan tarafından çözüm için ortaya konulan tekliflerin seçmene açık tercih şansı sunduğunu da kaydeden Telegraph başyazarı, şimdi muhalefetin de kendi konumunu ortaya koyması gerektiğini yazdı.

The Guardian:
The Guardian, konuyu hem haber hem de yorum sayfalarında değerlendirdi. Gazetenin başyazısında, Erdoğan'ın erken genel seçim ilan etmesinin dış dünyada da gözle görülür rahatlama yarattığını bildirdi.

Türkiye'deki krizin "İslam'ı laiklikle, tutucuları reformistlerle, yükselmekte olan orta sınıfı diğeriyle, dinine bağlı Anadolu'yu kentli seçkinle, politikacıları generallerle karşı karşıya getirdiğini" öne süren Guardian başyazarı, Batılı demokrasiler için durumu anlamanın kolay olmadığını savundu.

"Ancak Başbakan Erdoğan başarılı bir reformist" diyen başyazar, Başbakan'ın reformları sayesinde derin bir finansal krizin aşıldığını, ülkenin Avrupa'ya doğru yol almasının sağlandığını ve insan hakları konusunda uzun bir mesafe katedildiğini kaydetti.

"Gül'ün cumhurbaşkanlığına karşı çıkılmasının ardında sadece türban tartışmalarının bulunmadığını, karşı çıkanların Türkiye'nin tek partili bir ülke haline gelmesinden de korktuklarını" savunan başyazar, "endişenin, AK Parti'nin parlamentoyu ve cumhurbaşkanlığını kontrol altına alarak, ülkeyi İslami yönetim haline getirmesine yönelik olduğunu" iddia etti.

Sorunun çözümünde tek yolun demokrasi olduğunu belirten ve ordunun bir müdahalesini kabul edilemez bulan başyazar, "Başbakan Erdoğan desteği hak ediyor. Ancak sonuç da dinle devletin ayrı olduğu modern bir ülke olmalı" görüşünü vurguladı.

Financial Times:
Gazete, Türkiye ile ilgili yarım sayfalık analizin yanı sıra makaleye yer verdi. Vincent Boland imzalı "Atatürk'ün Gölgesinde" başlıklı analizde, laik devletin koruyucularının değişmekte olan Türkiye'yi adım adım izledikleri belirtildi.

Cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili olarak ortaya çıkan tartışmaların "Türkiye'nin Kemalist kuruluş ilkeleriyle yükselen siyasi İslam'ın uzlaştırılması yolunda ortaya konulan çabaların son örneği olduğunu" savunan FT yazarı, "tarihte komutanların büyük savaşlardan önce hep Allah'tan yardım dilediklerini, modern Türkiye'de ise ordunun Mustafa Kemal Atatürk'ün adını andığını" belirterek, "Geçen cuma günü ortaya konulan girişim sırasında da Atatürk'ün adı ve mirasından medet umuldu" dedi.

Batı'da birbirini tamamladığına tam olarak inanılan demokrasi ve laikliğin Türkiye'de giderek artan bir uyuşmazlık içinde olduğu öne sürülen analizde, yaşanan krizin de bunun bir örneği olduğu iddia edildi.

Türkiye'de halkın din özgürlüğünün bulunduğunu belirten yazar, "Türkiye'de bazı çevrelerin demokrasiyi laikliğin önüne koymaya henüz hazır olmadığına" dair gözlemcilerin yorumlarına da yer verdi.

AK Parti'nin "gizli gündemi" olup olmadığı tartışmalarına da dikkat çeken FT yazarı Boland, hem hükümet hem de parti yetkililerinin böyle bir gizli gündem iddiasını reddettiklerini belirterek, Erdoğan'ın başında bulunduğu siyasi hareketi "Bizler Müslüman Demokratız" sözleriyle tanımladığına işaret etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious