Köşk’e bir siyasetçi çıkmalı

  • Giriş : 28.07.2006 / 00:00:00

Mehmet Ağar, cumhurbaşkanlığı seçimleri tartışmasında anayasal sürece vurgu yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


DYP lideri, bunun dışında devlet ve millet kaynaşması için seçilecek ismin siyasetin içinden çıkmasına önem veriyor.

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, 2007 Mayıs’ında seçilecek 11. cumhurbaşkanının özellikleri konusunda diğer muhalefet partilerinden farklı bir tutum sergiliyor. CHP, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu’nun ismini telaffuz ederken, Anavatan Partisi lideri Erkan Mumcu, gönlünden kadın bir adayın geçtiğini söylüyor. DYP lideri Mehmet Ağar ise örtülü bir şekilde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer modeline karşı olduğu mesajını veriyor. Merhum Turgut Özal ile onun halefi Süleyman Demirel’i örnek gösteren Ağar, yeni cumhurbaşkanının mutlaka siyasetin içinden gelmesi gerektiğini belirtiyor. Gerekçesini de şöyle sıralıyor: “Cumhurbaşkanı siyasetten gelir ve devlet müktesebatı olursa ülkeyi daha iyi yönetir. Devlet ve millet yönü olur. Halktan kopuk olmaz.” CHP'nin gündemde tuttuğu cumhuriyet ve laiklik tartışmalarına girmemeye özen gösteren Ağar, bu konuları halkın değil, ‘elitler’in sorun yaptığını ifade ediyor.

Zaman’ın sorularını cevaplayan DYP lideri, Çankaya Köşkü’ne yabancı olmayan bir isim. Türk polis teşkilatının önemli isimlerinden olan babası Zülfikar Ağar, üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın koruma amiriydi. Mehmet Ağar da Çankaya Köşkü’nde hayata gözlerini açtı ve göbek bağı da Köşk’ün bahçesine gömüldü. Ağar, Mülkiye’yi bitirdikten sonra 1974 yılında Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’le bir yıl çalıştı. Bu yüzden siyasetçilerin cumhurbaşkanlığına aday olmasını doğal karşılıyor. “Hangi Türk vatandaşı istemez ki? Ama bu bir kısmet ve nasip meselesidir.” diyen Ağar, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın aday olup olmayacağı tartışmalarının da bu çerçevede değerlendirilmesini istiyor.

Mehmet Ağar, Türkiye’nin erken seçime gitmesinde ısrarcı. Şu ana kadar 79 vilayeti gezdi, 10 Ağustos’tan itibaren tekrar Anadolu yollarına düşerek seçim çağrısını yineleyecek. Seçime en hazırlıklı partinin DYP olduğunu belirten Ağar’a göre, AK Parti ve CHP seçimden kaçıyor. Sivil ve demokrat çıkışları ile dikkatleri çeken Ağar, Süleyman Demirel ve Rahşan Ecevit odaklı arayışlara kapılarını kapattı. DYP lideri, izledikleri bu politikanın olumlu karşılandığını ifade ediyor. DYP’nin artık AK Partili, MHP’li ve Anavatanlı seçmenler için ikinci seçenek haline geldiğini vurgulayan Ağar, “Doğru çizgimizle, duruşumuzla kitlelere güven verdik, iktidarın tek alternatifi olduğumuzu ortaya koyduk.” diyor.

Laiklik tartışması AK Parti’ye yarıyor

DYP lideri Ağar, CHP'nin gündemde tuttuğu cumhuriyet ve laiklik tartışmalarına girmemeye özen gösteriyor. Böyle bir tartışmanın AK Parti'ye yaradığını düşünüyor. Halkın böyle bir derdi olmadığının altını çiziyor: “Halkın belki de hiç sorun yapmadığı iki konu budur. Vatandaş laikliği de cumhuriyeti de içine sindirmiştir. Bunu sorun yapan ve anlamayan elitlerdir. Bu elitler halkı anlamıyor.” DYP lideri, Atatürk, cumhuriyet, laiklik, din gibi değerler üzerinden siyaset yapılmasına tepki gösteriyor: “Bunlar müşterek değerlerimiz. Bizi biz yapan değerlere sahip çıkmalıyız. Millete rağmen siyaset olmaz. Bazı çevrelerin hücum ettiği Anadolu insanının babası, dedesi Atatürk'ün yanında şehit, gazi olarak savaştı.”

TV reklamları ilgi gördü yenilerini hazırlıyoruz

DYP, yeni dönemde iki alana ağırlık verecek; seçimlerin kaderini etkileyecek olan gençler ve büyük şehirler. Ağar, bu konuda çalışma grupları oluşturduklarını ve özellikle istihdam ve göçe yönelik projeler hazırladıklarını anlatıyor. DYP lideri, daha sonra sözü televizyon reklamlarına getiriyor. Bir süredir ekranlarda ‘Bir Başkadır Benim Memleketim’ şarkısı eşliğinde DYP’nin reklamları yayınlanıyor. Ağar, reklamların halktan büyük ilgi gördüğünü ve dikkat çekici bulunduğunu ifade ediyor. Bu ilgi karşısında boş durmayacaklarını vurgulayan Ağar, “Yeni reklamlar geliyor. Belirli periyotlarla yayınlanacak.” diyor.

Siyasette varlık sebebim Güneydoğu sorununu çözmek

Emniyet genel müdürü, vali ve içişleri bakanı olarak terörle mücadelede üst düzey görevler yapan Ağar, Güneydoğu sorununu çözmeyi kendine misyon edinmiş. Bu konuda iddialı: "Siyasetteki varlık sebeplerimden birisi budur. Kendime bunu görev sayıyorum. İktidara gelince önceliğimiz bu olacak." Güvenlik güçlerinin bölgede fedakarca görev yaptığını vurgulayan Ağar, sorunun demokrasi ve hukuk kuralları çerçevesinde çözülebileceğini kaydediyor. Demokrasiden dönüşün mümkün olmadığını anlatan DYP lideri, sınırötesi operasyonun ise tek başına çözüm olmayacağını düşünüyor. Ağar, bölgeye yönelik sosyo-ekonomik tedbirlerin alınması gerektiğine işaret ediyor.

Zayıflamak için rejime başladı, beş kilo verdi

Yazın gelmesiyle rejim yapanlar kervanına Ağar da katılmış. Şu ana kadar 5 kilo veren Ağar'ın hedefi 5 kilo daha zayıflamak. Bunun için sebze ve meyveye dayalı beslenmeye ağırlık veren DYP lideri, sabahları spor yapıyor. Evindeki yürüyüş bandında 45 dakika koşuyor, sonra da bisiklette pedal çeviriyor. Sabah haberlerini de spor yaparken TV'den izliyor. Kısa bir tatil yapmaya hazırlanan Ağar, yanına ‘vazgeçilmezlerim’ dediği kitaplarını alacak. Şu sıralar, dünyada best-seller olan 21. yüzyılın kısa tarihinin anlatıldığı Thomas Friedman'ın ‘Dünya Düzdür’ kitabını okuyor. Ağar'ın çantasındaki kitaplar arasında ‘Mektep büyüğümüz’ dediği Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın eserleri de var.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious