'Köşk'e halk yollarsa 'Dikta' olur'

  • Giriş : 15.05.2007 / 00:00:00

Sabih Kanadoğlu, 'Halka cumhurbaşkanını seçtirdiğiniz zaman yasamayla yürütmeyi aynı biçimde halka seçtirerek iki aynı yere dayanan güç' yaratırsınız dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, ''Yargı bağımsız olmadıktan sonra ne başkanlık sistemini ne yarı başkanlık sistemini ne de parlamenter sistemi yürütebilirsiniz'' dedi.

Trabzon Barosunca, Baro'nun konferans salonunda düzenlenen ''Hukuk Devleti, Demokrasi, Özgürlükler Bağlamında Ceza Kanunu ve Uygulanışı'' söyleşisinde konuşan Kanadoğlu, Türkiye'de yasaların hızla hazırlandığını söyledi.

''Bu, Türk milletinin 'hastalık' diyebileceğimiz ve bir türlü yenemediğimiz özelliği'' diye konuşan Kanadoğlu, 6 ayda temel ceza yasasını hazırlayarak bir dünya rekoru kırıldığını belirterek, 350 maddelik bu yasanın 90 maddesinin daha yürürlüğe girmeden değiştirildiğini hatırlattı.

Kanadoğlu, ''Bu yasaları çıkaranların bir kaos yarattıkları için Türk hukuk tarihine geçeceklerini düşünüyorum'' dedi. Hukuka saygının ve hukukçunun saygınlığının önemine dikkat çeken Kanadoğlu, vatandaşın güvenini kaybeden bir toplumda hukukun da etkili olamayacağını kaydetti.

ERKEN SEÇİM KARARI

Söyleşide avukatların gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu'nun referanduma ilişkin açıklamaları için ''Sayın Tuğcu, bu açıklamaları yapmamalıydı'' görüşünü dile getirdi.

Kanadoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 16 Mayıstan sonra, yeni Cumhurbaşkanı seçilene dek görevde kalması gerektiğini vurgulayarak, ''102. madde çok açık. Cumhurbaşkanı seçilememiştir. 102. madde uygulanacaktır ve Sayın Cumhurbaşkanımız yenisi seçilene kadar görevine devam edecektir'' dedi.

Kanadoğlu, planlananın, Meclis Başkanı Bülent Arınç'ı Cumhurbaşkanlığına vekalet ettirmek olduğunu öne sürerek, ''77. maddeye göre bir erken seçim kararı alıp 102'nin yolunu kapatarak, yeni seçimin yapılacağı tarihe ve yeni Cumhurbaşkanı seçilmesine kadar Meclis Başkanının vekalet etmesi sağlanabilir mi, sağlanamaz mı, bu tecrübe edildi. Niyetler zaten Meclis Başkanı tarafından açıklandı'' diye konuştu.

''HER SİSTEMİN GÜVENCESİ YARGIDIR''

Cumhurbaşkanını halkın seçmesi durumunda sistemin diğer konularının da düzenlenmesi gerektiğini kaydeden Kanadoğlu, cumhurbaşkanının yetkilerinin ele alınması gerektiğini söyledi.

Kanadoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: ''Halka cumhurbaşkanını seçtirdiğiniz zaman yasamayla yürütmeyi aynı biçimde halka seçtirerek iki aynı yere dayanan güç yaratırsınız. Bu iki gücün birbiriyle çatışması olanağı vardır. Bu çatışmadan eğer bağımsız bir yargınız da yoksa gideceğiniz yer bellidir, bu diktadır. Yargı bağımsız olmadıktan sonra ne başkanlık sistemini ne yarı başkanlık sistemini ne de parlamenter sistemi yürütebilirsiniz. Yapılmak istenen de budur.'' '

1982 Anayasası'nın dünyanın en kötü anayasası olduğunu ileri süren Kanadoğlu, sözlerine şunları ekledi: ''Bunda hiç kuşku yok. En kötü Anayasa dediğimiz ve benim de 'hayır' oyu kullandığım Anayasa'yı şimdi korumaya çalışıyoruz. Bu ironik bir olay. Bu kötü Anayasa'da dahi 'dini, tarikatları, mezhepleri, etnik kökeni kullanarak parti kuramazsınız' deniyor.

Şimdilerde ise terör örgütüyle işbirliği yaptığı iddia edilen partilerin yasal olarak devam ettiğini görüyoruz. Bizim hastalığımız çok.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious