Kötü kadın olmaktan bıktım

  • Giriş : 06.01.2007 / 00:00:00

Deniz Çakır, ‘Kadın İsterse’ ile Yaprak Dökümü’nde kötü kadını oynayarak şöhreti yakaladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Henüz 24 yaşında genç ve yetenekli bir oyuncu olan Deniz Çakır'ı önce başrollerini Cihan Ünal ve Hülya Avşar'ın paylaştığı "Kadın İsterse" dizisinde kötü kadın 'Alev' rolüyle tanıdık. Çakır'ı şimdi de Reşat Nuri Güntekin'in ölümsüz eseri Yaprak Dökümü'nün günümüze uyarlanmış senaryosunda "Ferhunde" rolündeki büyük performansı ile yine 'kötü kadın' karakteri ile izliyoruz. Hacettepe Üniversitesi Konservatuar bölümü mezunu olan Deniz Çakır canlandırdığı hırslı ve kötü kadın karakterleri ile yapımcıların son zamanlarda aranılan tipi olmayı başardı. Aslında bu durumdan pek hoşlanmayan genç oyuncu bu karakterden kurtulmak istiyor ve fırsat verilirse iyi birini de canlandırabileceğini söylüyor. Güzel oyuncu ile Yaprak Dökümü dizisinin setinde görüştük. Oyunculuğu yaşam şekli olarak seçtiğini belirten Deniz Çakır rolün hakkını vermek için gerekirse öpüşüp, sevişebileceğini bunun da çok doğal olduğunu söylüyor...

BOZULDUĞUNU GÖSTEREN BAKIŞ

'Kadın İsterse'den sonra tekrar kötü bir kadın rolündesiniz. Bunun hakkında ne söyleyeceksiniz?

Sanırım yapımcılar biraz kolaya kaçarak "Nasılsa bu kızın böyle bir malzemesi var. Bundan yararlanabiliriz" diye düşünüyorlar. Ancak şunu hemen belirteyim bu dizideki konu tamamen farklı özellikler içeriyor. İkisinin de kötülükleri, hayata karşı duruşları birbirinden çok farklı. Canlandırdığım 'Ferhunde' değişkenleri olan bir rol oluşuyla benim çok severek canlandırdığım bir karakter oldu.

Böylesine kötü bir rolde olmak dışarıda nasıl karşılanıyor?

İnsanlara biraz antipatik gelen birini oynuyorum. Hatta kötü sözler söyleyenler, kızanlar bile oluyor. Maalesef ülkemiz izleyicisinin tipik özelliklerinden biridir bu. Böyle davrananlara bozulduğumu gösterir bir bakış fırlatınca, "Tabii siz aslında böyle bir insan değilsinizdir" diyorlar. Aldığım tepkilere şöyle seviniyorum; demek ki rolümü çok iyi canlandırıyorum ve insanları inandırıyorum.

Deniz Çakır nasıl birisi? Yani Ferhunde’ye benzer yanı var mı?

Hayatımda öyle kötü düşüncelerim falan yok. Onun gibi biri asla değilim. Kendi halimde, işimle başarılı olmak için inanılmaz çalışan biriyim. İşim adına bazı amaç ve ideallerimi gerçekleştirmek için çaba sarf ediyorum. Canlandırdığım rolün hakkını vermek için uğraşmak benim en büyük zevkim. Eğer insanlar benim canlandırdığım rol hakkında olumlu veya olumsuz konuşuyorlarsa bu bana büyük keyif veriyor.

YÖNETMEN KÖTÜYÜ DE İYİ YAPAR

Dizinizin bu kadar başarılı olmasını neye bağlıyorsunuz?

Aslında sadece bizimki için değil tüm başarılı olan diziler için geçerli olan bazı kurallar var; İyi senaryo, oyuncu kadrosu, yönetmen ve doğru kanal. Özellikle iyi bir yönetmen varsa iyi bir oyuncu da olabiliyor. Hatta bazen o kişinin sadece fiziğinin bile güzel olması yetebiliyor. Çünkü yönetmen öyle bir çekiyor ki o insan bir anda iyi bir oyuncu oluveriyor. Ayrıca halkın da kendisine yakın hissettiği dizi tutuyor.

Herkes oyuncu olabilir mi? Bu meslek için eğitim şart mı?

Herkes oyunculuk yapabilir. Bu bir hedef meselesidir. Dışarıdaki birine bu dünya çok parlak ve keyifli geliyor. Ancak ben bu mesleğin sanki dünyanın en kolay işiymiş gibi algılanmasına karşıyım. Oyuncu olmayı herkes layığı ile beceremez. Bu işi kötü yapanlar kısa sürede elenip gidiyor. Ama tiyatroda bu tamamen değişiyor tabii. Orada eğitim şart. Bu yüzden başarılı olan dizilerde tiyatrocuların da katkısı çok büyüktür.

BU MESLEKLE YAŞAMAYI SEÇTİM

Oyuncu olmak isteyenler, dizilerle şöhretin daha kolay yakalandığını düşünüyor olabilir mi?

Evet olabilir tabii. Onların amacı aslında oyunculuktan çok, ünlü olmak. İşte 'bir şekilde göz önünde olayım, parlayayım' diye düşünenler var. Ama bir taraftan da bu mesleğe gerçekten gönül vermiş insanlar da var. Ben dört sene konservatuarı boşu boşuna okumadım. Bu benim hayat seçimim. Bu mesleği sadece para kazanmak için değil, bununla yaşamayı seçtim. Ben bu meslek sayesinde özellikle sahnede kendimi var edebilme arzumu yaşıyorum.

Bu dizindeki rolünüzden sonra "Kötü kadın karakteri oynamam" diyebiliyor musunuz?

Hayır böyle kestirip atamam. Elbette farklı bir karakteri oynamak isterim. Ama karşıma tekrar iyi bir proje çıkar ve kötü kadın karakteri bana düşerse bunu kabul edebilirim. Tabii üst üste kötü bir karakteri oynamak içimden geçmiyor. Farklı bir karakteri oynayarak oyunculuktaki başarımı göstermek isterim.

CESUR SAHNELERDE OYNARIM

Siz de Ferhunde karakterindeki gibi çok hırslı mısınızdır?

Hayır sadece işim konusunda hırsım vardır. Rekabeti severim ama başkalarını ezecek kadar değil.

Dizide kocamla öpüşme ve sevişme sahnem oldu. Ancak bu insanların gözüne battı mı?

Hayır. Eğer bu tür sahnelerin gerekliliğine inanırsam oynarım. Çünkü bunlar da hayatın birer gerçeği. Bu tür kareler seyirciye üsturuplu bir şekilde, abartmadan sunulabilir. Kötü, ağlayan, gülen bir kadını oynuyorsam, sevişen bir kadını da oynamam çok doğal.

DÜNYADA BAZI ŞEYLERİ DEĞİŞTİRME GÜCÜNE SAHİBİM

O zaman sizin hayatınız oyunculuk ağırlıklı olarak gidiyor diyebilir miyiz?

Evet kesinlikle. Benim için rolümün büyük küçük olması değil, derinliği olması bana bir şeyler katması benim de karşımdakilere bir şeyler vermem çok önemli. Ben oyunculuk mesleğini büyük bir zevkle ve inandığım için yapıyorum. İnanın dizilerde çok paralar kazanmak için oynamıyorum. Tabii ki bizim için para kazanma kapısı ama inanmadığım bir işte yer almam. Ben henüz 24 yaşındayım ve bazı ideallerim var. Bu ideallerden de taviz verme yaşına daha gelmeme çok var. Ben şuna inanıyorum: Yaptığım bu meslekle dünyadaki bazı şeyleri değiştirme gücüne sahibim. Bu sayede hayatta bir duruş sahibi olabilirim.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious