Kötü senaryo: Ekim'de yeni kriz geliyor

Kötü senaryo: Ekim'de yeni kriz geliyor.9559
  • Giriş : 06.07.2009 / 05:00:00
  • Güncelleme : 05.07.2009 / 23:55:54

Ünlü strateji uzmanı Erhan Göksel, katıldığı bir konferansta çok çarpıcı açıklamalarda bulundu, tarih verdi!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ünlü strateji uzmanı Erhan Göksel dün Afyon'da Genç Atılımcılar Derneği'nin düzenlemiş olduğu 'Kurulmakta Olan Dünya Ekonomisinde Türkiye'nin Rolü' başlıklı konferansta çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ekonomideki iyimser havanın aksine Göksel'e göre kriz kapıya dayandı. Üstelik geleceği tarih de belli…

2009 yılı başı itibariyle konulan bütçe açığı hedefinin 10,398 milyar YTL iken, yılın ilk beş ayı gerçekleşmesinin 21 milyar YTL sınırına dayandığını” dile getiren Erhan GÖKSEL, “40-50 Milyar Dolar Bütçe açığına, 30 Milyar dolar cari açığın da eklenmesiyle birlikte yıl sonunda yaklaşık 70-80 milyar $ olacak olan açığın finansmanının nasıl yapılacağı hakkında ciddi kuşkuları olduğunu” ifade etti.

3 Temmuz 2009'da, Afyon'da Genç Atılımcılar Derneği'nin düzenlemiş olduğu 'Kurulmakta Olan Dünya Ekonomisinde Türkiye'nin Rolü' başlıklı konferansda konuşan GÖKSEL;

“Ekim 2009'da ikinci bir büyük kriz dalgası daha geliyor ve yine bu kriz küresel orijinli bir kriz olacak.

ABD'nin yayınladığı son verilere bakıldığında ekonominin dip yapacağı çok net biçimde görülüyor.

ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre % 9,5'luk işsizlik rakamı son 26 yılın en yüksek işsizlik rakamı. Sadece Haziran ayında ABD'de 467 bin kişi işsiz kalmış.

Bununla birlikte, ABD'de Obama'nın başkanlığa geldiğinden bu yana geçen 5 aylık zaman zarfında tam 1 trilyon 362 milyar $ basılarak kriz finanse edilmeye çalışıldı. Obama'nın açıklamalarına göre bu yıl ABD bütçe açığı 1 trilyon 750 milyar dolar olacak ki; bu ABD GSH'nın % 12.5'u gibi akıl almaz bir açık.

ABD anlaşılıyor ki; dolar basarak bu krizin maaliyetini “ABD-dışı ekonomiler”e fatura etmeye çalışıyor, ancak piyasalar bunu ”yutmuyor” ve reaksiyon gösteriyor. ABD ve gelişmiş piyasalar bu politikaya itibar etmemeye başladı. Bu hafta borsaların verdiği tepki ortada. Sorulması gereken soru şu; Dolar basarak ABD krizi nereye kadar finanse edecek? Çünkü bu sefer monaterize olan piyasalar enflasyonist baskıyla karşı karşıya kalacaklar. Talebin artmaması, üretimin daralması üstüne, ayrıca hem işsizlik hem enflasyonist baskının olduğu bir ülkede ağır kriz şartları ortaya çıkmış demektir. ABD'de bu menfi durumun etkileri, Ekim 2009'dan itibaren ikinci bir dalgayla daha açık ortaya çıkacaktır.

Ayrıca unutulmaması gerekir ki; ABD'de kriz olması demek Avrupa'da da kriz olması demektir. Çünkü Avrupa'nın en büyük ticaret partneri ABD'dir. Avrupa'da kriz olması ise, Türkiye'de hayli hayli kriz olacağı anlamına gelir; zira Türkiye'nin de en büyük ticaret partneri Avrupa'dır.

EKONOMİ AKP'Yİ SENEYE “ERKEN SEÇİM”E ZORLAYACAKTIR

Genel anlamda büyüyen bu açıkla (cari açık + bütçe açığı) iktidar bu krizi kaldıramayacaktır. 2010 ilk çeyreğinde erken baskın seçime gitmek zorunda kalacaktır.

Önümüzdeki Ekim - Kasım döneminde krizindeki bu ikinci dalgaya karşı hazırlıksız yakalanarak bizi ne denli zor iktisadi koşulların beklemiş olduğunu şimdiden söyleyebilirim ” diye konuştu.

Türkiye'de iktisadi oportünizm yapılıyor

“Türkiye'de rakamların istenildiği gibi eskale edildiğini” belirten GÖKSEL, “Türkiye'de iktisaden bir oportunizm yapıldığını, esas itibariyle büyümenin % -13,8 değil, dolar bazında hesaplandığında 2009 yılı ilk üç ayının 2008 yılı ilk üç ayına göre, ülke ekonomisinin % 29 küçüldüğü açıktır” dedi. “Türkiye'de realize olan büyümenin rakamsal olarak % -13,8 çıkmasının nedeninin Türk Lirası olarak hesaplanılmasından kaynaklandığını, ancak kişi başı milli gelir, borç, cari açık gibi tüm iktisadi verilerin uluslararası normlarda dolar üzerinden hesaplandığını, burada iktisadi bir oportunizmle dolar hesapları arasına TL şıkıştırılarak rakamlar çarpıtılmaktadır diye” vurguladı.

Türkiye'ye biçilen rol

“Türkiye'ye bugünkü Küresel Dünya'da biçilen rol, ekonomik anlamda “gölge ekonomisi” olma rolüdür. Siyasi olarak biçilen rol ise; Bölgede kurulmakta olan Kürt Devleti'ne “gölge etmeme” rolüdür. 1853'te ortaya atılan 'hasta adam' tezi sonuçta yeniden gündeme gelmiştir. Geçen hafta yayınlanan ünlü Newsweek dergisi Türkiye için aynen “hasta adam” başlığını kullanmıştır.

Bu büyük global oyunda Türkiye'ye biçilen rol; hiçbir zaman sahada aktif oyuncu rolü olmamıştır, olmayacaktır. Bu bakımdan, geleceğin dünyasında Türkiye'nin önemli bir ülke konumunda olmadığını üzülerek söylemek zorundayım Kendimize önem atfeden malesef sadece biziz, Türkiye'de “hamaset” daima iç politika malzemesinin besin kaynağı olmuştur. Acı, ama gerçek bu şekilde” diye konuştu.

Türkiye ekonomisi kimlere emanet?

Türkiye ekonomisinin iyi yönetilmediğine de vurgu yapan GÖKSEL, “Türkiye'de ekonomi kimlere emanet? Çıkrıkçılar yokuşunda ticaret yapmakla, yabancı araştırma kurumlarında çalışmakla ülke ekonomisi yönetilmez. İktidar, ehil olan az sayıdaki bazı ekonomi kurmaylarını da söz konusu kabine revizyonuyla malesef dışarıda bırakmıştır” dedi.

Her ülkenin Orta Doğu planı farklıdır

GÖKSEL, ayrıca;

“Her ülke Orta Doğu için farklı planlamalar yapar. Mesela, ABD, sırf Orta Doğu'ya yönelik planlarını gerçekleştirebilmek amacıyla CENTCOM'u (Central Command: Merkezi Komutanlık) kurmuştur. İran'ın Fas'tan Pakistan'a “Şii Hilali” Projesi vardır. Rusya'nın keza enerji çıkarları ve geçiş yollarının güvenliği için ne kadar hassas olduğunu biliyoruz. Peki tüm bunlar olurken Türkiye ne yapmaktadır? Türkiye, Orta Doğu'nun geleceğine yönelik şu ana dek bir plan ortaya koyabilmiş midir?” dedi.

TURKTIME

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*