Köylü hangi partiye oy verecek?

  • Giriş : 09.07.2007 / 11:10:00
  • Güncelleme : 09.07.2007 / 14:01:08

"Al ananı da git" lafı AKP'den oy götürür mü? 'Köylü o iki lafı unutmadı'

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


"Al ananı da git" lafı AKP'den oy götürür mü? AKP'ye oy verecek çiftçi kim ve sayısı ne kadar? AKP'nin çiftçiler bakımından en ümitsiz olduğu yer neresi? Köylünün CHP'ye hâlâ bir türlü ısınamamasının sebebi ne?

20 milyon köylü ve çiftçinin nabzını elinde tutan Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı İbrahim Yetkin'in seçim tahmini: Trakya ve Ege'de CHP, Karadeniz'de MHP, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da AKP... Yetkin, eski Tarım Bakanı Güçlü'nün 'Gözünü toprak doyursun' ve Başbakan'ın 'Al ananı da git' sözlerinin köylüyü AKP'den kopardığını söylüyor. Yetkin, "Çünkü kendini küçük düşmüş hissediyor" diyor

Hayatının anahtar kelimesi 'tarla'

KİM: Türkiye'de 'tarım' denince akla gelen ilk isimlerden biri olan İbrahim Yetkin'in hayatı 1956'da Hatay'ın Suriye sınırındaki bir tarlada başlamış. Tıpkı sekiz kardeşi gibi... Hepsi beraber bir ağanın tarlasında çalışıyorlarmış. Dayısı annesini bir tarlada öldürmüş. Sebep tarla sınırı kavgasıymış. 4 yaşındaki İbrahim annesinin nasıl öldüğünü görmüş. Kekeme olmuş. Derken bir aile girmiş hayatlarına. İyi bir aile... Kızlarına bir erkek kardeş arıyorlarmış. Babası onu vermiş... Önce kekemeliği tedavi edilmiş...

Sonra yeni ailesiyle Ankara'ya taşınmış. İlkokula giderken İbrahim'in tek bir dileği varmış: "Büyük tarlalara sahip olmak ve sonra onları insanlara pay etmek." Liseyi Tarım Meslek'te okumuş. Ardından iki yıl Hacettepe'de Sevk ve İdare Bölümü. Öğrencilik yıllarındaki Dev-Genç'liliğinin acısı 1983'te çıkarılmış bedeninden... Tam üç ay Antalya'da ağır işkenceden geçmiş. Üstelik o sırada Tarım Bakanlığı'nda memurmuş. Bakanlıkta geçirdiği 11 yılda 14 yere sürülmüş ve sonunda istifa etmiş. 23 yıldır Ziraatçılar Derneği'nin Genel Başkanı. Yetkin, evli ve iki çocuk babası.

NEDEN: 58 yıllık Ziraatçılar Derneği'nin 10 binden fazla üyesi var. Dernek yönetimi haziranın ilk üç haftasında tarımla ön plana çıkan 16 ilin çeşitli merkezlerinde seçim nabzı tuttu. Araştırma köylü, çiftçi ve ziraat odası başkanlarıyla yüz yüze konuşarak yapıldı. Yetkin'le bu araştırmanın sonuçlarını konuştuk.


NE ZAMAN: 07.07.'07, Cumartesi günü.

NEREDE: Derneğin Haymana yolundaki fidanlığında.

"Al ananı da git" lafı AKP'den oy götürür mü?

Çok belirleyici olacak. Bir de eski Tarım Bakanı Sami Güçlü'nün "Gözünüzü toprak doyursun" sözü... Bu iki laf AKP'yi Türk çiftçisinden kopardı.

Bu tespiti yapmanızın sizin CHP'li olmanızla bir alakası yok mu?
Kesinlikle alakası yok. Bunu ben değil, 2002'de AKP'ye oy verenler söylüyor. Özellikle de "Gözünüzü toprak doyursun" lafı... Kırsalda AKP'nin oyunu azaltacak anahtar iki cümledir bu. Ve bedeli çok ağır olur.

"Yan gelip yatma" ve "kelle" lafları kadar ağır mı?
Kırsalda onlardan daha ağır geliyor köylüye... Çünkü kendisini horlanmış ve küçük düşmüş hissediyor. "Beni insan yerine koymuyor mu, ben de onun gereğini yaparım" diyor.

İyi de şimdi "22 Temmuz'u bu iki cümle belirleyecek" demek biraz abartılı olmaz mı?
Olmaz, hem sadece bu laflar değil ki... Şu anda Türk köylüsü tam bir anti IMF'ci, tam bir anti AB'ci... Çiftçi çok radikalleşti.

Kaç kişiden bahsediyoruz?
Türkiye nüfusunun yüzde 28'inden bahsediyoruz. Şimdi bu üçte birin tamamı değil, ama büyük bir bölümü AKP'ye reaksiyon duyuyor.

Tamam, ama hâlâ AKP'li olanları da var?
Var, ama onlar bile rahatsız. AKP'li olup AKP'ye oy vermeyecek bir sürü çiftçi var.

Var, biz de seçim gezisinde onlara rastladık. Ama asıl şunu merak ediyoruz: AKP'ye oy verecek çiftçi kim ve sayısı ne kadar?
Onlar biraz daha farklı yapıda olan çiftçiler. Yani kendisini sadece çiftçilikle tanımlamayan kesim... O kesimin feodal, dinsel ya da etnik bağları daha güçlü...

Bu çizdiğiniz tipteki çiftçi daha çok hangi bölgede var?
Doğu ve Güneydoğu Anadolu. AKP'nin oy kaybetmediği yerler orası.

Peki bu iki bölgedeki köylü ve çiftçinin Türkiye geneline göre oranı yüksek mi?
Yok, değil. Orada daha çok hayvancılık vardır. Zaten o bölgenin biraz daha karmaşık, çözümlenmesi güç bir yapısı bulunuyor.

AKP'nin çiftçiler bakımından en ümitsiz olduğu yer neresi?
Trakya. Trakya'da sıfır.

Kim güçlü?
DSP çok güçlüydü, ama şimdi o güç CHP'yle birleşti.

DSP-CHP birleşmesi köylü üzerinde gerçekten olumlu bir etki yaratmış mı?
Elbette, çünkü köylü Ecevit'i çok sever. Ona güvenir. Onun bir kasket takması, "Toprak işleyenin, su kullananın" sözü köylüye yetmiştir. Şimdi o sevgi hâlâ sürüyor ve CHP'yle bir bağ kurmalarına yardımcı oluyor.

Köylünün CHP'ye hâlâ bir türlü ısınamamasının sebebi ne?
CHP eşittir resmiyet gibi görüyor. Çekiniyor... Arada bir bağ kuramıyor. Karşısında bir parti değil de devlet gibi algılıyor. Köylerde sorsanız hâlâ İnönü'nün karne zamanını anlatırlar. Ama şimdilerde yavaş yavaş bu da kırılıyor.

Ne oldu da kırılıyor?
CHP'nin milliyetçi söylemi köylüyü etkiledi. Çünkü köylü için solun milliyetçi olmaması "Vatanını sevmiyor" diye yorumlanır. O bunu öyle anlar. Şimdi kırılmaya başlayan bu.

CHP'nin türban karşıtı olması köylüyü etkilemiyor mu?
İnanın, vallahi de değil, billahi de değil. Köylünün türban diye bir sorunu yok ki...

Kızı yok mu şehirde üniversiteye giden?
Ama onun yansıması köye kadar uzanmıyor. Çünkü o köyde bir cami vardır; CHP'lisi de AKP'lisi de DP'lisi de gider, o camide namazını kılar. Bu anlamda o köyde bir huzursuzluk, aralarında yaşam şekli konusunda uçlar yoktur.

CHP'yi en çok seven köylü hangi bölgede?
Ege'de. Ege CHP'nin kalesi.

MHP'ninki?
Karadeniz. Karadenizlinin biraz daha milliyetçi, biraz daha atak bir yapısı vardır. O yapı MHP'yi besliyor. Ama AKP'nin Karadeniz'i tamamen elinden kaçırmasının asıl nedeni MHP değil, fındıktır. Şu anda AKP ağzıyla kuş tutsa Karadeniz'de istediği oyu alamaz.

DP'ye gelirsek; köylü partisi diye bilinir, ama şimdiki durumu ne?
Eğer DYP, DYP olarak kalsaydı şu anda DP adıyla alacağından çok daha fazla oy toplardı. Çünkü çiftçinin tepki oyları direkt ona gidiyordu. Bu kesin. Ama Anavatan'la birle�ememesi çok büyük hayal kırıklığı yarattı ve oyların önünü kesti. Adeta harakiri yaptı.

Ya birleşselerdi?
Birleşselerdi 22 Temmuz'da AKP ve MHP'ye gidecek oyların çok ciddi bir kesimini DP alırdı. İnsanlar birleşeceği günü bekliyordu.

Ancak bizim dinlediğimiz köylüler bu partilerin cumhurbaşkanlığı seçiminde Genel Kurul'a girmemesini de hiç affetmiyordu?
Aynen. Köylü haksızlığa gelemez. O bunu haksızlık olarak değerlendiriyor ve AKP de zaten köylerde en çok bunu işliyor. Bununla tutunmak istiyor ve bu silah köylüyü etkiliyor. Etkilemiyor dersek yalan olur.

Akdeniz ve Orta Anadolu'yu konuşmadık; oralarda durum nasıl?
Birleşselerdi Çukurova'dan kesinlikle DP çıkardı. AKP de silinmiş değil, ama yükseliş gösteren partiler MHP ve CHP. Orta Anadolu'da da AKP'nin varlığı devam ediyor, ancak kaçanlar MHP'ye gidiyor. CHP'nin ise özellikle Kırşehir ve Yozgat'ta bir yükselişi var.

Onları ilk kez bu kadar kararlı gördüm

Köylü seçmen sandığı sever mi; sizce 22 Temmuz 'a katılma oranı nasıl olacak?

Şimdi çok ciddi biçimde gidecek. Bir defa çok hırslanmışlar. Ben bu dönemdeki kadar kararlı görmedim bu insanları. Ama geçici mevsimlik işçiler, özellikle Güneydoğu'dan gidenler, oy kullanamayacak tabii. Yüz binlerce seçmenden söz ediyoruz. Ağanın otobüs tutması gerek, ki o da imkânsız.

'Demirel ve Çiller'i çok sevdiler

Köylü ve çiftçinin arasındaki Demirel efsanesi bitti mi?
İmkânı yok bitmez. Demirel'i yedi kez getiren o köylüdür. Ve niye biliyor musunuz? Çünkü Demirel köylüye çok değer verir. Onun anlayacağı dilden konuşur, tepeden bakmaz. Bir kart göndermiştir, bir bayram kartı mesela... Köylü onu cüzdanının en gizli yerinde saklar ve bazen yalnız kalınca çıkarıp o karta bakar. Sonra ölürken de oğluna verir, "Al bunu sakla" diye... Bir karttır ya... Ama onun için çok önemlidir. Ben bunu çok gördüm kırsalda... Ve Demirel de gerçekten "Hacı Amca beni hatırladın mı, ben Süleyman Demirel, bayramını kutlarım" diye çok kart atmıştır o köylülere...

Ağar bu geleneği sürdürmedi mi?
Olmadı, çünkü onu hep bir polis olarak görmeye devam etti köylü. Özal'a da ısınamamıştı mesela. Ama Çiller'i çok sevdi. Hâlâ söylerler, "Erkek gibi kadındı" diye. Niye? "Yunan'a bir çakıl taşı bile vermem" dedi diye... O lafı unutmuyor köylü. Çiller şimdi çıksa yeniden peşinden gider.

GP'nin mazot vaadini köylü inandırıcı bulmadı

Köylü mazotun fiyatının ineceğine artık kesinlikle inandı mı?
"Oyu aldıktan sonra ya cayarlarsa" diye bir kuşku var, ama çoğu böyle bir beklentiye girdi. Zaten artık mazotu indirmeyeceğim demeyen kalmadı, bir tek AKP.

AKP ne vaat ediyor?
O diyor ki, "Ben mazottan alınan vergiyi indiremem, ama sosyal yardım desteğine devam ederim" diyor. Yani zamlar devam edecek, fakat çiftçiye mazot karşılığında dekar başına örneğin 3 lira destek verecek.

Aslında "Mazotun fiyatı insin" demekle olmuyor, o vergiden vazgeçmenin de bir maliyeti var. Siz hesapladınız mı, hangi partinin vaadi, ne kadar vergi kaybına neden oluyor?
AKP'nin mazot fiyatını indirme vaadi olmadığı için onunkini hesaplayamıyoruz. Ama CHP diyor ki, "Beni iktidar yaparsanız 23 Temmuz sabahı çiftçinin kullandığı mazot 2.26'dan 1.28 YTL'ye düşecek." Yani toplanan verginin 98 kuruşundan vazgeçecek. Tarımda yılda kullanılan ortalama mazot miktarı 3 milyar litre olduğuna göre bunu 98 kuruşla çarpınca yılda 2.9 milyar YTL vergiyi almamış olacak. CHP, "Ben bu açığı kaçak akaryakıtını önüne geçerek ve tarımda verimliliği artırarak kapatacağım" diyor.

Peki diğer partilerin vazgeçtikleri vergi miktarı ne?
DP'ninki 3.8 milyar YTL, MHP'ninki 4.3 milyar YTL, GP'ninki de 11.4 milyar YTL.

11.4 milyar mı?
Eee tabii, çünkü GP "Sadece çiftçinin kullandığı değil, tüm mazotu 1 YTL'ye indireceğim" dediği için o zaman vergiden düştüğü 1.26 kuruşu 9 milyar litreyle (Tüketilen toplam mazot miktarı) çarpmak gerekiyor. O zaman da inandırıcılığını kaybediyor. Köylü önce GP'ye çok prim vermişti, "Bak önce o söyledi, herkes arkasından geliyor" diye. Ama şimdi bu kadar vergiden vazgeçilmesini biraz abartılı bulduğu için artık itibar etmiyor.

Anadolu'da çok Jose Bove var

Bizde hiç Jose Bove* var mı?
Yerel anlamda çok var. Basına hiç yansımıyor, ama mesela ürünü para etmeyen bir domates köylüsü hemen traktörünü doldurur, diğer köylülere de söyler. Hepsi karayoluna çıkar ve domateslerini oraya döküp ondan sonra bir yetkilinin gelmesini beklerler.

Küreselleşme, AB 'nin tarım politikası, neoliberalizm vs. O meselelere ilgi duyuyorlar mı?
Anlamaz sanılıyorlar, ben bunu yaşayan ve gören adamım. Şu anda hemen hemen tüm çiftçiler Dünya Bankası'nın, AB'nin ne getirip ne götüreceğini çok iyi biliyorlar. Hepsi tam bir IMF karşıtı. Köylüde ciddi bir Amerikan karşıtlığı vardır. Kızdığı adama "Amerikan uşağı" der. ABD ve onunla ilgili her şeye büyük antipati duyar.

Türk köylüsü niye örgütlenemiyor?
Önderi yok. Ciddi bir önder çıkıp örgütleyecek olsa Türk köylüsü Fransız köylüsünü de Yunan köylüsünü de kenarda bırakır. Bu köylünün önünde kimse duramaz. Çünkü köylü işçiye benzemez. Eyleme bir kez başladı mı durduramazsınız. Kafaya koyduysa sonuna kadar gider. Köylünün şakası olmaz.

* Fransız çiftçi lideri Jose Bove dünyadaki tüm küreselleşme karşıtlarının da simgelerinden biri.


MİLLİYET

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious