Köylülerle sohbet edince sosyoloji kitaplarını çöpe atmış

Köylülerle sohbet edince sosyoloji kitaplarını çöpe atmış.16432
  • Giriş : 20.06.2007 / 22:30:00

Özlem Türköne, Türkiye'nin 22 kadın kaymakamından biriydi. Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesinde görev yaparken Başbakan Tayyip Erdoğan'ın davetiyle siyasete girdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


İstanbul 1. Bölge'den aday gösterilen Türköne, kaymakamlık görevinin kendisine çok şey kattığını vurguluyor. Görevi boyunca sürekli halkla iç içe olduğunu hatırlatırken yer sofrasında yemek yediğini, kahve toplantılarına katıldığını ifade ediyor. Türköne, Anadolu köylüsü ile 1999 yılında tanışmış. İstanbul'dan ilk görev yeri Çankırı'ya gittiğinde hayatında ilk kez bir köye uğramış. Köylülerle yaptığı sohbet ona çok farklı bir ufuk açmış. "Okuduklarımla gördüklerim çok farklıydı. Tüm sosyoloji kitaplarını çöpe attım." diyor. Türköne, Anadolu'yu gözlemleyerek daha iyi tanıdığını belirtiyor. "Taşrada ve toplumda başı örtülüymüş açıkmış sorunu yok. Kol kola, yan yana yaşıyorlar." ifadelerini kullanıyor.

Özlem Türköne, kadınların dikkatli, titiz ve uzlaşmacı yapıda olmalarını siyasette avantaj olarak görüyor. Bu yüzden temiz siyasete önayak olacaklarına inanıyor. AK Parti'yi demokratik duyarlılığı ve başarılı sosyal politikaları sebebiyle tercih ettiğini söyleyen Türköne, 'vitrin' kavramından rahatsız. "AK Parti'nin vitrine ihtiyacı yok." derken kendisini 'Cumhuriyet kadını' ve 'Cumhuriyet çocuğu' olarak tanımlıyor. Türköne, Köşk seçimi sürecindeki mitinglerin 'Cumhuriyet mitingi' ismiyle yapılmasına da karşı çıkıyor: "Mitinge katılanların cumhuriyetçi, gitmeyenlerin cumhuriyetçi olmadığı ayrımı kabul edilemez. Ben de en az onlar kadar cumhuriyetçiyim. Bu sayede var oldum. Tıpkı şehitlik mertebesi gibi 'cumhuriyet' de siyaset dışında bırakılmalı."

Türköne, Türkiye'nin demokratikleşmesi için siyaset dışı kurumların vesayetinin kalkması ve demokrasi üzerine gölge bırakan e-bildiri'lerin yaşanmaması gerektiğinin altını çiziyor. Şehitler üzerinden yapılan siyaseti istismar olarak görürken, cenazelerdeki sloganların toplumu ve kamu vicdanını yaraladığını ifade ediyor. Türköne, kadın siyasetçilerin sadece kadınlarla ilgili konularla ilgileneceği yönündeki yaklaşımı da doğru bulmuyor. "Böyle bir alan ayrımı olamaz." diyor.

Özlem Türköne, Demokrat Parti ile Anavatan Partisi'nin birleşme çabalarını gülerek izlediğini anlatırken siyasetin toplum mühendisliğine izin vermediğine işaret ediyor. Meclis'teki milletvekillerinin en önemli görevinin Meclis çalışmalarına katılmak olduğunun altını çizen Türköne, şöyle devam ediyor: "Meclis çalışmalarına katılmama lüksümüz yok. Karşı olabilirsiniz, ama katılırsınız. Bu, demokrasinin en önemli öğesi. Partileri ayakta tutan tek şey demokrasinin bekasıdır. Adnan Menderes'in partisini ayakta tutan demokrasiydi. Onlar demokrasi uğruna yitirilen Menderes'in ismini de kaybettiler."

Habibe Gülen

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious