Krizi bir de bankacıdan öğrenin

Krizi bir de bankacıdan öğrenin.8860
  • Giriş : 29.09.2008 / 13:32:00

Akbank Baş Ekonomisti Fatma Melek ekonomideki son gelişmeleri değerlendirdi..

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Risk almak için seçici bir dönem başladı..

Akbank Baş Ekonomisti Fatma Melek, artık risk alma ve yatırım yapma iştahında seçici davranılan bir döneme girildiğini, global likidite koşullarında ne ölçüde daralma görüleceğinin Türk bankacılık sektörü için önemli olduğunu kaydetti.

Melek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Standart & Poor's (S&P) tarafından geçtiğimiz hafta yayınlanan raporda, enflasyon baskısının olduğu bir ortam, iç siyasi çalkantılar ve uluslararası fonlamada artan maliyetlerin Türk bankacılık sektöründe riskleri artırdığından bahsedildiğini hatırlattı.

Söz konusu faktörlere bakıldığında öncelikle son dönemde enflasyon baskısının azaldığını ifade eden Melek, global talepteki yavaşlamadan dolayı petrol fiyatlarının da Merkez Bankasının iyimser senaryosunda öngördüğü seviyelere gerilediğini, global yavaşlamanın devam edeceği göz önüne alındığında petrol fiyatlarında önemli bir artış beklenmediğini, bunun yanı sıra ileriye dönük enflasyon beklentilerinde de kısmi bir iyileşme gördüklerini aktardı.

Ayrıca mevcut iç talepteki zayıflık da dikkate alındığında enflasyonun ikincil etkilerinin de güçlü olmayacağını öngördüklerini belirten Melek, dolayısıyla halihazırda enflasyon baskısının azaldığını, bu devam ettiği sürece ve yurt dışı finansal piyasaların kurtarma planı ile sakinleşmeye başlaması durumunda Merkez Bankasından faiz indirimlerinin gelebileceğine dikkati çekti.

''GELİŞMİŞ ÜLKELERDE KONSOLİDASYON BEKLENİYOR''

Türkiye'de bankacılık sektöründe fonlama tarafından kaynaklanabilecek baskıların diğer bazı gelişmekte olan ülkelere göre fazla olmadığının altını çizen Melek, ''Bunun da sebebi, yurt içi mevduat kredi oranı yüzde 70'ler seviyesinde. Halbuki diğer bazı gelişmekte olan ülkelerde kredi büyümesi mevduatların çok üzerinde seyretmekte'' görüşünü dile getirdi.

Olumlu noktalara rağmen, finansal piyasalarda likidite ve güven eksikliği sorunu bulunduğunu belirten Melek, şöyle devam etti:

''Bankalarda karşılıklı güven eksikliği ve karşı taraf riskinden dolayı bankalar arası piyasalarda krediye erişme sorunu yaşanmaktadır. Son alınan önlemlerle de Fed'in finansal piyasalarda bundan böyle yaşanacak fonlama sorunlarını, likidite programlarının kapsamını genişleterek (teminatların genişletilmesi, takas limitinin artırılması gibi) çözmeye kararlı olduğu algısı güçlenmiştir. Ayrıca bankaların bilançolarının kuvvetlendirilmesi için çalışmalar sürmekte. Bankaların aktiflerinde uğradıkları kayıplar ve sermayelerinin erimesi ile görülen bozulmayı telafi etmek amacıyla ABD hazinesi söz konusu problemli varlıkları satın almak için 700 milyar dolara kadar menkul kıymet ihraç edecek. Ancak, güvenin yerine gelmesi ve iyileşme zaman alacak. Plan çok önemli, zira bu plan global konjonktürü ve para piyasalarını etkileyerek finansal sisteme tekrar güvenin sağlanmasında önemli rol oynayacaktır.

Ancak artık risk alma iştahı ve yatırım yapma iştahında seçici davranılan bir döneme girilmektedir. Gelişmiş ülkelerde finansal sistemde konsolidasyon bekleniyor. Bu ortamda global likidite koşullarında ne ölçüde bir daralma görüleceği Türk bankacılık sektörü için önemlidir.''

''ETKİ, DERİNLEŞİP DERİNLEŞMEYECEĞİYLE YAKINDAN ALAKALI''

Global ekonomideki gidişat ile bunun Türk bankacılık sektörü ve ekonomisine yapacağı etkinin küresel ekonomide halihazırdaki olumsuz görünümün ne kadar süreceği, derinleşip derinleşmeyeceği ile yakından alakalı olduğunu belirten Melek, burada güven konusunun en önemli unsuru oluşturduğuna işaret etti.

Krizin bir yılı geride bıraktığına ve kredi sıkışıklığının devam ettiğine değinen Melek, Türkiye'de 2008 yılında kredilerdeki büyümenin yüzde 30 olacağını öngördüklerini, halihazırda rakamların bu öngörüyü desteklediğini, sektörün öz kaynak getirisinin de yüzde 20'nin üzerinde olduğunu aktardı.

Fatma Melek, 2009 yılında Türkiye'de bankacılık sektörünün kredi genişlemesinin yaklaşık yüzde 30 seviyelerinde olacağını öngördüklerine işaret ederek, her ne kadar global kredi piyasasındaki problemler aşağı yönlü riskleri getirse de, burada 2009 yılı başından itibaren enflasyondaki görünüme bağlı olarak Merkez Bankasının yapacağı faiz indirimleriyle birlikte düşmeye başlayacak faizlerin kredi talebini artıracağını düşündüklerini bildirdi.

Diğer taraftan bankacılık sektörünün mevduat gelişme hızının yüzde 18'ler düzeyinde olacağını tahmin ettiklerini kaydeden Melek, son bir yıldır azalan tüketim talebinin 2009 yılında faizlerin düşmesi ve piyasalardaki belirsizliklerin 2009 yılı ortalarında yavaşlaması ile nispi olarak artacağını, böylece mevduatlardaki artışın daha sınırlı olacağını beklediklerini aktardı

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*