Kruşçev'in 50 yıl gizlenen sözleri

  • Giriş : 21.02.2006 / 00:00:00

Kruşçev'in, kendisinden önceki Sovyet lideri Stalin'i 'facia' olarak nitelediği ünlü 20. kurultay konuşması gün ışığına çıktı: Stalin olmasa 2. Dünya Savaşı olmazdı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Rusya Federal Arşivi'nde '50 yıl gizlidir' mührü bulunan bu rapor, Rusya Devlet Tarih Müzesi'nde açılan bir sergide yer aldı. Eski SSCB'yi uzun yıllar yöneten ve milyonlarca insanın ölümüne imza atan Stalin'in 'kutsal lider' gibi değerlendirilmesi ve tüm insanlardan üstün tutulmasının kınandığı raporda, 'tek adam' sisteminin sonuçları hakkında kurultay delegelerine bilgi verilmiş. Stalin'in ölümünden sonra SSCB lideri seçilen Kruşçev'in, kurultayda yaptığı ve artık yasağın kaldırıldığı ünlü konuşması şöyle:
"Stalin'in ölümünden sonra biz on binlerce insanı cezaevlerinden çıkardık. Dostlarımızı kurtardık. Bu insanlar on yıllar boyunca kendilerini partiye (Komünist Partisi) adadılar, savaşlara katıldılar. Biz neden susmalıyız? Eğer susacak olsaydık, neden onları hapishanelerden çıkardık?"

'Lenin de uyarmıştı'

Stalin dönemini 'facia' olarak adlandıran Kruşçev, şöyle devam ediyor:
"Bu facianın suçlusu elbette Stalin'dir. Biz yoldaş Lenin'in ölümünden az önce yazdığı yazıları yayımlamak istiyoruz. Bu yazılarda yoldaş Lenin de, Stalin'in görevini suiistimal edebileceği uyarısında bulunarak, Stalin'in çok kaba biri olduğunu ve yoldaşlarla çalışamayacağını vurgulamıştı." Raporda, Stalin'in işlediği birçok suçu açıklayan Kruşçev, özellikle birçok parti yöneticisinin Stalin tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden öldürülmesini kınayarak, "Stalin olmasaydı 2. Dünya Savaşı da olmazdı" görüşünü savundu. Kruşçev'in hazırladığı raporun sonunda da, Stalin'in bir devrimci olmadığı savunularak, "O, her zaman takip edilme ve casus korkusuyla yaşayan biriydi" ifadeleri kullanıldı.

Çelik adam: Stalin

Josef Stalin (Yosif Visaryonoviç Cugaşvili), 1922'den, 19'te ölene kadar Sovyet Rusya'nın liderliğini ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin liderliği anlamına gelen Genel Sekreterliği'ni yaptı. Lakabı olan 'Stalin' Rusça'da 'çelik' anlamına geliyor. 21 Aralık 1879'da Gürcistan'ın Gori kasabasında doğdu. Babası kunduracıydı.
Gençken girdiği papaz okulundan devrimcilere katılmak üzere ayrıldı ve Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nin Bolşevik kanadında yer aldı.
İktidarı döneminde binlerce insan sürgüne gönderildi, görevden alındı. Dönemin en sert ideolojik mücadelesi Troçki'ye karşı sürdürüldü. 2. Dünya Savaşı sırasında parti liderliği, hükümet başkanlığı ve Sovyet orduları başkomutanlığı görevlerini bir arada yürüttü. 1941'de Hitler'in Sovyetlere saldırması üzerine müttefiklerin yanında yer aldı. Nazi Almanya'sına karşı kazandığı zafer uluslararası prestijini artırdı. 19'te öldü. (aa, Radikal)

Türkiye'yi de etkilemişti

Kruşçev'in, 20'nci Kongre'de okuduğu Stalin'in suçları hakkındaki gizli rapor o yıllarda, tüm dünyadaki komünist harekette bir dalgalanma yaratmıştı. Çin Devrimi'nin lideri Mao Zedung sonradan bu kongreyi SSCB'de 'geri dönüş'ün başladığı tarih olarak ilan edecek ve tüm dünya komünist hareketi, Pekin-Moskova ekseninde büyük bir bölünme yaşayacaktı. Türkiye Sosyalist hareketi literatürüne 70'li yıllarda biraz da karikatürleştirilerek sosyal faşistler-Maocu bozkurtlar kavgası şeklinde yansıyan bu ayrışmanın kökeni 20. kongreye dayanıyordu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious