Kuduz şehre indi

  • Giriş : 13.08.2006 / 00:00:00

Kuduz vakaları artıyor. 8 ayda İstanbul dahil bazı illerde 22 bölge karantinaya alındı, 152 bin kişiye aşı yapıldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye'nin bir dönem filmlerine bile konu olan kuduz, yıllardır unutulan hastalıklar arasında yer aldı. Küçük çaplı olaylar dışında önemli bir sorunla karşılaşılmadı. Ancak son günlerde başta İstanbul olmak üzere farklı illerden gelen haberler, ‘hastalık yeniden hortluyor mu?' endişesine yol açtı. Sekiz ayda 22 yerleşim yeri kuduz nedeniyle karantinaya alındı. İstanbul'da üç ay içinde 8 bölgede birden kuduz vakası ortaya çıktı ve karantina önlemleri Türkiye'nin bu en büyük kentinde de uygulanmaya başlandı. İstanbul'un yanı sıra İzmir, Adana, Samsun, Hakkari, Malatya, Bitlis, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Denizli'de kuduz tehlikesiyle karşı karşıya kalındı. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre son bir yıl içinde 152 bin kişi, şüpheli hayvanlar tarafından ısırıldığı için hastanelere başvurdu. Bu kişilere 10 milyon YTL'lik kuduz aşısı yapıldı. Uzmanlar, artan kuduz vakalarının başıboş hayvanlardan kaynaklandığına dikkat çekiyor. Ölen olmaması sorunun en sevindirici yönünü oluşturuyor.

Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konsey Başkanı Dr. Mustafa Altuntaş, bu yıl kuduz vakalarında gözle görülür bir artış yaşandığını vurgularken, önemli bir ayrıntının altını çiziyor. Daha önce hastalığın, genellikle kırsal alanda ve yaban hayatında görüldüğünü; ancak son yıllarda yerleşim birimlerine doğru yayıldığını belirtiyor. Bu duruma sayıları sürekli artan sokak hayvanlarının yol açtığını ifade eden Altuntaş, konunun belli kesimler tarafından ‘tabu' haline getirilmesine de tepki gösteriyor: Yanlış uygulamalar yüzünden şehirler hayvan cehennemine dönüştü. Sadece aşıya harcanan paranın yarısıyla sokak hayvanları sorunu çözülebilir.

Arka arkaya gelen kuduz vakalarını değerlendiren Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konsey Başkanı Dr. Mustafa Altuntaş, "2004'te sokak hayvanları tarafından ısırılan ve aşı yapılan vatandaş sayısı 120 bindi. Bu rakam 2005'te 152 bini geçti." diyor. Avrupa’da sokak hayvanı kaynaklı kuduz riski taşıyan tek ülkenin Türkiye olduğuna işaret eden Altuntaş, bu durumdan Çevre ve Orman Bakanlığı, valilikler, belediyeler ve hayvanları koruma derneklerini sorumlu tutuyor.

İstanbul'da 2006 yılındaki ilk kuduz vakası mayıs ayında Şile'nin Yeşilvadi köyünde sahipsiz bir köpeğin kudurarak ölmesiyle ortaya çıktı. Diğer vakalar ise temmuz ayında Göktürk beldesi, Kilyos köyü, Altınşehir, Halkalı ve Mahmutbey mahallelerinde görüldü. Daha sonra Eyüp'e bağlı Ağaçlı ve Akpınar köylerinde de kuduz tespit edildi. Kuduz mikrobu tespit edilen hayvanlar tarafından ısırılan 4 vatandaş da aşılandı. İstanbul Tarım Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Şube Müdürü Adnan Tepe, karantinaya alınan bölgelerde 6 ay boyunca sağlık taraması yapılacağını açıkladı. Aşısız hayvanların aşılanacağını ve takip edileceğini belirten Tepe, kuduz şüphesi taşıyan hayvanların da itlaf edilmeye başlandığını bildirdi.

Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre kuduz nedeniyle yılda yaklaşık 40 bin insan ölüyor. Hayvanlardan insanlara bulaşabilen kuduzu en çok köpekler, kurtlar, kediler, yarasalar ile at, koyun ve inek gibi çiftlik hayvanları bulaştırıyor.

Kuduz, mikrop taşıyan hayvanın ısırması, tırmalaması ya da vücut sıvılarının temasıyla geçebiliyor. Hastalığın kuluçka süresi 4 gün ile birkaç yıl arasında değişebiliyor. Ancak vakaların yüzde 95'inde hastalık ilk yılda ortaya çıkıyor. Beyne zarar veren hastalık, belirtiler çıktıktan sonra birkaç gün içinde öldürüyor. Uzmanlar, şüpheli hayvanlar tarafından ısırılan herkesin zaman kaybetmeden hastaneye başvurması ve derhal kuduz aşısı yapıtırması gerektiğini belirtiyor. Kuduzun belirtileri şöyle sıralanıyor: Isırık bölgesinde Ağrı ve duyu kaybı, huzursuzluk, aşırı korku hali, saldırganlık, uykusuzluk, psikiyatrik bozukluklar, depresyon, öksürük, boğaz ağrısı, titreme, karın ağrısı, bulantı-kusma ve ishal.

Hayvanseverler ‘aşıla, kısırlaştır, yaşat’ diyor

Doğa ve Sokak Hayvanlarını Koruma Derneği Başkanı Susen Erkuş: AB ülkelerinde sokak hayvanı yok. Türkiye'de sokakta hayvan varsa ve kuduz hastalığı görülüyorsa bu belediyelerin yanlış icraatının sonucudur. İdareciler, bir seferberlik başlatıp halk sağlığını koruma adına görevlerini yerine getirmelidirler.

Evsiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Melek Kahraman: Kuduzla mücadelenin formülü aşılat-kısırlaştır-yerine bırak modelidir. Avrupa’da vahşi hayvanlar, yaşama alanlarına bırakılan yiyeceklere aşı katılarak kuduza karşı aşılanıyor.

Çevre ve Sokak Hayvanları Derneği Başkanı Fatma Balkanlı: Türkiye'de çok hızlı kentleşmenin sıkıntısıyla hayvanlar ortada kaldı. Koruma çalışmaları 10 yıl önce bugünkü düzeyde olsaydı sokakta hayvan olmayacaktı. Kısırlaştır, aşılat, yaşat projesi gerçekçi bir çözüm.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious