Kulaktaki sır

  • Giriş : 02.02.2007 / 00:00:00

Kulağımız,işitme vazifesini bir sistemle yerine getirir.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bunlardan dış kulak, sesleri toplayıp orta kulağa ulaştırır.

Orta kulak, gelen titreşimleri iç kulağa nakleder ve dış kulaktan gelen şiddetli ses titreşimlerinden iç kulağı korur. İç kulak ise, ses dalgalarının yarım daire kanalları içerisindeki sıvı vasıtasıyla mekanik enerjiden elektrik enerjisine çevrilmesini, sinirler vasıtasıyla bunun beyine iletilip beyinde şifrelerin çözülmesini ve seslerin hafıza merkezlerinde depolanmasını sağlar. Böylece, tam bir işitmenin meydana gelmesi sağlanır. Kulağın yapısını sıradışı kılan ve kendiliğinden meydana gelmesini muhal kılan tek unsur bu işitme sistemi de değildir. Kulak zarının normal titreşimlerinin sağlanabilmesi için dış ortamla orta kulak arasında hava basıncı farklı olmamalıdır. Bu basınç eşitliğinin sağlanabilmesi için ortakulağı yutağa birleştiren östaki borusu vazifeli kılınmıştır. Boğazdaki tükrük, kusmuk, v.b. şeylerin yatar vaziyette kulağa gitmemesi ve hastalığa sebep olmaması için boru 160 derecelik açı yapar. Östaki borusunun orta kulağı havalandırma görevi yanında, boşaltma vazifesi de vardır. Östaki borusunun kapalı olduğu durumlarda kulakta aşikâr bir işitme azlığı ortaya çıkar. Küçücük bir alanda, ufacık adale ve kemikçiklere yüklenen bu sır ve bu sayede işitmenin meydana gelmesi insanı derin düşüncelere sevk etmeye yetmez mi? Böylesi dar bir alanda böylesine muazzam bir sistemi yerleştiren ve bu sistemin çalışmasını sağlayan bir Yüce Kudret olmalı değil mi?

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious