Kuraklıkla yaşamayı öğrenmeli ve tasarruf yapmalıyız

  • Giriş : 04.08.2007 / 19:26:00
  • Güncelleme : 04.08.2007 / 18:31:42

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı ’Kuraklık raporu’ son derece kara bir tablo çiziyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün 31 Temmuz itibariyle hazırladığı “Türkiye Geneli İçin 2007 Kuraklık Değerlendirmesi” başlıklı rapora göre, ağustos-eylül aylarında ortalamalar civarında yağış alınabilse dahi yıllık yağış ortalamalarının altında kalınacak. 31 Temmuz itibariyle gerçekleşen 10 aylık ortalama yağış 506 mm oldu. Önümüzdeki 2 aylık yağışlar (Ağustos-Eylül) normalleri civarında gerçekleştiği takdirde yaklaşık 550 mm. ile bu yılın tamamlanması bekleniyor.

Tarımı kötü vurdu

Tarımsal üretimdeki rekolte düşüşleri sadece meteorolojik şartlara bağlı olmamakla birlikte önceki yıllarda meydana gelen kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde meydana gelen rekolte düşüşleri dikkati çekti. Bu tarım yılında yağışlar normallere ve geçen yıla göre ciddi oranlarda azaldı. Normallere göre tüm bölgelerde azalma oldu, sadece Doğu Anadolu’da küçük bir artış gerçekleşti. Yağışlardaki normale göre azalma en çok Ege Bölgesi’nde (yüzde 43), daha sonra sırasıyla Marmara (yüzde 34) ve İç Anadolu Bölgesi’nde (yüzde 22) gerçekleşti. Türkiye genelindeki azalış yüzdesi ise yüzde 16.8. Geçen yıla göre ise en fazla düşüş Ege (yüzde 40) ve Marmara (yüzde 37) bölgelerinde oldu.

Ankara’da şiddetli kuraklık

Su kesintilerinin başladığı Ankara’da çok şiddetli kuraklığa 9 aylık periyotta rastlandı. 6 aylık periyotta şiddetli, 12 ve 24 aylık periyotlarda ise orta derecede kuraklık görüldü. Ankara’ya içme suyu sağlayan barajların bulunduğu bölgedeki Kızılcahamam’ın değerleri durumu daha net ortaya koyuyor. Kızılcahamam’da 6, 9 ve 24 aylık periyotlarda çok şiddetli, 12 aylık periyotta ise şiddetli kuraklık meydana geldi. Ankara’da 1956, 1977, 1978, 1994 ve 2003 yıllarında çok şiddetli kuraklıklar yaşandı.

İstanbul da vahim durumda

Rapora göre, İstanbul’da da durum iyi görünmüyor. 6, 9 ve 12 aylık periyotlarda çok şiddetli kuraklık meydana gelen İstanbul’da 24 aylık periyotta orta derecede kuraklık oluştu. Yağışlar bu şekilde yetersiz devam ederse yer altı su kaynakları için de sıkıntı meydana gelebilecek. İstanbul’da 1957, 1961, 1989, 1990 ve 2001 yıllarında da çok şiddetli kuraklıklar oluştu.

Kar yağışı olmadı

Raporda, 9 ve 12 aylık dönemdeki kuraklık da değerlendirildi. Akarsu, göl, baraj gibi su kaynaklarının, son 9 ve 12 aylık periyotta meydana gelen kıt yağışlar sonucu kuraklıktan etkileneceklerine işaret edilen rapora göre, bu sene özellikle kış mevsiminde kar yağışı olmaması nedeniyle, baraj, göl ve nehir gibi su kaynakları yeterince beslenmedi, yüksek sıcaklıklara bağlı olarak aşırı buharlaşmanın yol açtığı su kaybı kuraklığın şiddetini ve etkilerini arttırdı.

Sıcaklık rekorları yaşandı

Haziran ayı ortasından itibaren Güney Avrupa ve Akdeniz havzasında etkili olan sıcak hava dalgaları sonucunda İtalya, Yunanistan, Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye’de sıcaklık değerleri normallerinin 8-10 derece üzerinde gerçekleşti, hatta Türkiye’nin batı bölgelerinde sıcaklık rekorları kırıldı. Bu yıl yağış ve sıcaklık bakımından ele alındığında kış mevsiminde kar yağışında azalma, ilkbahar yağışlarının yetersiz oluşu ile sıcak ve kurak yaz şartlarına benzer meteorolojik koşullar daha önceki yıllarda farklı zaman dilimlerinde ortaya çıktı.

Riskle yaşamayı öğrenmek

Raporun sonuç bölümünde ise şu değerlendirmelere yer verildi: “Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum itibariyle yarı-kurak bir iklim kuşağında bulunduğundan ve topografyası gereği düzensiz yağış rejimine sahip olması nedeniyle sürekli kuraklık riski altında yaşayan bir ülkedir. Türkiye, nasıl deprem riskiyle yaşamasını öğrenmek durumundaysa, tıpkı kuraklık riskiyle de yaşamasını öğrenmek durumundadır. Sonbahar yağışlarının ülkemizin iç ve batı kesimlerinde yaşanan Hidrolojik Kuraklığı önümüzdeki 4-5 aylık süreçte ortadan kaldırması olasılığı düşüktür.

Çünkü kuraklığın tanımı gereği başlangıç ve bitiş zamanlarının belirlenmesi oldukça güçtür. Ayrıca kuraklığın olumsuz tesirlerinin hissedilmesi için belirli bir zaman gerekmektedir. Aynı şekilde mevsimsel yağışların normalleri civarında gerçekleşmesi kuraklık konusunda pozitif etkisi olsa dahi olumlu etkilerinin görülmesi için daha uzun bir süreye ihtiyaç vardır.”

YAĞIŞLAR YÜZDE 17 AZALDI

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, Türkiye’deki yağışlarda yüzde 17’ye yakın azalma oldu. Ekim ayından Haziran sonuna kadar geçen 9 aylık sürece bakıldığında, normalde 608 mm (metrekareye düşen yağış oranı) yağış olması gerekirken bu rakam 506 mm’de kaldı. İşte bölge bölge yağış oranları:

Amik de çöl olacak

Lübnan’da doğan, Suriye’yi geçerek Hatay topraklarından Akdeniz’e dökülen ve Türkiye’nin en bereketli topraklarına sahip olan Amik Ovası’nı sulayan Asri Nehri, Suriye’nin hasmane tutumu ve kuraklık nedeniyle çöle döndü. Kışın, zaman zaman doluluk nedeniyle 5 barajın kapağını birden açarak Türkiye’yi sele boğan Suriye, aynı barajları, yazın kapatarak Asi Nehri’nin kurumasına yol açıyor. Bu yaz yaşanan kuraklığın etkisiyle de Türkiye’nin en bereketli topraklarını olan 1 milyon 300 bin dekarlık Amik Ovası’nı sulayan Asi Nehri tamamen kurudu.
Melen’e bel bağladık ama o da kuruyor.

İSTANBUL’UN su umudu olan ve 2.5 ay sonra kente su verileceği açıklanan Büyük Melen Projesi de kuraklık tehdidi altında. Projenin hayata geçirildiği Kocaali’nin Ortaköy Beldesi’ndeki Melen çayı ve Melen Çayı’nı besleyen Evcil ve Çamdağ Derelerinde su seviyeleri azaldı. Ortaköy Belediye Başkanı Cemal Angın, “Eskiden insanlar giremiyordu. Maalesef Melen’in de su seviyesi küresel ısınmadan dolayı azaldı” dedi. 2.5 ay sonra hayata geçirilecek olan projeyi yerinde incelemek için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın gelecek olması nedeniyle, bir çok TV kanalı da bölgeye gelerek çekimler yapmaya başladı.

Yağdır Mevlam SU

İstanbul'da su sıkıntısının artması üzerine Pendik’teki Kaynarca Camisi’nde ve Büyükçekmece Merkez Camisi’nde yağmur duası yapıldı. Cuma namazının ardından cami avlusuna çıkan Pendik Müftüsü Süleyman Aktaş, ellerin yere doğru tutulmasını istedi ve yağmur duasına başladı. Masum ve günahsız olduklarına inanılan çocukların ön saflarda tutulmasını isteyen Müftü, yağmur duasına şöyle devam etti: “Ya Rab, boşalan barajlarımızı ancak senin kudretin doldurur. Kudretinle barajlarımızı boş bırakma. Kuruyan topraklarımıza rahmetini, hayatı sen verirsin. Topraklarımıza hayat ver. Bizi rahmetsiz bırakma. Eğer su olmamış olmasaydı, abdest alamaz, camiye gelemez, evlerimizde yemek pişiremezdik. Dualarımızı kabul eyle... ”

GÖKÇEK ALINDI
İyi niyetle söyledim benimle alay ettiler

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara’nın su sorununu çözmesi beklenen Kızılırmak’tan boru hattı ile su taşınması çalışmalarını yerinde anlattı. Gökçek, “Ben herkes yakınlarının yanına gitsin derken iyi niyetli konuştum. İnsanlardan bize yardımcı olmalarını istedim. Bu yıl tatile biraz uzun gitmelerini istedim. Bu alay konusu olamaz. Çok amiyane tabirlerle manşetler atıldı. Bu beni üzdü” dedi.

Okullara “su tatili” yok

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, su kısıntısı nedeniyle Ankara’daki okulların geç açılmayacağını söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious