Kurban Bayramı öncesi uzmanlar uyarıyor

  • Giriş : 15.12.2007 / 07:29:00
  • Güncelleme : 15.12.2007 / 00:23:59

Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi doktorları, daha sağlıklı bir bayram geçirmek için dikkat edilmesi gereken konuları açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kurban Bayramı öncesi bir açıklama yapan Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Bölümü ve Kalp Kateterizasyonu Laboratuvarı'nda görevli Kardiyolog Dr. Alpaslan Eryılmaz, kalp hastalıkları açısından yüksek risk altında olan ya da kalp hastalığı teşhisi konulmuş kişilerin bayramda beslenme düzenine önem vermeleri gerektiğini belirterek "Kurban Bayramı'nı hastanede geçirmeyin" diye uyardı.

Dr. Eryılmaz, Kurban Bayramı'nda et tüketiminin arttığını, kalp ve tansiyon hastalarının rahatsızlıkları nedeniyle sağlık kuruluşlarına çok sayıda müracaat olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Kalp-damar, diyabet ve yüksek tansiyon hastaları, Kurban Bayramı'nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli, aşırı et tüketmemelidir. Kurban Bayramı'ndaki aşırı et tüketimi ile bu hastaların yaşadıkları sağlık problemleri had safhaya ulaşabilmektedir. Kolesterol içeriği yüksek et ve et ürünleri, kan yağlarını doğrudan yükselterek; kalp hastalarını olumsuz yönde etkileyebilir."

Kırmızı etin, kolesterolün en başta gelen sebeplerinden biri olduğunu ifade eden Dr. Eryılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Kurban Bayramı'nda et tüketimi arttığı için kalp ve tansiyon rahatsızlıkları nedeniyle sağlık kuruluşlarına yapılan müracaatlarda büyük artış görülmektedir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar, diyabet ve yüksek tansiyon hastaları, Kurban Bayramı'nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli; aşırı et tüketmemelidir. Bu kişiler, doktorları tarafından kendilerine önerilen diyetlerini bozmamalıdır."

Kardiyolog Dr. Alparslan Eryılmaz, Kurban Bayramı'nda vatandaşın dikkat etmesi gereken hususları şöyle sıraladı: "Kurban bayramlarında yenilmesi gelenek haline gelen kavurma, içine tereyağı ve kuyruk yağı konulmadan kendi suyu ile kısık ateşte pişirilmelidir. Etin kendi yağı, yemeğin lezzeti için yeterli olup ekstra yağ eklemeye gerek yok. Kavurmada çok fazla tuz ve kuyruk yağı kullanılması sebebiyle kalp ve tansiyon hastaları, kavurmadan uzak durmalı. Kurban Bayramı'nda genel olarak sakatat tüketimi de artmaktadır. Ancak özellikle kolesterol hastaları ile yüksek düzeyde kalp-damar hastalığı riski taşıyan kişiler sakatat tüketiminden kaçınmalıdır."

Kurban Bayramı'nda kırmızı et tüketimi ile birlikte tuz kullanımının artmasının özellikle yüksek tansiyon hastaları için ciddi bir tehdit oluşturduğunu anlatan Dr. Alparslan Eryılmaz, şöyle konuştu: "Fazla miktarda tatlı tüketimi, kalp ve tansiyon hastaları için risklidir. Bu hastalar, tatlı tüketimini minimum seviyeye indirmeli, içerisinde yoğun yağ bulunan baklava, kadayıf gibi tatlılardan ziyade sütlü tatlıları tüketmelidir. Kalp ve tansiyon hastaları, bayram süresince ilaçlarını aksatmadan kullanmalı sağlıklı yaşamın temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitelerini artırmaya dikkat edilmeli, günlük tempolu yürüyüşlere devam etmelidirler."

Amerikan Hastanesi Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Bölümü Şefi Dr.Tahir Haytoğlu da, "Bayramı tadında yaşayabilmek için aşırı et tüketiminden kaçınılmalı" diye konuştu.

Diyabet hastalarının, Kurban Bayramı'nda kendilerini frenlemesi ve aşırı et tüketiminden kaçınmaları gerektiğini belirten Haytoğlu, alınacak önlemlerin yalnız diyabet hastaları değil herkes için geçerli olduğunu söyleyerek sağlıklı beslenme konusundaki temel prensiplerin, yiyeceklerin seçimi, porsiyon kontrolü ve yiyeceklerin dengeli dağılımının her zaman uyulması gereken ana kurallar olduğunu ifade etti.

Dr. Haytoğlu, aşırı et tüketiminin diyabet ve böbrek yetmezliği hastalarında bir takım rahatsızlıklara sebep olabileceğini belirterek şöyle konuştu: "Diyabetin tipi ve evresine bağlı olarak, beslenmenin yaratacağı etkilerin farklı olması ve hastalığın komplikasyonları ile komplikasyonun derecesi de hastayı etkilemektedir. Kurban Bayramı'nda aşırı et tüketimi, böbrek yetmezliği komplikasyonu olan hastalarda ciddi problemlere yol açabilir. Bu hastaların et tüketimi sonucu aldıkları fazla proteini böbrek yoluyla atmaları kolay olmayacağından üremi gelişme riski yükselir."
Et yemeklerinin hayvansal yağ içerdiğini de unutmamak gerektiğini anlatan Haytoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Hayvansal yağlar, kan yağlarının aniden yükselmesine; dolayısı ile damar hasarlarına; plak yırtılmasına ve hatta kalp krizine bile neden olabilmektedir. Tüm bu sebepler göz önünde bulundurularak, Kurban Bayramı'nda tüketilen yiyecek miktarına dikkat edilmeli ve aşırıya kaçmaktan sakınılmalıdır."

Bayram öncesi basına açıklamada bulunan Amerikan Hastanesi Psikiyatri ve Psikoloji Bölümü'nden Dr. Zafer Atasoy, çocukların, kurban kesimini görmesinin sakıncalı olduğunu söyledi.

Hayvanlarla ilgilenmenin çocuk yaşamında önemli bir yer tuttuğunu anlatan Dr. Zafer Atasoy, şöyle konuştu: "Birçok ebeveyn tarafından da desteklenen ve olağan karşılanan bu tutum sonucu çocuklarda kurbana bağlanma duygusu gelişir. Bu duygunun gelişmesinde ebeveynler ile birlikte diğer erişkinler de büyük rol oynar. Böyle bir durumda çocuk neredeyse kurbanlığın bakıcısı haline gelir. Desteklenen, yüreklendirilen çocuk-kurban ilişkisi bayram sabahı, kurbanın kesilmesi sonlanır. Bu sonlanma doğal olarak, brütal ve kabadır. Bağlandığı, aralarında sevginin geliştiği hayvanın kurban edilmesi ve çocuğun bu duruma tanık olması basit bir deneyim değildir. Bu deneyim ileri derecede zedeleyici olabilir. 'Bayram' yapılacak gün; hüznün, kederin yoğun olarak sergilendiği güne dönüşür. Çocuğa sevgi nesnesi olarak sunulan kurban, çocuğun elinden alınmıştır. Bu durumu çocuğun anlaması ve kavramasui ile birlikte tuz kulı her zaman mümkün olmayabilir."

Amerikan Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümünde Diyetisyen Nilay Topçam Zihnioğlu da, "Her zaman olduğu gibi Kurban Bayramı'nda da dengeli beslenme sağlanmalı. Yılbaşının bayramla birleşmesi, sofraların daha da zengin olması nedeniyle bayram süresince güne hafif bir kahvaltı ile başlamak; öğün aralarına küçük bir meyve veya bir bardak ayran eklemek, öğle yemeğinde hafif bir şeyler atıştırmak ve akşam yemeğinde aşırı yağlı besinleri tercih etmemek doğru olacaktır" diye konuştu.

Dr. Zihnioğlu ayrıca, kalp, hipertansiyon ve şeker hastalığı gibi kronik hastalıklar ile mide rahatsızlığı olan kişilerin bayram boyunca yemek tüketimi konusunda daha hassas davranmaları gerektiğini söyledi.

Çok miktarda et ve hamurlu tatlı tüketiminin kanda yağ ve kolesterol düzeyini yükseltebileceğini anlatan Dr. Zihnioğlu, şöyle konuştu: "Bu sebeple özellikle kalp ve mide hastaları ile ileri yaşta kişiler, yemek miktarını azaltıp; öğün sıklıklarını artırmalıdır. Mide asidini engelleyici yönde ilaç kullanan hastalar ise et sindirimi konusunda zorluk çekebilir. Bu hastaların az miktarda et tüketmesi gerekmektedir. Et tüketimini azaltması gereken bir diğer hasta gurubu da kronik karaciğer ve siroz hastalarıdır. Karaciğer hastalarının fazla miktarda et tüketmesi, uyku bozukluğu ve şuur bulanıklığı ile komaya kadar varabilen sorunları beraberinde getirebilir."

Tüketilen et miktarı kadar pişirme ve tüketim şeklinin de önemli olduğunu anlatan Dr. Zihnioğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Pişirme şekli olarak ızgara, haşlama ve fırında pişirme yöntemleri tercih edilmeli. Etler pişirilirken; kuyruk yağı, tereyağı gibi doymuş yağ içeriği yüksek katı yağlar kullanılmamalı. Mangal yapılacaksa, etlerin kömürleşmemesine dikkat edilmeli. Dışı pişen fakat içi çiğ kalan etler tüketilmemeli. Ayrıca yüksek risk taşıması nedeniyle çiğ köfte tüketiminden kaçınılmalıdır. Süt, yoğurt, sebze, meyve gibi diğer besin guruplarının da gün içerisindeki tüketim miktarı da dengeli olmalı. Etin yanında az miktarda zeytinyağı içeren salata, dengeli bir öğün örneğidir. Tatlı olarak, hamurlu ve kızartma şeklinde yapılan ağır tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıların seçilmesi daha sağlıklı olacaktır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious