Küresel dalgalanmayı fırsata çevirebiliriz

Küresel dalgalanmayı fırsata çevirebiliriz .7997
  • Giriş : 26.01.2008 / 10:25:00

ABD ekonomisinde durgunluk endişeleriyle patlak veren küresel krizin sarsıntıları devam ederken ekonominin patronundan yatırımcılara 'iyimser olun' mesajı geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Küresel dalgalanmayı Zaman'a değerlendiren Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, göstergelere bakılıp rasyonel davranıldığında Türkiye ekonomisinin güvenli liman olma özelliğinin devam ettiğini söyledi. Finansal açıdan herkesin davrandığı gibi bakılmaması gerektiğini belirten Ekren, "Bu tür ortamlarda yatırımcılar serinkanlı olmalı. Türkiye hem reel sektör, hem finans sektörü hem de mali sektör açısından üzerine düşeni hızla yapmaya devam ediyor. Bu süreçte de yıldız olma iddiası değişmeyecek." dedi. Küresel sarsıntının olumsuzluklarının yanı sıra bazı fırsatlar da doğurabileceğini vurgulayan Ekren'e göre şartlar iyi değerlendirilebilirse Türkiye, bu türbülanstan kredi notunu artırarak çıkabilir.

Ekren ayrıca, AK Parti hükümetinin ilk döneminde ekonomik restorasyon ve normalleşmeyi sağladığını, yeni dönemde vatandaşın ekonomideki iyileşmeyi daha fazla hissedeceğini kaydetti. Küresel dalgalanmada net para çıkışının borsa endeksindeki değişime bakıldığında türbülansın boyutuna göre son derece düşük olduğunu dile getiren Ekren, bu durumun ekonomideki kazanımlardan kaynaklandığı görüşünde. Türkiye'nin yıldız ülke olma iddiası için yapısal reformlara ağırlık vermesinin son dalgalanmada karşılığını aldığını vurgulayan Ekren, "Yapısal reformlara ağırlık verdik. Bunlardan bir tanesi geçen hafta Ticaret ve Sanayi Komisyonu'ndan geçen Ar-Ge harcamalarının desteklenmesi. İkincisi Plan Bütçe Alt Komisyonu'nda tartışılan Sosyal Güvenlik Reformu. Üçüncüsü ise geçen hafta Bakanlar Kurulu'nda tartıştığımız önümüzdeki hafta da Ekonomik Koordinasyon Kurulu'nda ele alacağımız istihdam paketi." diye konuştu. Özellikle istihdam paketi sonrasında idari yüklerin azaltılmasının yanı sıra mesleksizlik olgusunun da kaldırılacağını belirten Ekren, paketin vatandaşa iş imkanı sağlayacağını kaydetti.

Ekren, küresel sarsıntının olumsuzluklarının yanı sıra bazı fırsatlar da doğurabileceği görüşünde. Ekren'e göre şartlar iyi değerlendirilebilirse Türkiye, bu türbülanstan kredi notunu artırarak çıkabilir. Bu doğrultuda milli gelirdeki istikrarlı artış, IMF ilişkileri, AB çıpası ve mali performansın önem kazanacağını belirten Ekren, şöyle devam etti: "Zaten üyesi olduğumuz IMF ile ilişkimiz bir şekilde devam edecek. AB çıpası da önemli. İlerleme raporunda da vurgulandığı üzere Türkiye'nin işleyen bir piyasa mekanizmasına sahip olması, AB rekabet güçlerine dayanak bir rekabet gücünün oluşması ekonomik yapının sağlamlığı bakımından ciddi bir gösterge. Kamu borcu ve bütçe açığının GSYİH'ye oranının düşmesi de Maastricht Kriterleri açısından Türkiye'nin mali performansının güçlü olduğunu gösteriyor." Hükümetin 2007-2013 eylem planını kapsayan kalkınma hedeflerini madde madde hazırladıklarını ifade eden Başbakan Yardımcısı, "AB müktesebatına uyumla ilgili 2008'e tesadüf eden üçer aylık dönemde neler yapacağımızı söyledik. Son olarak da hükümet eylem planında neler yapacağımızı üçer aylık söyledik." şeklinde konuştu.

Ekren, küresel dalgalanmaya karşı Türk bankalarının sağlamlığının devam ettiğini belirterek, finans sektöründeki tüm göstergelerin son 5-6 yılda hem reel hem de dolar bazında iyileştiğini dile getirdi. Likidite, sermaye yeterlilik rasyosu ve tahsili gecikmiş alacakların tahsilinin bankacılık sektörünün yükselen piyasalarda sağlamlık kazandığının göstergesi olduğunu anlatan Ekren, "Bankacılık sektörünün bir özelliği de geçmiş dönemlerdeki bankaların menkul kıymet portföyündeki ağırlığının azalması. Onun yerini krediler aldı. Bankalarımız özel sektöre kredi sağlıyor. Bu durum, bankacılık sektörünün klasik faaliyetine yöneldiğinin de bir göstergesi." diye konuştu.

Büyüme vatandaşın cebine yansıyacak

Hükümet olarak elde ettikleri kazanımların birinci dönemde ekonomik restorasyon ve normalleşme olduğunun altını çizen Başbakan Yardımcısı Ekren, yeni dönemde sosyal restorasyon ve kültürel sermayenin artırılmasına ağırlık verileceğini aktardı. Ekren, "Bu dönemde vatandaş bu iyileşmeyi daha fazla hissedecek. Sokaktaki insanın cebine daha çok yansıyacak. Vatandaşın refah ve mutluluğu artacak." dedi. Son 5 yılda özelleştirmede önemli adımlar atıldığına işaret eden Ekren, 2008 yılında da özelleştirme ajandasının dolu olduğunu ifade etti. Finans, otoyol ve köprüler, elektrik dağıtım özelleştirmelerine ilişkin sürecin devam ettiğini anlatan Ekren, "Özelleştirilecek kuruluşlarımız portföy açısından kritik. Halkbank'ın özelleştirmesinde bunu alacak kuruluş Türkiye'nin ilk 5 bankasından biri haline gelecek. Bu açıdan kritik bir özelleştirme. Diğer özelleştirmeler de gelir üretici ekonomik katkı sağlayacak özelleştirmeler." diye konuştu.

Türkiye ekonomisinin son 5-6 yıldır ortaya koyduğu performansın temel ekonomik gösterge olan faiz oranı, döviz kuru, büyüme ve enflasyon gibi konularda ciddi başarı elde edildiğini aktaran Ekren, şunları kaydetti: "Temel göstergelerdeki sağlıklı iyileşme ekonominin performansının iyi olduğunun önemli bir göstergesi. Bütçe dengelerinde de iyileşmeler çok net şekilde görülüyor. 2007 sonunda veriler yayınlandığında da bu durum görüldü. Bütçe ağının milli gelire oranının yüzde 2,21 olması, 2007'nin seçim yılı ve siyasi riskler içermesine rağmen başarılı bir durum. Bu, mali disiplinden, fedakarlıktan taviz göstermediğimizi, ekonomi yönetiminin mali disiplin ve temel ekonomik dengelere özel önem verdiğinin bir göstergesi."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious