Küresel felaket başladı

  • Giriş : 31.01.2007 / 00:00:00

Küresel ısınma, ekonomik yaşama darbe vurdu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dünyada son dönemlerin en çok tartışılan konularından biri olan küresel ısınma, firmaların gelecek planlarında radikal değişikliklere neden olurken, insanların günlük yaşımını da tahmin edilenden daha çok etkiliyor.

ENFLASYON İÇİN RİSK

Merkez Bankasının bile enflasyon riskleri arasında değerlendirdiği,
sektörlerin ağırlıklı olarak olumsuz etkilendiği küresel ısınmadan en fazla etkilenen sektörlerin başında, mevsimsel ürün satan konfeksiyon ve hazır giyim sektörü geliyor.

MONT VE ÇİZMELER SATMIYOR

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Ali Murad Kızıltaş, mevsimlerin kaymasının hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün planları ile hedeflerinde ciddi değişikliklere neden olduğunu söyledi.

Kızıltaş, ''Bu kış da bunu yoğun olarak yaşadık. Havaların güzel gitmesi nedeniyle hafif ürünler, ince kazaklar ve ince montlar çok satarken, kalın ürünlerde kalın montlarda ve çizmelerde ciddi bir satış sıkıntısı yaşandı.

Ayakkabıda ise bugüne kadar satmadığımız kadar çok ayakkabı sattık'' dedi.

Küresel ısınma nedeniyle birtakım ürünlerin karsız satıldığını ifade eden Kızıltaş, mont ve çizmeler satılmadığı için de erken indirime gidildiğini kaydetti.

Bu durumun sadece Türkiye'ye özgü olmadığını, tüm dünyada benzer bir
sıkıntının yaşandığını dile getiren Kızıltaş, ''Bu saatten sonra bu ürünleri ihraç etme şansımız yok. Kimse yeni mal almaz. Herkes elindeki eski malı bitirmeye çalışır. Ancak indirimlerle bu mal temizlenerek yeni mala yer açılmaya çalışılacak'' değerlendirmesinde bulundu.

Kızıltaş, mevsimlerin kaymaya başlamasının kendilerini ciddi olarak rahatsız ettiğini, önümüzdeki yaz benzer bir sıkıntı yaşanması durumunda sektörün bundan büyük zarar göreceğini ifade ederek, gelecek kış planlamasının mutlaka bu seneki gelişmelere göre yapılacağını kaydetti.

''ÜRETİCİLERDE YÜZDE 30 SERMAYE KAYBI YAŞANDI''

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Aynur Bektaş da bu yıl manto, kaban ve mont gibi ağır hazır giyim ürünlerinin önceki yıllara göre çok satılamadığına değinerek, sektörün buna hazırlıksız yakalandığını ve iç piyasada stok mal tutan, koleksiyon mal yapanların ürünlerinin depolarda kaldığını ifade etti. Bektaş, bunun sonucunda üreticilerde yüzde 30 oranında sermaye kaybı yaşandığını söyledi.

Makro ekonomik açıdan bakıldığında ise küresel ısınmanın şirketlerde yeniden yapılanmayı gerekli kılacağına dikkat çeken Bektaş, bu konuda devletin önayak olması gerektiğini vurguladı.

Aynur Bektaş, şirketlerin, bunun etkilerinin yaratacağı iş yapış şeklindeki ve stratejideki değişiklikler ile etkilerinin azaltılmasını tek başına yapamayacağını, konunun, devlet politikası dahilinde sivil toplum örgütleri, şirketler ve toplumun diğer kesimlerince ele alınmasının zorunlu olduğunu, makro anlamda Türkiye'yi zor bir dönemin beklediğini ifade etti.

Bu konunun aslında mikro ölçekte sektörü olumlu etkileyeceğini dile getiren Bektaş, ''İç piyasada mal satanlarla, ellerinde mal kalanlarla konuştum. Gelecek yıl fazla koleksiyon yapıp stoklarına (bu kış malıdır, bu yaz malıdır) diye mal koymayacaklar. Ağırlıklı olarak ortak sezon dediğimiz mallar üretecekler. Bu, hızlı mal alınmasını gerektiriyor. Türkiye, bu durumda zaman açısından daha avantajlı bir ülke konumuna gelecek'' dedi.

''KIŞ ÜRÜNLERİNİ ÇIKARDIK, İNCELERİ KOYDUK''

Boyner Büyük Mağazacılık A.Ş. Genel Müdürü Aslı Karadeniz de küresel
ısınmanın satışlarını etkilediğini ifade ederek, Kasım aylarından itibaren normal şartlar altında mağazalarında ağır kış ürünlerinin satışının başladığını, ancak bu yıl havaların beklenildiği şekilde seyretmemesi nedeniyle ağır kış ürünlerin öngörülen ölçüde satılamadığını söyledi.

Tek markalı mağazaların bundan daha çok etkilendiğine işaret eden Karadeniz, ''Biz de mağazalarımızdan kalın kış ürünlerini çıkarıp, yerine daha ince olanları koyduk. Bu şekilde riskten en az etkilenen firmalardan biri olduk. Perakendecilerin bundan sonra en çok dikkat edeceği konulardan biri de bu olacak'' diye konuştu.

''DAHA AZ İNŞAAT YAPILACAK, DAHA AZ EV SATIN ALINACAK''

Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Koçoğlu da her ne kadar kış aylarında önceki yıllara oranla daha fazla çalışılsa da küresel ısınmanın inşaat sektörünü olumlu etkilediğini söyleyemeyeceğini ifade etti.

Bunun etkilerine genel ekonomi çerçevesinde bakmak gerektiğini dile getiren Koçoğlu, ''Küresel ısınma ile birlikte eğer erozyon, çölleşme söz konusuysa bu ülke ekonomisine daha fazla maliyet demektir. Daha fazla maliyet de bir yerde fakirliğe sebebiyet verir. Bu nedenle daha az inşaat yapılacak, daha az ev satın alınacaktır. Kış kış gibi olmalı, yaz mevsimi de yaz gibi olmalı...'' şeklinde konuştu.

Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu ise havaların sıcak gitmesinden dolayı şu anda iş programının çok önlerinde olduklarını belirterek, şöyle dedi:

"YAZIN BANYO YAPACAK SU BULABİLECEK MİYİZ?"

''İstanbul'da kışın ortalama çalışılmayan gün sayısını 45-50 olarak
hesaplarız. Bu sene kayıp gün hiç olmadı. Ocak ayında, Mayıs ayındaki gibi çalıştık. Yani inşaat sektörü için çok verimli bir yıl oldu, ama temennimiz mevsimlerin mevsim gibi yaşanması. Bu kadar kurak geçmesi, 'yazın banyo yapabilecek su bulabilecek miyiz?' diye kaygılandırıyor.''

MISIR ÇARŞISI VE ÇEVRESİNDEKİ ESNAF TEDİRGİN

İklim değişiklikleri sonucu ortaya çıkan küresel ısınma, gıda sektörünü de tehdit ediyor. Daha çok kış aylarında tüketilen salep, ıhlamur, meyve ve bitki çayları, pastırma, turşu ve kestane satışları önceki yıllara göre geriledi.

Bu durumdan Mısır Çarşısı ve çevresindeki esnaf da tedirgin. Baklavacı Güllüoğlu, bu yıl hava sıcaklıklarının da etkisiyle satışlarının düştüğünü belirtirken, bazı aktarlar da daha çok kış aylarında tüketilen ürünlerin fiyatlarını geçen yıla göre düşürmelerine rağmen satışların iyi olmadığını
söylediler.

Beşiktaş'ta seyyar salepçilik yapan Mehmet Karakaya, piyasadaki genel
hareketsizliğin kendi işlerini de etkilediğini belirterek, özellikle havaların sıcak gitmesinden dolayı salep satışlarında önemli bir düşüş görüldüğünü anlattı.Karakaya, ''Ben normalde bu işi yaparken akşam saat 8.00-9.00 dedin miydi, eve giderdim. Şu anda (aynı kazancı elde etmek için) 12.00'lere, 1.00'lere kadar çalışıyorum'' dedi.

''1,2 MİLYAR YTL'LİK MALİYET...''

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, küresel ısınma sebebiyle meydana gelen kuraklığın, özellikle kışlık olarak ekilen tahıllarda rekolte düşmesine neden olacağını, bu durumun gıdada, bu ürünleri kullanan un, bisküvi ve bira sektöründe ham madde sıkıntısı yaratacağını ve bunun da maliyetlere yansıyacağını söyledi.

Kopuz, ''Eğer kuraklık devam ederse, yazlık olarak ekilen tarım ürünlerinde de rekolte düşmeleri olacak ve bu durum ham maddesi tarım ürünleri olan gıda sektörünü ham madde sıkıntısı ile karşı karşıya bırakacaktır'' dedi.

Kuraklığın devam etmesinin kışlık olarak ekilen tahılda yüzde 10 rekolte düşmesine sebep olacağına değinen Kopuz, ''Her bir yüzde 10 rekolte düşmesinin, ekonomiye maliyeti yaklaşık 1 milyar 200 milyon YTL olacaktır. Bu da çiftçiyi zor günlerin beklediğinin habercisidir'' görüşünü savundu.

İklim değişikliklerinin ürünlerde rekolte düşmesinin yanı sıra çeşitliliği azalttığını ifade eden Kopuz, küresel ısınmayla birlikte tahıl üretimi ile şeftali ve kayısı gibi meyve üretiminde azalmalar yaşanacağını kaydetti.Vefa Boza Pazarlama Müdürü Hasan Sönmez, havaların ısınmasının boza satışlarını düşürdüğünü, satışları kötü yönde etkilediğini belirtti.

Sönmez, ''Boza soğuk havada, hatta kar yağdığında aklımıza gelen bir içecek. Bu sene geçen seneye göre satış kaybı yüzde 30 oldu'' diye konuştu.

Satış kaybının önüne geçmeye çalıştıklarını ve ne yapabileceklerinin
arayışına girdiklerini ifade eden Sönmez, ''Ar-Ge çalışmaları yapıyoruz. Sadece kar yağdığı zaman içilecek bir içecek olmanın dışına çıkmaya çalışıyoruz. Kışın nasıl dondurma yenmeye başlandıysa, sıcak havalarda da insanların aklına boza getirmekle ilgili çalışmalar yapıyoruz'' görüşünü dile getirdi.

TARIM ÜRÜNLERİNDE SPEKÜLATİF HAREKETLER

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da kuraklığın, son yıllarda tarım ürünlerinin fiyatlarında olumsuz yönde spekülatif hareketlere açtığını, hedge fonların bu fırsatları görerek spekülatif oyunları tarım ürünleri üzerinde oynadığını
savundu.

''KOMBİ YERİNE KLİMA İLE ISINMA TERCİH EDİLEBİLİR''

Küresel ısınmadan en fazla etkilenen sektörlerin başında ısıtma soğutma sektörü de geliyor.

Gözle görülen en önemli gelişme, belki de iklim şartlarının değişimi ve sera etkisinin klimayı lüks olmaktan çıkarıp bir ihtiyaç haline getirmiş olması.

Airfel Genel Müdürü Hasan Önder, konuya ilişkin değerlendirmesinde, küresel ölçekteki iklim değişikliğinin, aynı zamanda üretim ve tüketim biçimlerini de etkilediğine dikkat çekti.

Küresel ısınmanın, ısıtma soğutma sektöründeki üretim ve satış rakamlarına etkisini söyleyebilmek için ise biraz daha zaman geçmesi gerektiğini dile getiren Önder, sadece serinlemek için kullanılan klimaların geliştirilerek dört mevsim yararlanılan araçlara dönüştürüldüğüne işaret etti.

Türkiye'de çeşitli bölgelerde yürütülen doğal gaz çalışmalarının kombiye olan talebi artırdığına değinen Önder, henüz doğal gaza geçmemiş bölgelerin fazlalığı, inşaat sektörünün gelişmesi ve çevre bilincinin artması gibi unsurların kombi sektörünü olumlu etkileyecek faktörler arasında yer aldığını vurguladı.

Önder, önümüzdeki yıllarda kombi satışlarında bölgelere göre azalmalar olabileceğini ve klima ile ısınmanın tercih edilebileceğini belirtti.

KAR YAĞMADI, ZİNCİRLER ELDE KALDI

Araç kullananlar için kış aylarının vazgeçilmezlerinden olan kar zincirlerinde, bu yıl kar yağışlarının bazı bölgelerde tahminlerin altında kalması nedeniyle istenilen satış adetlerine ulaşılamadı.

Lastikcenter.com sahibi Şenol Tiryaki, geçen yıla göre kar zinciri satışlarında yaklaşık yüzde 70 oranında azalma görüldüğünü söyledi.

Tiryaki, ''İstanbul'da yaz mı, kış mı belli değil'' diyerek, özellikle sezonluk ürünlerden olan kar zincirlerinin, kış ayları dışında satışının olmadığını, içinde bulunduğumuz aylarda da satışlarının durgun olduğunu aktardı.

Ekonomik krizlerin yaşandığı yıllar hariç, en kötü sezonu geçirdiklerine dikkat çeken Tiryaki, satışlarını artırmak için karlarından fedakarlık ederek bir miktar indirime gittiklerini ifade etti.

Tiryaki, meteoroloji bültenlerini sürekli takip ettiklerini, önümüzdeki günlerde kar yağmasını ümit ettiklerini dile getirdi.

SOBA SATIŞLARI YÜZDE 50 GERİLEDİ

Eminönü'nde yaklaşık 50 yıldır sobacılık işiyle uğraştığını belirten Nihat Mercankaya ise sezon başında iyi giden soba satışlarının hava sıcaklıklarındaki artışla birlikte azaldığını belirterek, şunları söyledi:

''Ekim ve Kasım aylarında normal satışlar oldu. Bu Ocak ayında havaların sıcak gitmesi dolayısıyla (satışlarda) durgunluk yaşandı. Tabii, ısınmanın bir (etkisi) oldu, daha hala onların sıkıntılarını çekiyoruz. Ocak ayında havaların iyi gitmesi piyasaya bayağı tesir etti.''

Mercankaya, soba satışlarında son iki ayda neredeyse yarı yarıya azalma görüldüğünü dile getirdi.

SICAK GİDEN KIŞ AYLARINDA MOTOSİKLET KEYFİ

Özellikle İstanbul gibi trafiğin yoğun olduğu şehirlerde, insanları trafik çilesinden kurtaran motosikletler de güzel seyreden havalar nedeniyle henüz garajlarına konulmadı.Honda Motosiklet Pazarlama Müdürü Can Eroskay, önceki yıllarda motosikletin sezonluk bir araç olarak görüldüğünü, Mart ayı sonunda başlayan sezonun, Ağustos ayına kadar sürdüğünü hatırlattı.

Genellikle hobi amaçlı kullanılan motosikletin, artık ulaşım amaçlı da kullanımının arttığına işaret eden Eroskay, kış aylarının genellikle motosiklet kullanıcıları için sevimli aylar olmadığını belirtti.

Bu yılın, iyi seyreden havalar sebebiyle satışlar ve kullanıcıların konforu açısından olumlu geçtiğini dile getiren Eroskay, Honda'nın da kış ayları satışlarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15-20 civarında artırdığını bildirdi.

KORKUTUCU İKLİM RAPORU AÇIKLANACAK

Cuma günü açıklanacak iklim değişimi raporunun taslağı geçtiğimiz günlerde Independent gazetesinin manşeti olmuştu.

Bu alandaki en iyi iki bin bilim adamının hazırladığı BM raporunun, şimdiye kadarkilerin en korkutucusu olduğunu belirtiyor gazete: "Independent'ın ulaştığı taslak raporda, bu yüzyılda küresel olarak sıcaklığın 2 ile 4,5 derece arasında artmasının kaçınılmaz olduğu, etkilerinin somut yan etkilerle iyice şiddetlenebileceği belirtiliyor.

"Dünya ısındıkça, okyanuslarda artan buharlaşma, atmosferdeki su buharı oranını artıyor, Bu da ısınma etkisini güçlendiriyor. Tüm iklim modellemelerinde, yükselen sıcaklığın, gezegenin insan eliyle üretilmiş karbon dioksiti etkisiz hale getirme özelliğini de azaltacağını gösteriyor."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious