Küresel ısınma, TBMM gündeminde

  • Giriş : 13.02.2007 / 00:00:00

Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, ’’Küresel ısınma ve iklim değişikliğinden toprak, su ve hava olumsuz etkilenecektir.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TBMM Genel Kurulunda, CHP ve AK Parti milletvekillerinin verdiği, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerinin araştırılmasına ilişkin Meclis Araştırma önergesinin görüşmelerine başlandı.

Önerge üzerinde Hükümetin görüşlerini açıklayan Çevre ve Orman Bakanı Pepe, dünyanın değişmeyen gündem maddesinin küresel ısınma ve iklim değişikliği konuları olduğunu belirterek, araştırma önergelerini desteklediğini bildirdi.

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinden en fazla su kaynaklarının etkileneceğini kaydeden Pepe, ’’Küresel ısınma ve iklim değişikliğinden toprak, su ve hava olumsuz etkilenecektir. Ama hayatın sürmesi için gerekli olan su, daha çok etkilenecektir’’ dedi.

’’İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN MİLLİ SINIRLARI YOK’’

Pepe, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin yüzde 90 oranında insan kaynaklı olduğunu; etkilerinin en aza indirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini ifade etti.

İklim değişikliklerinin milli sınırları olmadığını vurgulayan Pepe, bu konuda menfaatler doğrultusunda ulusal ve uluslararası işbirliğin yapılması gerektiğini söyledi. Uluslararası kuruluşların konuyla ilgili en iyi senaryodan, en kötü senaryoya kadar hazırlık yaptığını belirten Pepe, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin 2-3 derecelik ısınma karşısında senaryolar hazırlandığını bildirdi.

KYOTO PROTOKOLÜ...

Türkiye’nin iklim değişikliğine taraf olmasının Kyoto Protokolüne giden sürecin başlangıcı olduğunu belirten Pepe, BM İklim Sekreteryasına gönderilen raporla Türkiye’nin yol haritasını çizdiğini ifade etti.

Kyoto’ya imza atılması halinde Türkiye’nin bütün sektörlerindeki sorunlara çözüm bulunacakmış gibi bir anlayışın olduğunu belirten Pepe, ’’Türkiye’nin, bugün Kyoto’ya imza atması halinde sorunları bir anda çözülecek değil. OECD ülkesi olması nedeniyle Türkiye’nin, Mısır, Tunus, Cezayir, Pakistan gibi ülkelerden farkı var’’ diye konuştu.

SUYUN EKONOMİK KULLANILMASI

Dünya ısısında 0,74 santigrat derecelik değişiklik olduğunu bildiren Pepe, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkilerinin en aza indirilmesi açısından suyun ekonomik olarak kullanılması gerektiğine dikkati çekti.

Bu konuda sanayicilere arıtma tesisi zorunluluğu; belediyelere bazı sorumluluklar getirildiğini kaydeden Pepe, şöyle devam etti:

’’DSİ, önceden kanal tipi sulama yapıyordu... Saldım çayıra, Mevlam kayıra... Şimdi borulama sistemine geçiyor. Sulamada yağmurlama, damlama modeline geçiliyor. Suyu ekonomik kullanmamız şarttır. Türkiye’den 100 binden fazla kaçak yeraltı suyu kullanıldığını biliyoruz. Valiliklere genelge gönderip kuyuların kapatılmasını veya yasal hale getirilmesini istedik. DSİ de çalışmalarını sürdürüyor.’’

YAĞIŞLARIN AZALMASI

Çevre ve Orman Bakanı Pepe, Türkiye’de bu yıl, geçen yıla göre yağışlarda azalma olduğunu bildirdi.

Tarımsal kuraklığın söz konusu olmadığını vurgulayan Pepe, 1926 ile 2006 yılları arasındaki 80 yıllık meteoroloji verilerini incelediklerini kaydetti. Pepe, ’’Türkiye’de her 6 yılda bir hafif kuraklık, 18 yılda bir orta kuraklık yaşanıyor. Mart, Nisan ve Mayıs aylarında yağışların iyi olacağını umuyoruz. Barajlarda herhangi bir sıkıntı yok. İçme suyu konusunda Ankara’da sorun olduğunu biliyoruz. Ama İstanbul, Kocaeli, İzmir gibi büyük şehirlerde risk tamamen ortadan kalkmıştır’’ diye konuştu.

Birkaç derecelik ısınmanın ekonomiye milyonlarca dolar etkisi olacağını belirten Pepe, konuşmasını şöyle sürdürdü:

’’Küresel ısınma sonucundaki muhtelif risklerin karşılanması ve etkilerinin en aza indirilmesi konusunda Türkiye’de yapılması gereken tek şey, öncelikli olarak su kaynaklarına sahip çıkılmasıdır. Suyun tek sigortası ormanlık alanların genişletilmesidir. Geçen yıl 400 bin hektarlık alanda ağaçlandırma yaptık. 2007 yılında bu alanı, 500 bin hektara çıkaracağız. Yoğun çarpık kentleşmenin kaçınılmaz olgusu olarak maalesef su kaynakları riske edilmiş. Sulak alanların ve rezervlerin ne pahasına olursa olsun korunmasını sağlamakta kararlıyız.’’

’’YASAL DÜZENLEME YAPILMALI’’

CHP Edirne Milletvekili Rasim Çakır, 2003 yılında siyasi partilerin el birliğiyle verdiği bir Meclis Araştırması önergesi doğrultusunda, Ergene Nehri’nin kirliliğinin araştırılması ve çözüm önerilerinin tespit edilmesi konusunda çalışma yapıldığını bildirdi.

Araştırma Komisyonunun özverili çalışması sonucu rapor hazırlanmasına rağmen, şimdiye kadar bir düzenleme yapılmadığını belirten Çakır, ’’Kurulacak bu komisyonun çalışmaları da aynı sonuçla karşı karşıya kalacaksa hiç kurulmasın. İçtüzükte değişiklik yapılarak, raporlar doğrultusunda yürütmenin denetimi sağlanmalıdır. Aksi halde, bu tür çalışmalardan sonuç alınamaz. Sadece rapor, Meclisin tozlu raflarında yerini alır’’ diye konuştu.

Çakır, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri konusunda bilim adamlarının gösterdiği yolda ciddi adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious