Küresel ısınma arıları ve ayıları vurdu

  • Giriş : 07.04.2007 / 00:00:00

Küresel ısınmanın etkisiyle erken gelen yalancı bahar ve ardından yaşanan dondurucu soğuklar başta arılar olmak üzere yabani hayatı olumsuz etkiledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi ve HÜ Arı ve Arı Ürünleri Araştırma ve Uygulama Merkezi (HARÜM) Müdürü Prof. Dr. Kadriye Sorkun, küresel ısınmanın arılar üzerine etkilerini değerlendirdi.

''Küresel ısınma tüm dünyada ayılarla arıları vurdu'' diyen Prof. Dr. Sorkun, arıların hayat döngüleri gereği sonbaharda kovanlarına çekildiklerini ve kovanda kendilerine bırakılan balı ve peteği tükettiklerini dile getirdi.

Prof. Dr. Sorkun, şunları söyledi:

''Ancak havalar ısındığı zaman arılar, o kadar çalışkan ve hazır yememeye çalışan bir canlı ki hemen doğaya çıkar ve yiyeceğini aramaya başlar. Yiyeceğini bulana kadar da gider. Bir arı 5 kilometre gidebilir. Yaşanan iklim değişikliği ve öğle saatlerinde ısınan hava nedeniyle kovanlarından çıkan arılar, daha sonra sıcaklığın düşmesi nedeniyle kovanlarına geri dönemiyor. Bu nedenle pek çok arı kaybı yaşandı.''

Türkiye'de son dönemde yaşanan arı ölümlerinin sadece küresel ısınmadan kaynaklanmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Sorkun, ''Türkiye'de çok çeşitli arı hastalıkları var. Bu hastalıklarla gerektiği gibi mücadele edilememesi de arı ölümlerine neden oluyor. Öte yandan arıcıların arıları iyi beslememesi de ölümlerine bir neden olarak karşımıza çıkıyor'' diye konuştu.

-ARILAR BİRER BİREY-

Arılara ''Ne verirsek verelim üretir'' anlayışıyla arıcılık yapılamayacağını da dile getiren Prof. Dr. Sorkun, sonbaharda doğal bal ve polen yeteri kadar kovana bırakılmadığı, doğal olmayan kek ve şurup gibi şeyler arılara verildiğinden arıların direncinin kırıldığını ve ölümlerin meydana geldiğini anlattı.

Prof. Dr. Sorkun, ayrıca arıların yaşadığı çevredeki meyve bahçelerinin bilinçsiz ilaçlanmasından da arıların olumsuz etkilendiğini dile getirdi.

''Arıların her biri birer birey'' diyen Prof. Dr. Sorkun, tüm olumsuzlukların el ele tutuştuğunu ve bu noktaya gelindiğini dile getirdi.

Prof. Dr. Sorkun, şöyle devam etti:

''Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de arılar ölüyor. Arılar ölürse ne olacak? Çok önemli arı ürünleri var. Bal, polen, arı sütü gibi... Bu ürünlerin insanlara getirdiği sağlık var. Tüm bunların ötesinde bitkilerin tozlaşmasında ve nesillerini yarına bırakmasında arılar çok önemli. Yediğimiz her meyvede arıların tozlaşması var. Arılar olmayınca insanların bitkisel besinleri de zarar görecek.''

-5 MİLYON ARI KOLONİSİ...-

Türkiye'de 5 milyon arı kolonisi bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Sorkun, arıların son dönemde ne kadar etkilendiğine ilişkin net bir şey söylenemeyeceğini ancak Hatay, Adana, Eskişehir'de arı ölümlerin meydana geldiğini anlattı.

Dünyada meydana gelen arı ölümlerine de atıfta bulunan Prof. Dr. Sorkun, ABD'de Şubat ayında koloni çökmesi hastalığı meydana geldiğini ve arıların öldüğünü hatırlattı.

Prof. Dr. Sorkun, ''Türkiye'de de iklim ısındı diye arılar gitti ve dönemedi. Bu vurdu arıları. Ayrıca arı hastalıkları zaten vardı. Belki bilinçsiz kullanılan ilaçlar da tetikledi. Çevre bahçe ilaçlamaları tetikledi. Hepsi el ele vererek bugünkü vahim sonuca ulaştı'' diye konuştu.

-ARI ÖLÜMLERİ BİTKİLERİ DE ETKİLİYOR-

Arı ölümlerinin neden olacağı olumsuzluklara da işaret eden Prof. Dr. Sorkun, şunları kaydetti:

''Bitkisel üretime muhtacız. Bitkisel üretim bolluğunda, bitkilerin tozlaşmasında ve döllenmesinde arılara çok büyük iş düşüyor. Arılar çiçeklerin üzerinde dolaşarak bitkilerin döllenmesine, meyve ve tohum tutmasına neden oluyor.

Bu yıl bal ve meyve üretimi şu anda iyi görünmüyor. Ama umarız ki ilkbahar yağmurları iyi gider, elde kalan arılar ana arıları değiştirilerek tekrar sisteme dahil edilir. Ama koşullar böyle giderse, iklim kötü giderse, arıcılar kendine düşeni yapmazsa, hükümet kendine düşeni yapmazsa, üniversite kendine düşeni yapmazsa, bu ahenkte giderse, sanıyorum 100 yıl sonra bal belki de küçücük şişelerde satılan bir şey haline gelebilir. Ancak çok yakın bir gelecekte bu kadar ağır bir darbe olacağını düşünmüyorum.''

-EINSTEIN'IN KEHANETİ...-

Prof. Dr. Sorkun, ünlü bilimadamı Einstein'ın ''Arılar yeryüzünden kaybolursa insanın 4 yıl ömrü kalır'' sözlerine atıfta bulunarak, şunları söyledi:

''Arılar yeryüzünde çok uzun yıllardır var. Arılar hayatın önemi. İnsanlara tatlı olan balı sunuyorlar. Bunları yaparken de bitkisel üretime katkıda bulunuyorlar. Einstein bu sözü belki felsefi olarak söylemiştir. Arıları ön plana çıkarmak için söylemiştir. Arılar insanların beslenmesinde inanılmaz gayret gösteriyorlar, eğer bu hayatta arılar olmazsa dolaylı olarak insanlar da olmaz diye düşünmüş olabilir.''

-''KARA TABLO ÇİZMEK İSTEMİYORUM''-

HARÜM Müdürü Prof. Dr. Sorkun, son dönemde yaşananları değerlendirerek, ''Kara bir tablo çizmek istemiyorum. Pozitif düşünmek istiyorum. Yağmurlar yağdıkça seviniyorum. Ama bu yıl bitkiler de arılar da etkilendi'' diye konuştu.

Prof. Dr. Sorkun, küresel ısınma konusunda Türkiye'nin de kendine düşen görevi yapması gerektiğini dile getirdi.

-ARI YETİŞTİRİCİLERİ TEPKİLİ-

AA muhabirine konuyu değerlendiren Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Mustafa Sarıoğlu da ''Bal arısı, küresel ısınmayla öyle 2-3 dereceye adaptasyon sağlayamayacak bir varlık değil. Mekanizma olarak öyle bir varlık ki arı, bazı ülkeler konvansiyonel silahlarda, bazı ülkeler de depremde kullanıyor. Basında bu konunun lakayt ele alınması bizi üzdü'' dedi.

Birliğin 120 bin üyesi bulunduğunu ve Dünya Arıcılar Birliğinin de üyesi olduğunu dile getiren Sarıoğlu, ''Türkiye'de arı işletmelerinde arı ölümleri yüzde 10-15 seviyelerinde gerçekleşir. Hele beceriksiz bir arıcısıyla yüzde 20 seviyelerinde kayıp olur. Normaldir bu. Hatay'da bu yıl, bu yüzde 20 olmuş'' dedi.

-ABD VE İSPANYA'DAKİ ARI KAYIPLARI-

ABD ve İspanya'daki arı kayıplarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Sarıoğlu, ''ABD ve İspanya'da yaşananlarla Türkiye'deki olay çok farklı. Hırvatistan'da da arı ölümleri çok fazla değil. Yunanistan'da böyle bir şey yok. ABD'de var ve ABD arıcılığı yüzde 40 zarar gördü. Bu Türk arıcılığının ticaretinin lehine gelişen bir olaydır'' diye konuştu.

Sarıoğlu, ABD ve İspanya'daki arı kayıplarının genleriyle oynanmış bitkilerden kaynaklandığına ilişkin verilerin bulunduğuna da dikkat çekti.

-BAL İTHALATININ ÖNÜNÜ AÇMAK İSTİYORLAR-

Mustafa Sarıoğlu, ''Türkiye'de vahim bir tablo yok. Bal ithalatının önünü açmak isteyenler var. Türkiye'deki arı ölümlerin çoğu, dağıtılan arılarda meydana geldi. Hiç arıyı bilmeyen kişilere 1 hafta ders verip, 20 kovan arı veriyorlar. Bu kişiler arıyı sinek algılıyor. Arıları besleyemiyorlar'' diye konuştu.

Arıcılıkta kullanılan ilaçların etken maddeleri, bilinçsiz arı üreticiliği ve iklimsel değişikliklerin arı ölümlerine neden olduğuna işaret eden Sarıoğlu, arıcıların eğitiminin önemini vurguladı.

-ARICILIK YASASI ÇIKMALI-

''Türkiye'de büyük arı ölümleri yoktur'' diyen Sarıoğlu, uzmanlarla çalışmalar yaptıklarını da söyledi.

Sarıoğlu, ''TBMM'ye gelen Arıcılık Yasası niye çıkmıyor? Kuveyt'in 300 arıcısı var ve arıcılık yasası var. Türkiye de Arıcılık Yasası'nı istiyor. Denetim ve kontrol için yetki istiyoruz'' diye konuştu.

Türkiye'de bu yıl yüzde 17'lerde arı kaybı yaşandığına işaret eden Sarıoğlu, ''Türkiye bal üretiminde Çin'den sonra ikinci sırada. Bu yıl da 80-90 bin ton bal üretmeyi bekliyoruz'' dedi.

-KIŞ UYKUSUNA YATANLAR ERKEN UYANDI-

Yaban Hayatı Kurtarma ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Ahmet Kütükçü de küresel ısınmanın başta ayılar olmak üzere kış uykusuna yatan yabani hayvanlar üzerinde olumsuz etkilerinin bulunduğuna işaret etti.

''Kış uykusuna yatan ayı gibi yabani hayvanların erken uyanmaları ölümlerine bile neden olabiliyor'' diyen Kütükçü, erken uyandıkları için gerekli besini bulamadıklarını ve çoğunun açlık tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious