Küresel ısınma vergileri yolda

  • Giriş : 16.02.2007 / 00:00:00

Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe Sera gazı emisyonları ile ilgili olarak bazı sektörlere önümüzdeki aylarda yeni vergiler gelebileceğini açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sera gazı emisyonları ile ilgili olarak bazı sektörlere önümüzdeki aylarda yeni vergiler gelebileceğini belirten Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, yaptıkları bütün çalışmaların yanı sıra Devlet Planlama Teşkilatı'na (DPT) bazı önerilerde bulunduklarını belirterek 'Daha az enerji kullanacak sektörlere öncelik tanıyalım, onları teşvik edelim. Fazla enerji tüketen geri teknolojilerin Türkiye'ye ithaline müsaade etmeyelim. Hükümet 20 yaşından büyük araçları kaldırdı. Önümüzdeki aylar içerisinde bazı sektörlere yeni çevre vergileri gelebilir. Emisyonla alakalı. Otomotivde emisyon vergisi olabilir. Yani daha fazla emisyonu olan araçların daha fazla vergisi olması lazım. Bazı sektörlerin müthiş emisyon değerlerinden dolayı onlara ilave yükler gelebilir. Onu söyleyeyim' diye konuştu.

'SU KAYBI YÜZDE 60'

Küresel ısınmanın küçümsenecek bir konu olmadığını belirten Pepe dünyanın bütün ülkelerinin gündeminde olan bu konunun Türkiye açısından da son derece önemli olduğun kaydetti.

Sizin bakış açınıza göre küresel ısınma ne kadar önemli bir konu?

Ben Meclis'teki konuşmamda da ifade ettim: Bir ulusun tek başına sorunu değil, devletlerin ayrı ayrı sorunları olarak görülecek bir konu değil. Çünkü iklimin bir sınırı yok. En iyisinden en kötüsüne kadar bütün senaryolara baktığımız zaman senaryoların ortak bir tarafı var. İnsan eliyle, insanoğlunun yaşamış olduğu dünyada ekolojik sistemde kaçınılmaz birtakım bozulmalar yaşanıyor.

Ne gibi önlemler düşünülüyor?

Belediyelerin şehirlerdeki su şebekelerindeki kayıplar bazı yerlerde yüzde 50 - 60'ın üzerinde. Biz bunun dünya ortalamasının altına çekilmesini istiyoruz. Dünya ortalaması yüzde 25'in altında. Barajdan aldığımız suyun yarısı vatandaşa ulaşmadan yolda kayboluyor. Sanayide emisyon izinlerine bakanlığımız çok sıkı takip yapıyor. Deşarzlarda biz takip yapıyoruz. Sanayiciler 2 yıl içinde atık su tesislerini kurmak mecburiyetindedirler, bacalarına filtre takmak mecburiyetindedirler.

RÜZGAR ENERJİSİ ÖNEMLİ

Hükümetin yaptığı şeylerden bir tanesi de yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgili kanun çıkarttık. Enerjinin verimli kullanılması ile ilgili olarak Bayındırlık Bakanlığı'nın çıkartmış olduğu yönetmelik de var. Binaların tamamınını mantolanması ile ilgili. Enerji Bakanlığı yenilenebilir enerji için rüzgar atlası çıkarttı.

'KÖTÜ SENARYODA 30C ARTIŞ VAR '

Türkiye'nin senaryosu nedir?

Bizim elimizde 4 tane senaryo var. Nasıl NASA'nın, Pentagon'un, Londra'nın, Paris'in ve çeşitli ülkelerin kendi milli senaryoları varsa Türkiye, dünyadaki bu gelişmeleri de simule ederek senaryolar üretiyor. En iyi senaryomuza göre Türkiye'nin 1960 - 2000 yılları arasında yaşamış olduğu değişikliklerle 2070 - 2100 arasındaki değişiklikler hemen hemen aynı olacak. Yani çok fazla bir şey değişmeyecek. En kötü senaryoda Türkiye'nin 2 ya da 3 derecelik bir sıcaklık artışı yaşayacağı ki bu çok kötü bir senaryodur. 2-3 derece ekilebilecek alanların daralması ya da tamamen ortadan kalkması demek. Yeraltı sularının bazı yerlerde tamamen bitmesi demek.

SANAYİDE VE TARIMDA YENİ DÖNEM

Bunun panzehiri nedir?

Bunun panzehiri, ormanlar ve su kaynaklarını korumaktır. 80 yıllık ölçümlere baktığımızda Türkiye'nin nereden nereye geldiğini görebiliyoruz. Türkiye her 6 yılda 1 hafif şiddete kuraklık, 18 yılda 1 orta ve ortanın üstünde kuraklık yaşıyor. Tarımda, sanayide ve evlerde kullandığmız sularda mutlaka yeni modeller geliştirmemiz lazım. Mesela sanayi daha az su kullanacak. Proses sularının sanayide iyi arıtılıp tekrar tekrar kullanılmasını istiyoruz. Belediyelerin atık suları arıtmasını ve tarımda kullanmasını istiyoruz. Salma sulama yerine damlama sulama yapılmalı. DSİ suların yüzde 7'sini kapalı geçirirken şimdi bu oranı yüzde 50'ye çıkardı. Yeraltı suları hızla tüketiliyor. Yüzbinlerce kaçak kuyu var Türkiye'de. Bu kuyuların kapatılması için genelge gönderdik.

SERA GAZI SALINIMI 270 MİLYON TONA ÇIKTI

Daha somut olarak neler yapıyorsunuz bu konu ile ilişkili?

Biz bu işlere bugün başlamadık. 2004 yılında Ankara'da İklim Konferansı düzenledik. Buna yerli yabancı birçok bilim adamı katıldı. Ne zaman yaptık bunu 2004'te. Türkiye 2004 yılı içinde iklim değişikliği konferansına üye olmuş. O zaman hiç gündemde değildi. Biz birinci ulusal raporu hazırladık. İklim Değişikliği Koordinasyonu Kurulu var Türkiye'de. Biz bu kurulun başkanıyız. 100'den fazla bilim adamı, üniversiteler ve sivil toplum örgütleri var. Bunların tamamının katıldığı ve hazırlamış olduğu raporu BM İklim Değişikliği Sekreteri'ne gönderdik.

YÜZDE 25'İ TUTULUYOR

Türkiye Kyoto'ya imza atmadan da göndermiş olduğu raporda bir noktada kendisinin fotoğrafını bütün dünyaya ilan ediyor. Diyor ki biz 1990 senesinde 190 milyon ton emisyon yapıyorduk bu 270 milyon tona çıktı. Bunun yüzde 25'ini ormanlık alanlar ve tarımsal alanlarla tutuyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious