"Kürt sorunu bir Türk sorunudur"

  • Giriş : 16.01.2008 / 17:21:00

DTP'nin TBMM Grup Başkanı Ahmet Türk, ''Kürt sorununun bir Türk sorunu olduğunu ve hükümetin Kürt halkını kucaklayarak sorunu çözebileceğini'' söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Alman Sol Partinin davetlisi olarak Almanya'nın başkenti Berlin'e gelen Türk ve DTP Milletvekili Sebahat Tuncel, bugün Federal Meclisteki (Bundestag) Sol Parti grup toplantı salonunda bir basın toplantısı düzenledi.

Konuşmasının başında yurt dışında ilk kez bir basın toplantısı düzenlediğini söyleyen Türk, Türkiye'de herkesi derinden üzen sancılı bir dönem yaşadıklarını belirterek, ''Kürt sorununun bir Türk sorunu olduğuna ve iç dinamizmle çözülebileceğine inanıyoruz'' dedi.

Türk, ''inkar politikalarının sorunun çözümünü engellediğini ve Türk hükümetinin, Kürt kökenli insanları kucaklayarak ve yeni projeler geliştirerek, sorunun çözümünü sağlayabileceğini'' kaydetti.

Türk, sorunların şiddet ve silahlarla çözülemeyeceğini, dünyadaki krizlere bakıldığında, sorunların çözümüne sadece barışçı çabaların katkı sağladığının görüldüğünü söyledi.

''Kürt halkı için kendi kültürünü ve kimliğini güvence altına alacak bir ortam yaratıldığı'' takdirde sorunun çözüleceğini savunan Türk, ''Biz Türkiye'nin yıkılmasını istemiyoruz. Birlikte kabul görerek yaşamak istiyoruz'' şeklinde konuştu.

Türk hükümetinin kendilerine ''projelerinizi getirin, görüşelim'' dediğini, ancak taleplerle geldikleri zaman da ''biz pazarlık yapmayız'' şeklinde konuştuğunu savunan Türk, ''Halkı kucaklamak, reel bir politika izlemek pazarlık mıdır?'' diye konuştu.

Kürtlerin silaha tapan bir halk gibi gösterilmeye çalışıldığını, bunun doğru olmadığının, önlerine somut projeler getirildiği takdirde daha iyi görüleceğini belirten Türk, ''Operasyonlar halklar arasında kin ve nefretin yayılmasına neden oluyor, bu nedenle karşıyız'' dedi.

Arşivlere bakıldığında Türkiye'de 29 Kürt isyanı olduğunun görüldüğüne işaret eden Türk, ''Demek ki, ortada bir sorun var. Reel bir politikayla halkların kucaklaşmasını sağlayacak bir mantığı topluma oturtamazsak gelecekte yeni bir isyanın olmayacağını nereden bilebiliriz'' şeklinde konuştu.

En büyük tehdidin terör örgütü PKK değil, Güney Doğu Anadolu'da yaşanan gelişmeler olduğunu da iddia eden Türk, PKK'yı neden bir terör örgütü olarak görmedikleri şeklindeki bir soruya karşılık da, bunun için Türk siyasi tarihinin iyi bilinmesi gerektiğini, Türkiye'de uzun yıllar var olan merkeziyetçi bir yönetimden sonra demokrasiye geçilmesine rağmen Kürt kökenli insanların bu sürece dahil edilmediklerini, bu nedenle yasa dışı örgütlerin oluştuğunu ve bunların toplum içinde de önemli bir yer aldığını söyledi.

Terör örgütü PKK'yı kınamalarının hem Türklere, hem de Kürt kökenli insanlara olumlu bir sinyal olup olmayacağı şeklindeki bir soruya karşılık da Türk, ''Kürtlere gerekli şeyler yapılsın, o zaman biz PKK'nın karşısında da kalkan gibi dururuz. Ancak bize dayatılmak istenen sorunun çözümü değil. Böyle bir niyet yok karşımızda'' şeklinde konuştu.

Demokratik ve barışçı bir politika izlediklerini, ancak halklarının da bazı talepleri olduğunu ifade eden Türk, ''Biz halkımızın taleplerine göre siyaset yapıyoruz. Kınayarak, halkımızın isteklerine karşı çıkarak politika yapamayız'' dedi.

Türkiye'deki ekonomik gelişmelerin gelecek yıllarda sorunun çözümüne katkı sağlayıp sağlamayacağı şeklindeki bir soru üzerine de Türk, Türkiye'de gerçek olmayan bir büyüme olduğunu ve ''Kürt bölgelerinde'' yatırım yapılmadığını belirterek, ''gelişme iddialarının yalan olduğunu, Türk hükümetinin politikasının da, yoksulların durumunun düzeltilmesine değil, bu insanların siyasi açıdan kazanılmasına yönelik olduğunu'' savundu.

Türk, Türkiye'deki asgari ücretin, diğer bir Avrupa ülkesinde uygulanması durumunda hükümetlerin ya görevden alınabileceklerini ya da hükümet üyeleri hakkında soruşturma başlatılabileceğini öne sürdü.

Mevcut Türk hükümetinin, diğer hükümetlere göre daha iyi olup olmadığı şeklindeki bir soru üzerine de Türk, CHP ve MHP gibi partilerin milliyetçi tutumlarından dolayı hükümetin de baskı altında kaldığını ve ''Kürt sorununun'' çözümüne katkı sağlayacak fazla bir imkanının bulunmadığını savundu.

Tuncel de, ''sınır ötesi operasyonların, DTP başkanının tutuklanmasının, partinin yasaklanma davasının ve DTP milletvekillerine yönelik saldırıların, Kürt sorununun çözümünü daha da zorlaştırdığını'' söyledi.

Sorunun Türkiye sınırları içinde yaşanan bir sorun olduğunu ve yeni projelerle çözülebileceğini, ancak tüm açıklamalara rağmen Türk hükümetinden bu konuda kendilerine yönelik somut bir yaklaşım olmadığını savundu.

Tuncel, sorunun acilen çözüm bekleyen bir sorun olduğunu kaydederek, ''Türkler ve Kürtler, artık şiddet içinde yaşamak istemiyorlar'' dedi.

Alman Sol Parti adına görüş belirten Milletvekili Hüseyin Aydın da, sorunun çözümünün Türkiye'de olduğunu belirterek, ancak ''Kürt halkının'' kucaklanmasıyla ülkede refah ve ekonomik gelişmenin olabileceğini, Türkiye'nin de bölgesinde daha güçlü bir konumda olacağını kaydetti.

Türk hükümetine de, DTP milletvekillerini dışlamama ve kendilerini Kürt kökenli insanların sözcüsü olarak görmesi çağrısında bulunan Aydın, yıllardan bu yana çözülemeyen sorunların askeri operasyonlarla da çözülemeyeceğini, Sol Parti olarak DTP'nin bu görüşlerine destek vereceklerini, aksi görüşleri de eleştireceklerini sözlerine ekledi.

Türk, Tuncel ve Aydın, bu akşam da Sol Partinin ''Kürt sorunuyla'' ilgili olarak düzenleyeceği bir toplantıya katılacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious