'Kürt sorununa çözüm içeride'

  • Giriş : 14.01.2007 / 00:00:00

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, “Hükümet, ABD'nin ortaya koyduğu koordinatöre bel bağladı. Oysa ki çözüm içerdedir, bizdedir” dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çeşitli sivil toplum kuruluşları, yazarlar, hukukçular ve aydınların çağrısıyla İçkale Otel'de düzenlenen “Türkiye Barışını Arıyor” konferansının ikinci gününde, başkanlığını Yavuz Önen'in yaptığı “Barış Üzerine Siyasi Görüşler” konulu oturum yapıldı.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, oturumda yaptığı konuşmada,değişimi, demokrasiyi ve sosyal adaleti hedefleyen bir toplumda siyaset yapabilmenin yolunun çatışmasız bir ortam yaratmaktan geçtiğini söyledi. “Kürt sorunun çözümsüz kaldığını ve devletin bu konuda sahip olduğu siyasal kültürün şiddet dışında bir unsur barındırmadığını” iddia eden Türk, hükümetin kürt sorunu konusunda değişimci bir fikir yapısına sahip olduğunu, uzlaşmadan yana açık bir niyet ortaya koymadığını ileri sürdü.

Türk, “Hükümet, ABD'nin ortaya koyduğu koordinatöre bel bağladı. Oysa ki çözüm içerdedir, bizdedir. Halkın vicdanını temsil edenler gerçek koordinatörlerdir” diye konuştu. “Ülke insanlarının yıllardır sadakat eden ve ihanet eden olarak ayrılmaya çalışıldığını” öne süren Türk, bunun toplumsal barışın önünde önemli bir engel olduğunu ifade etti.

Türk, DTP'nin milliyetçi değil, Türkiye'nin demokrasisine katkı vermeye çalışan bir parti olduğunu savundu.
Gazeteci-Yazar Altan Öymen de Türkiye'de barışın silahla değil, diyalogla aranmasının zamanının geldiğini vurguladı. DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın ”ovada siyaset” çağrısını hatırlatan Öymen, bunun önündeki en önemli engelin yüzde 10 seçim barajı olduğunu kaydetti. Yalnızca Türkiye içinde değil, komşu ülkelerde de yaşanan sorunların da birbirini dinleme yöntemiyle ortadan kaldırılabileceğini belirten Öymen, “Dışarda da diyalog içerde de diyalog, aksi halde sağırların birbirlerine bakması gibi karşılıklı birbirimizi seyretmekten öteye gidemeyiz” dedi.

“HERKESE FIRSAT TANINMALI”

ÖDP Genel Başkanı Hayri Kozanoğlu da şiddetin hiçbir sorunun çözümü olamayacağına, kişilerin empati yaparak birbirlerinin acılarını paylaşmaları gerektiğini kaydetti. Kozanoğlu, “Dağdaki dahil Türkiye'nin vatandaşı olan herkese ekonomik ve sosyal hayata katılma fırsatı tanınmalıdır” dedi.

Eski Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Celal Doğan da Türkiye'nin bir çok ekonomik ve sosyal sorun içinde olduğunu belirterek, bu konumda barışı aramak değil, yeniden inşa etmesi gerektiğini ifade etti. Türk ve Kürt halkının tüm kışkırtmalara rağmen birbirlerine düşman olmadıklarını belirten Doğan, bunun büyük bir servet olduğunu söyledi.
SHP MYK Üyesi Fehmi Işıklar da Türkiye'de farklı kesimlerin siyaset yapmasını değil, siyasetin dışında kalmasını hedef alan bir yapının hakim olduğunu iddia etti. “Terör örgütünün ilan ettiği ateşkesin takiye bile olsa, bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini” savunan Işıklar, sorunun çözümüne yönelik tüm olanakların kullanılmasını istedi.
EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel de “Kürtler'in varlığını kabul etmek ve eşit haklara kavuşmalarını sağlamak gerektiğini” ifade etti.

“OVADA SİYASET ÇAĞRISI YENİ SÖYLEM DEĞİL”

Eski milletvekili Ertuğrul Günay da Türkiye'nin bir çok ekonomik ve sosyal sorunun çözemediğini belirtti. Sorunların çözümsüz kalmasının temelinde siyasetin bu sorunlara çözüm aramak yerine yüzeysel konularla ilgilenmesinin yattığını belirten Güney, silah ve çatışmanın asla sonuç getirmeyeceğini vurguladı.
Türkiye siyasetinde solun artık sağa benzer bir görüntü çizdiğini ileri süren Günay, “Halkın önünde değil, devletin arkasında saklanan bir anlayış sol olamaz” diye konuştu.

SDP Genel Başkanı Yardımcısı Veysi Sarısözen de toplumsal barış için “Kürt sorunun çözümlenmesi gerektiğini” kaydetti. Sarısözen, Kürtler'den kendi kimliklerini terk etmelerinin istendiğini, bunun haksız bir yaklaşım olduğunu öne sürdü.

DYP Diyarbakır İl Başkanı Galip Ensarioğlu ise mevcut iktidarın günü kurtarma anlayışı içinde olduğunu ve sorunlara yönelik çözüm önerileri üretemediğini ileri sürdü. Çözümün yalnızca sol düşünceden ve bu düşünceye mensup siyasi partilerden geleceğine inanmanın da yanlış olduğunu belirten Ensarioğlu, Ağar'ın “ovada siyaset” çağrısının yeni bir söylem değil, Demokrat Parti'den bugüne gelen bir kültürün ürünü olduğunu ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious