'Kurtlar Vadisi filmi Irak'ı anlatıyor!'

  • Giriş : 20.02.2006 / 00:00:00

Sinamaseverler onu Cennetin Krallığı filmindeki Selahaddin Eyyubi rolüyle tanıdı. Kurtlar Vadisi - Irak'taki Kadiri şeyhi rolüyle de Türk izleyicisinin dikkatini çekti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


S: Kurtlar Vadisi - Irak filmindeki rolünüzden bahseder misiniz?

C: Filmde bir direniş liderini canlandırıyorum. Bu lider, pek ön planda olmayan manevî bir lider. Patlamalara, intihar saldırılarına, insan kaçırmaya, gelişigüzel katliamlar yapmaya karşı olan bir direniş lideri. Bazı dış medya organlarının direniş olarak göstermeye çalıştığı eylemlere karşı olan bir direniş lideri. Canlandırdığı Kadirî şeyhi, işgalciler karşısında Iraklıların inançlarına, dillerine, mezheplerine vs. göre ayırımlıkların doğması neticesinde Iraklılar için edişe duyan, bundan dolayı evini tüm Iraklılara açıp Irak'a ve Iraklılara faydalı olan bir şahsiyet olarak karşımıza çıkıyor. Şeyh, Iraklılara ilk olarak sabretmelerini ve bağımsızlığı iç dünyalarında bulmalarını öğütlüyor. O, Iraklıların mezhebi, inancı vs. ne olursa olsun tek çatı altında kalmaları için çalışan biri.


S: Filmin ABD'ye duyulan nefreti arttırdığı yönündeki yorumlara katılıyor musunuz?

C: Keşke, keşke bu nefret tam olarak tercüme edilse. Amerikan kuvvetlerinin Guantanamo'da, Irak'ta, Ebu Gureyb'de yaptığı onca rezaleti görmemize rağmen, maalesef ne İslam aleminden, çerçeveyi daha da daraltacak olursak, ne de Arap kamuoyu veya yönetimlerinden beklenen net tavrın ortaya konduğunu düşünmüyorum.

ABD, halklarımızın iç işlerine arsız bir şekilde karışıyor. İç işlerimiz derken sadece Irak'ı, Lübnan'ı, Suriye'yi vs. değil tüm dünya halklarını kastediyorum.

ABD dünyanın bir ucundan kalkıp bir yere gidiyor ve oradaki insanlara hayatlarını zehir ediyor.

George Bush, 11 Eylül saldırılarından sonra yaptığı ilk açıklamada, 'Hayat tarzımıza tecavüz ediyorlar, dünyanın neresinde olursa olsun onların peşinde olacağız' demişti. Peki sen ne yapıyorsun ey George Bush! Kendisi uçakla, füzeyle, tankla dünyanın üzerindeki hayat tarzlarını değiştiriyor, yerine Amerikan hayat tarzı öneriyor.


S: Filmin siyasi yönünün ön plana çıkartılması sanatsal yönünü gölgeliyor mu?

C: Hayır, kesinlikle. Bence film teknik olarak da sanatsal yönden de izleyiciyi harika bir şekilde cezbeden bir sinema filmi.

Filmin siyasi yönü, sanatsal yönünü gölgelemiyor. Aksine; savaş sahnelerinden, oyuncuların performansına kadar tüm bileşenler, filmin seyirciye ulaştırmaya çalıştığı mesajı iletmesinde önemli rol oynuyor.


S: Kurtlar Vadisi - Irak'ta yaşanan gerçekleri ne derece anlatıyor?

C: Bence film gerçekleri medyadan daha iyi anlatıyor. Çünkü günümüz medyasının devleri diye sınıflandırdığımız gruplar ABD'nin ve Avrupa'nın elinde. Dolayısıyla bu ülkeler, medyayı çıkarları doğrultusunda yönlendirmekte.

Fakat film çarpıtılmış veya üstü kapalı sayabileceğimiz gerçekleri tüm çıplaklığıyla seyirciye sunuyor.


S: Filmi, 10 günde 3 milyon seyircinin izlemesini bekliyor muydunuz?

C: Evet, evet bekliyordum. Çünkü Irak şu anda bütün dünyanın kamuoyunu meşgul ediyor ve sürekli sıcak gelişmeler var.

Bence, böylesine sıcak, bütün dünyanın gözü üstünde olan bir konu ve aynı zaman da devam etmekte olan bir konuyu senaryolaştırıp sinemaya aktarmak çok zekice bir hareket çünkü herkesin ilgisini çeken bir konu, bundan dolayı filme ilgi duyulması ve izlenmek istenmesi gayet tabii.


S: Filmin Suriye ve Arap aleminde nasıl karşılanmasını bekliyorsunuz?

C: Ben öncelikle , filmin Suriye'de ve diğer Arap ülkelerinde yayınlanmasında geç kaldıklarını Türkiye'deki yapımcı kardeşlerime bildirmek istiyorum.

Bir örnek vermek istiyorum. New York'ta Cennetin Krallığı'nın galasının yapıldığı gece burada Şam'da filmin açılışını yaptık. Bu da film için çok büyük bir reklam oldu. Dolayısıyla seyirciyi de etkilemiş olduk, çünkü seyirciye anında taze bir şekilde filmi ulaştırmamız onları daha fazla etkiledi, cezbetti ve inanılmaz bir etkileşim oldu. Seyirci sayısı tahmin edilenden kat kat fazla oldu.

Kanaatimce Türkiye'deki yapımcı kardeşlerim Kurtlar Vadisi Irak filmini Suriye ve diğer Arap ülkelerine ulaştırmakta geç kaldılar.


S: Türklerle tekrar ortak çalışmalar yapmak ister misiniz?

C: Keşke öyle bir imkan olsa. Benim hazır sayılabilecek bir çalışmam veya projem yok fakat temennim ortak sayılabilecek kültüre sahip Türkiye-Suriye arasında sinema, tiyatro vs. gibi kültürel etkinlikleri çoğaltmak ve geliştirmek. Ben bunun için hazırım. Türkiye'den bazı yönetmenler de "Bizimle çalışır mısınız?" diye sordular ben de "keşke" dedim.

ABD'de Hollywood var. Neden Türkiye, Asya'nın Hollyood'u olmasın ki!


S: Türkiye'yi nasıl buldunuz?

C: Harika, müthiş. Öncelikle İstanbul'u ve Türkiye'yi çok sevdiğimi belirtmek istiyorum.Türkiye'de iken hiç yabancılık çekmedim, Şam'dan çok farklı bir yerde hissetmedim kendimi. Bunun en büyük nedeni, aramızda kültürel bakımdan ve her yönden birçok ortak noktanın olması. Bunların başında da din geliyor. Kültürlerimiz arasındaki benzerlik sayılmayacak kadar çok.

Bunun haricinde Türkiye, gelen misafire kendisini sevmesi için yardım ediyor, ben Türkiye'yi ve özellikle İstanbul'u çok sevdim ve oradan çok güzel anılarla ayrıldım.


S: Necati Şaşmaz'ı nasıl buldunuz ?

C: Necati Şaşmaz çok iyi, yetenekli, mütevazı, terbiyeli, başarılı tek kelimeyle mükemmel bir insan aynı zaman da mükemmel bir sanatçı ve ileride daha da başarılı olacağına inanıyorum. Ben Necati'yi çok sevdim.


GASSAN MESUD KİMDİR?


Suriye'nin Tartus iline bağlı Dreykiş ilçesinde 1958 doğan Gassan Mesud, evli ve iki çocuk babası. Yönetmen, tiyatrocu ve oyuncu kimliği ön plana çıkan Mesud, Ridley Scott'un yönettiği Cennetin Krallığı filmi ile tanındı. Suriye yapımı bir çok filmde rol alan Mesud, Şam Yüksek Tiyatro Enstitüsü ve Şam Müzik ve Drama Okulu'nda dersler veriyor. Mesud, yakında büyük ihtimalle Suriye - Mısır ortak yapımı bir filmle sinemaseverlerin karşısına çıkmak için hazırlıklara başlayacağını ifade ediyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious